Sebze Zararlıları
SEBZE ZARARLILARI
1) Beyaz Sinek (Trialeurodes vaporariorum Westw.)
Tanımı ve Yaşayışı
Ergin böceklerin vücudu sarı renklidir. Fakat kanatlarının üzerinde beyaz renkli bir mum tabakası bulunduğundan beyaz renkte görünürler. Gözleri kırmızı renklidir ve erginlerin vücut uzunluğu 1 mm kadardır.
Beyazsinek yumurtaları ilk bırakıldığında beyaz renkli, oval şekilli ve 0,25 mm’dir. Yumurtalar zamanla sarımtırak renge, açılacağı döneme yakın zamanda ise kahverengiye dönüşür. Yumurtalar küçük bir sap ile yaprağın alt kısmına tutturulur.
Yumurtadan çıkan larvalar başlangıçta altı bacaklı olup, çok hareketlidir. Kısa bir süre sonra bacak ve antenleri kaybolarak hareketsiz döneme girer. Beyazsinekler genellikle üç larva dönemi geçirir.
Beyazsineklerde pupa devresi görülmez. Fakat üç larva döneminden sonra görülen dördüncü bir sakin dönem pupa dönemi olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde böceğin görünüşü daha kabarıktır. Pupa devresinin sonuna doğru kabuk altından ergine ait organlar fark edilebilir. Erginin kırmızı renkli gözleri bu devrede belirgin olarak görülebilir. Larvanın pupa dönemine girdiği sırtın hafifçe yükselmesi ve vücut renginin koyulaşmasından anlaşılır.
Beyazsinek kışı larva, yumurta veya pupa halinde genellikle yabancı otlar üzerinde geçirir. Sütleğen ve fesleğen bitkileri en önemli kış konukçularıdır. Fakat seralarda bulunan beyazsinekler yıl boyunca faaliyetlerine devam eder. Mayıs ve haziran aylarında erginler sebzelere geçer ve yaprakların alt yüzünde beslenir. Erginler pupadan çıktıktan 1 -8 saat sonra çiftleşir ve çiftleşmeden 2-4 gün sonra yumurtalarını tek tek veya gruplar halinde yaprağın alt yüzeyine koyar. Bir dişi birey ortalama 200-300 yumurta koyar. Yumurtanın açılma süresi yaklaşık 4-6 gündür. Yumurtadan yeni çıkan 1. dönem larva çok hareketlidir.
Bu larva 8 saat kadar süren hareketlilikten sonra beslenmeye başlar. Larva sabitleştikten bir süre sonra gömlek değiştirerek 2. döneme girer. Bu devrede bacak ve antenleri kaybolur. Üzeri şeffaf bir mum tabakası ile kaplanır. Larva ve pupa dönemleri tamamladıktan sonra, pupanın üzeri T biçiminde yarılarak ergin çıkar. Beyazsinek yılda ortalama 9-10 döl verir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Beyazsinek ülkemizde Akdeniz Bölge’sinde sebze ve pamuklarda, Ege Bölgesi’nde ise sebzelerde önemli derecede zarara yol açmaktadır. Beyazsinek bitkide doğrudan ve dolaylı olarak iki şekilde zarara yol açar:
Beyazsineğin larva ve erginlerinin bitki özsuyunu emerek bitkiyi zayıflatması ve kurutması, meyve veriminin azalması, bu emilme sonucu yaprakta sararma meydana gelmesi doğrudan meydana getirdiği zararlardır. Ayrıca larva ve erginler beslenme sırasında bitkilerdeki azotun yaklaşık %30 oranında azalmasına neden olur. Bu azalmadan dolayı karbonhidrat ve yağ oranında artışlar olmaktadır. Bunun sonucu olarak bitki büyümesinde olumsuzluklar görülmektedir. Beyazsineğin doğrudan meydana getirdiği zararlardan biri de beslenme sırasında salgıladığı tatlı ve yapışkan maddelerdir. Bu madde bitki üzerinde fumajine neden olur. Sonuçta olarak bitki özümleme yapamaz, verim ve sebzenin pazar değeri düşer. Beyazsinek erginlerinin taşıdıkları virüs hastalıkları bitkilerde meydana getirdiği dolaylı diğer bir zarardır.
Mücadelesi
Beyazsinek mücadelesinde kültürel önlemler, biyolojik mücadele ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler:
Kültürel Önlemler: Beyazsineklerle kültürel mücadelede hasat sonrası tarla ve çevresindeki yabancı otlarla mücadele edilmeli, aşırı sulama sonucu oluşan nem artışından dolayı beyazsinek popülasyonu da artacağından fazla sulama yapılmamalı ve gereğinden fazla azotlu gübre verilmemelidir. Seralarda, havalandırma delikleri tel kafeslerle kaplanmalı, sera içinde nem ve sıcaklık artışını önlemek için yeterli düzeyde havalandırma yapılmalıdır. Seralara fide dikimi ile beraber dekara 1 tane olacak şekilde san yapışkan tuzaklar bitkinin 10-15 cm üzerinden aşılmalıdır, ilk ergin uçuşu görüldüğünde 10 mz’ye 1 tane tuzak gelecek şekilde 3 metre aralıklarla tuzaklar yerleştirilmeli ve kirlendikçe yenisi ile değiştirilmelidir.
Biyolojik Mücadele: Biyolojik mücadelede serada ergin uçuşları tespit edildikten sonra, serayı temsil edecek şekilde belirlenen yaklaşık 20 bitkinin üst, orta ve alt yapraklarından birer adet koparılarak beyazsinek larvası sayılır. Yaprak başına 5 adet larva görülürse, 5 beyazsinek larvasına I adet Encarsia formosa pupası olacak şekilde dağılım yapılmalıdır. Artıca beyazsinekle mücadelede kullanılan bazı predatör böcekler bulunmaktadır.
Kimyasal Mücadele: Kimyasal mücadelede beyazsinek zararı görülen alanlarda tarlaya köşelerden girilir. Genel olarak5 dekarlık alan birim alan kabul edilir. Patlıcan ve kabak gibi büyük yapraklı bitkilerde her 5 adımda bir alt, orta ve üst yaprak olmak üzere 50 yaprak toplanır. Küçük yapraklı bitkilerden ise 80 yaprak toplanır. Yaprak başına mayıs- haziran aylarında 0,5-2 larva, temmuz-ağustos aylarında 2-3 larva, eylül ayında 3 larva görüldüğünde kimyasal mücadeleye başlanır. İlaçlama bitkinin Özellikle yapraklarının ait yüzleri iyice ıslanacak şekilde ilaçlama yapılmalıdır.
2) Yeşil Kurtlar (Helicoverpa armigera)
Tanımı ve Yaşayışı
Yeşil kurt erginleri yaklaşık 35-40 mm kanat açıklığına sahip kelebeklerdir. Renkleri bejimsi-kahverengidir.
Zararlının ön kanatları erkeklerde grimsi yeşil veya zeytin yeşili, dişilerde ise kızılımsı kahverengidir. Belirleyici bir özellik olarak ön kanatlar üzerinde biri böbrek diğeri daire şeklinde iki leke vardır. Arka kanatlar bej veya sarımsı renkli olup kanat uçlarına doğru geniş ve siyah renkli birer bant bulunur. Baş ve üst kısmı ön kanatların renginde tüylerle kaplıdır.
Yeşil kurtların diğer bir türü olan nohut yeşil kurdunun erginleri, ön ve arka kanatları üzerinde bulunan şekillerden dolayı diğerinden ayırt edilir. Ön kanatlar açık kahverengidir ve üzerinde önden arkaya doğru uzanan kavisli iki koyu bant vardır. Arka kanadın dış kısmında koyu bir bant ve bandın ortasında açık renkli bir leke bulunur.
Her iki türünde yumurtaları 0,4-0,7 mm çapında, krem renginde ve üstten basık küre şeklindedir.
Yumurtadan yeni çıkan larvalar 1,5-2 mm uzunluğunda, kirli beyaz renkli ve üzeri kıllarla kaplıdır. Olgun larvanın boyu 40-45 mimdir. Olgun larvanın sırt kısmında yeşil, kahverengi ve sarı renkte bantlar, yanlarda da sarı birer bant bulunur. Yeşil kurt pupaları 20- 25 mm boyunda, Önce yeşil renkte, daha sonra kızıl kahverengidir.
Yeşil kurt kışı toprakta 3-8 cm derinlikte ve pupa döneminde geçirir, ilkbaharda nisan sonu, mayıs başından itibaren ilk kelebek uçuşları başlar. Kelebekler genellikle akşamüzeri uçar. Dişiler yumurtalarını konukçu bitkilerin yaprak, meyve ve taze sürgünleri üzerine tek tek bırakır. Bir dişi yaklaşık olarak 700-1500 kadar yumurta bırakabilir. Yumurtalar 2-10 günde açılır. Larvalar gelişimlerini sıcaklığa bağlı olarak 10-30 günde tamamlar ve toprakta pupa olur. Sebzelerde zararlı yeşil kurdun pupa süresi 20 gündür ve yılda 3- 5 döl verir. Nohutta zararlı tür ise mayıs sonu, haziran başında pupa olur ve yılda 1 döl verir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Yeşil kurt polifag bir zararlıdır. Ülkemizde bulunan iki türden birincisi domates, biber, patlıcan, bamya başta olmak üzere, baklagiller, süs bitkileri, pamuk, mısır ve tütünde zararlıdır. Diğer tür ise nohut ve mercimek başta olmak üzere olmak üzere, yonca, keten gibi birçok bitkide zararlıdır.
Yeşil kurtlarda asıl zararı larvalar yapar. Birinci ve ikinci dönemde yapraklarla beslenen larvalar daha sonra domates, biber, patlıcan bamya, nohut ve mercimek gibi bitkilerin meyvelerini delerek içine girer ve beslenmelerine devam eder. Bir meyveden diğer meyveye geçmek suretiyle pek çok meyvenin zarar görüp çürümesine neden olur. Nohut yeşil kurdu nohut ve mercimeğin yaprakçı k, çiçek, filiz, kapsül ve tohumlarına zarar verir.
Mücadelesi
Yeşil kurtlarla mücadelede kültürel önlemler, biyolojik mücadele ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler;
Kültürel Önlemler: Kültürel önlem olarak tarla ve etrafındaki yabancı otlar temizlenmeli, tarladaki çürümüş sebzeler toplanıp imha edilmelidir. Ayrıca bir önceki sene mercimek ekilen tarlalarda yazın derin sürüm yapılarak topraktaki pupalar öldürülmelidir.
Biyolojik Mücadele: Yeşil kurtla biyolojik mücadelede, larva parazitoiti erinden olan Bacillus thuringiensis isimli bakteri ile hazırlanmış preparatlarla mücadele yöntemi kullanılmaktadır. Fakat bu preparatlar yalnız başına yeterli olmadığından, Carbaryl maddesi içeren ilaçlarla birlikte kullanılmaktadır.
Kimyasal Mücadele: Kimyasal mücadelede asıl amaç koruyucu mücadeledir. İlaçlamaya larvalar meyveye giriş yapmadan önce başlanmalıdır. Bunun için domates, biber, bamya ve nohut gibi bitkilerde Ege Bölgesi’nde 15 Mayıs’tan itibaren tarlaya köşelerden girilerek tarlanın büyüklüğüne göre 50-100 adet bitkinin çiçek, yaprak, sap, meyve ve sürgünlerinde yumurta ve larva aranır.
Kontrol sonucu %5 bulaşma varsa hemen ilaçlamaya başlanır, Nohut ve mercimekte ilaçlama zamanını belirlemek için bölgelerin iklim Özellikleri dikkate alınarak nisan ayı ortalarından itibaren kontroller yapılmalıdır. Kontrollerde 50 x 50 cm’lik çemberler kullanılır. Larva döneminde yoğunluk tespiti için çember kullanılır. Atılan çember içindeki bitkiler silkelenerek yere düşen larvalar sayılır. Sayım sonucu m2de ortalama 5 larva görülürse ilaçlamaya başlanır, ilaçlamadan 10 gün sonra tekrar kontrol yapılır. İlaçlamayı gerektirecek yoğunluk varsa ilaçlama tekrarlanır.
3) Kavun Sineği (Myiopardalis pardalina)
Tanımı ve Yaşayışı
Kavun sineği erginleri 7-8 mm uzunluğundadır. Kanatları saydamdır ve kanatlar üzerinde kenarları kahverengi olan sarı renkli üç adet bant bulunur. Larvalar şeffaf beyaz renkte olup kavunun içinde zor görülür. Üç larva dönemi geçirir ve larvalarda bacak bulunmaz. Gelişimini tamamlamış larva yaklaşık 10 mm boyundadır,
Pupa 5,5-6,5 mm boyunda ve 2 mm enindedir. Rengi açık ile koyu kahverengi arasında değişir. Pupaları fıçı şeklindedir. Pupanın ön kısmı dar ve yassı, arka kısmı biraz daha geniş ve yuvarlak şekildedir.
Kışı toprak içinde pupa halinde geçirir. Kavun ve karpuzlarda çiçek dökümünden sonra meyveler fındık iriliğini aldığı dönemde erginler çıkmaya başlar. Yılda 2-3 döl verir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Kavun sineği genellikle kabakgiller sınıfında zararlıdır. Kavun ve karpuzlarda Önemli derecede zarar oluşturur. Kavunlarda larvalar çekirdek evini delerek zarar meydana getirirler. Bu bölge larva pislikleri ile dolarak koyu kahverengi bir görünüm oluşur. Ortaya pis bir koku çıkar ve kavun içerisine yayılır. Kavunda tat ve aroma bozulur. Larvaların çıkmak için açtıkları delikler ile bozulma ve kokuşma hızla kavunun her tarafına yayılır. Kavun kabuğu üzerindeki larva çıkış deliklerinde çoğalan çürükçül (saprofit) mantarlar da kavunun çürümesine neden olur. Kavun sineğinin karpuzdaki zararı kavundan tamamen farklıdır. Yumurtadan çıkan larvaların beslenmesi sonucu buradaki dokular gelişemez. Karpuzun dış görünüşü şekilsiz bir hal alır. Etli kısımda zarar gören dokular düğüm halinde ve çok serttir.
Mücadelesi
Kavun sineği mücadelesinde kültürel önlemler ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanır. Bu yöntemler:
Kültürel Önlemler: Kültürel önlem olarak kurtlanmış meyveler toplanarak popülasyonun artmasını önlemek amacıyla derin çukurlara kurlara gömülmeli ve üzerlerine kireç atıldıktan sonra toprakla kapatılmalı, ergin sinekler günün sıcak saatlerinde gölge yerleri tercih ettiğinden sık dikimden kaçınmalı, yabancı otlarla mücadele yapılmalı çukur yerlerde kalan meyveler güneşe ve hava akımına maruz kalacak şekilde yerleştirilmeli ve gölge yapan fazla yapraklar koparılmalıdır.
Kimyasal Mücadele: Kimyasal mücadelede bir yıl önce kavun sineği zararı görülmüş alanlardaki kavunlar fındık büyüklüğünü aktıklarında birinci ilaçlama, bu ilaçlamadan 15 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır.
4) Lahana Kelebeği (Pieris brassicae)
Tanımı ve Yaşayışı
Lahana kelebeğinin kanat açıklığı yaklaşık 4—6 cm’dir. Kanatlının kremimsi beyaz renklidir. Kanadın üst kısmında yarım ay şeklimde siyah bir leke bulunur. Dişi bireylerde ön kanadın ortasına doğru iki yuvarlak siyah leke bulunur. Erkek bireylerde ise bu lekeler kanadın alt kısmında yer alır.
Lahana kelebeğinin yumurtaları başlangıçta açık saman sarısı renktedir, daha sonra limon sarısı rengini alır. Yumurtalar 1,5 mm boyunda ve 0,6 mm çapındadır. Yumurtaların üzerinde 12 sıra çizgi bulunur. Yumurtalar gruplar halinde bırakılır.
Yumurtadan çıkan larvalar sarımtırak renkli, esmer başlı ve yaklaşık 1 mm uzunluğundadır. Larvalar dört gömlek değiştirir. Gelişimini tamamlamış olgun larvalar yaklaşık 4-5 cm boyunda, yeşilimsi renkli ve baş kısmı siyahtır. Vücutlarında uzunlamasına üç adet 4r: bant bulunur.
Lahana kelebeğinin pupaları çok köşeli, yeşil renkli, üzeri siyahin lekelerle kaplı olup yaklaşık 3 cm boyundadır.
Lahana kelebeği kışı pupa halinde geçirir. Ülkemizde Ege Bölgesinde şubat ayının ikinci yarısından itibaren, diğer bölgelerde ise nisan ayından itibaren ergin çıkışları görülür. Ergin kelebekler çıkıştan 2-3 gün sonra çiftleşir ve çiftleşmeden 4-5 gün sonra, dişiler yumurtalarını yapraklarının alt yüzeyine gruplar halinde bırakır. Bir dişi 64-225 arasında yumurta bırakabilir. Yumurtalar 7-14 gün açılır ve çıkan larvalar toplu halde beslenmeye başlar.
Larvalar toplam dört dönem geçirir ve her dönem 9-17 gün arasında değişir. Üçüncü dönemden itibaren larvalar, bitkinin yapraklarına dağılarak beslenir. Gelişmesini tamamlayan larva, bitkiyi terk ederek duvar, çit, ağaç gövdesi veya çeşitli bitkisel artıklar üzerinde pupa olur. Lahana kelebeği yılda 2-6 arasında döl verir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Bitkilerde asıl zararı lahana kelebeği larvaları yapmaktadır. Larvalar ilk iki dönemde yaprak kenarlarında toplu halde bulunur ve damar aralarını yer.
Daha sonra bitkinin her tarafına dağılarak beslenir ve bulundukları bitkinin yapraklarını tamamen yiyerek sadece kalın damarlarını bırakır. Ayrıca beslenmeleri sırasında çıkardıkları pislikler, yağmur ve çiğ damlacıkları ile bitkinin orta kısmında ürünün Pazar değerini yok eder. Yüksek yoğunluğa sahip lahana kelebeklerinin bulunduğu tarlalarda zarar %100 seviyesine çıkar. Bu zararlı ayrıca şalgam kırışıklık ve şalgam sarı mozaik virüslerinin taşıyıcısıdır.
Mücadelesi
Lahana kelebeği mücadelesinde kültürel önlemler ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler:
Kültürel Önlemler: Kültürel önlem olarak küçük alanlarda lahana kelebeğinin larvalarının toplanarak yok edilmesi ve bahçe çevresindeki duvar ve çitlerde bulunan pupaların da toplanarak yok edilmesi gerekir.
Kimyasal Mücadele: Kimyasal mücadeleye başlama zamanının tespitinde, ilk kelebek uçuşlarının görülmesinden sonra bitkiler kontrol edilir. Eğer %10 seviyesinde bulaşma varsa ilaçlamaya başlanır. Larvalar yaprakların alt yüzeyinde bulunduğundan, bu kısımların ilaçlanmasına dikkat etmek gerekir.
5) Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata)
Tanımı ve Yaşayışı
Patates böceği ergini 10-12 mm. boyunda, sarı-kırmızımsı renkli ve sırt kısmı bombelidir. Göğüs kısmında böbrek veya V şeklinde siyah büyük bir leke yer alır. Üst kanatları sertleşmiştir ve üzerinde on tane uzunlamasına siyah renkli bant vardır. Üst kanatların altında sadece uçarken görülebilen ince ve şeffaf damarlı bir çift pembe alt kanat bulunur.
Patates böceğinin yumurtası 1-2 mm boyunda, koyu sarı renkli ve oval şeklindedir. Yumurtalarını genellikle gruplar halinde bırakır. Bir grupta genellikle 2-57 adet yumurta bulunur. Yumurtadan ilk çıkan larvalar 4-5 mm boyundadır. Olgunlaşmasını tamamlayan larva 10-12 mm boyundadır. Olgun larva kambur duruşlu, koyu kahverengi başa sahip ve vücudu portakal sarısı rengindedir. Patates böceğinin pupası 10-12 mm uzunluğunda ve turuncu renklidir.
Patates böceği kışı toprağın 5-30 cm derinliğinde ergin halde geçirir. İlkbaharda toprağın 10 cm derinliğindeki sıcaklık ortalaması 10 °C’yi bulduğunda toprağı terk eder.
Topraktan çıkan erginler hemen beslenecek bitki arar. Bu dönemde patatesler yeni yeni sürmeye başlamıştır. Patates böceğinin esas bulaşması bu sırada olmaktadır. Dişilerin bir kısmı çiftleştikten sonra toprağa girer ve sonra topraktan çıkıp kısa bir süre beslendikten sonra yumurta bırakır. Diğer erginler ise çıkıştan 2-3 gün sonra çiftleşerek yumurta bırakır.
Ergin böcekler ortalama olarak dişiler 33, erkekler 22 gün yaşar. Patates böceği yumurtalarını genellikle gruplar halinde yaprakların alt yüzlerine bırakır. Bir dişi 500-3000 arasında değişen sayıda yumurta bırakır.
Yumurtadan çıkan larvalar önce toplu halde beslenir. Sonra bitkinin üzerine yayılarak oburca beslenir. Patates böceği larvası dört gömlek değiştirir ve sıcaklığa bağlı olarak 19-24 günde olgun hale gelir. Patates böceği Marmara Bölgesi’nde 3-4 döl, iç Anadolu Bölgesi’nde koşullarında 1-5 döl ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde 1- 2 döl vermektedir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Patates böceği, patateste önemli zararlara neden olmaktadır Bunun haricinde patlıcan, domates ve bazı yabancı otlarla da beslenmektedir.
Patates böceğinin hem ergini hem de larvası bitkinin yapraklarını dıştan içe doğru yemekte, bazen de yaprak yüzeyinde bir delik açarak bu deliği genişletmek suretiyle zarar vermektedir.
Patates böceğinin hem ergini hem de larvası bitkinin yapraklarını dıştan içe doğru yemekte, bazen de yaprak yüzeyinde bir delik açarak bu deliği genişletmek suretiyle zarar vermektedir.
Doğrudan zararının yanında patates X virüsü, patates iğ yumru virüsü ve patates halka çürüklüğü hastalığını meydana getiren etmenlerin de taşınmasına neden olmaktadır.
Mücadelesi
Patates böceğinin mücadelesinde kültürel önlemler ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler:
Kültürel Önlemler: Kültürel önlem olarak hasat edilen patateslerin tamamının topraktan sökülmesine, sonraki yıl zararlıya barınak olmaması amacıyla tarlada yumru bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca küçük bahçelerde larva ve erginleri toplayarak yok etmek ve yumurta gruplarını ezmek kültürel mücadelede etkili olmaktadır.
Kimyasal Mücadele: Patates böceği ile kimyasal mücadele eğer birinci döle karşı yapılacaksa bitkilerde ilk olgun larvalar görüldüğünde ilaçlanmalıdır. İkinci döle karşı ilaçlama yapılacaksa yumurtaların tamamının açılması beklenmelidir. Mücadelede kullanılacak ilaçlar zararlının larva ve ergin dönemlerinde etkili olmalıdır. İlaçlama yaparken tüm bitkilerin tamamen ilaçlanması gerekir.
6) Toprak Pireleri (Phyllotreta spp.)
Tanımı ve Yaşayışı
Ergin toprak pireleri türlere göre değişmekle beraber ortalama 1,5-3,5 mm. boyundadır. Renkleri parlak siyah veya metalik yeşildir. Toprak pirelerinin arka bacakları iyi geliştiği için pire gibi sıçrama özelliğine sahiptir. Toprak pireleri oval şekilli ve çok küçük yumurtalara sahiptir. Gelişimini tamamlamış olgun larva yaklaşık 4—5 mm boyunda, genellikle beyaz renkli, baş ve sırt kısmı ise kahverengidir. Toprak pirelerinin pupaları beyaz renklidir.
Toprak pireleri kışı ergin halde bitki artıkları arasında ve toprakta geçirir. İlkbaharda yabancı otlarla beslenen zararlı daha sonra kültür bitkilerine geçer. Dişiler yumurtalarını tek tek veya küçük gruplar halinde bitkilerin kök boğazı çevresindeki toprağa bırakır.
Yumurtadan çıkan larvalar, 15-20 gün kılcal köklerde beslenerek gelişmelerini tamamlar. Daha sonra toprakta altında açtıkları hücrelerde pupa dönemine girer ve kısa bir süre sonra erginler çıkar. Bu erginlerin çıktığı dönemde kışlayan erginler hala yaşamlarını sürdürür. Bu nedenle toprak pirelerinin popülasyonu en yüksek düzeydedir. Yeni bireyler sonbahara kadar beslenmeye devam eder. Soğukların başlamasıyla beraber kışlaklarına çekilir. Toprak pireleri genellikle 1 döl verir. Fakat uygun iklim koşullarına sahip bölgelerde 2 döl verebilir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Toprak pireleri polifag canlılardır. Şekerpancarı, keten, kenevir, lahana, karnabahar, turp, şalgam, havuç, ıspanak, marul, patlıcan, fasulye ve mercimek gibi bitkilerde zarar meydana getirir. Bu zararlı ülkemizin hemen her bölgesinde yaygın olarak bulunmaktadır.
Asıl zararı ergin böcekler yapar. Larvalar bitkinin kılca! köklerinde beslense de meydana getirdikleri zarar çok önemli değildir. Erginler yaprakların üst yüzeyini kemirerek 1-2 mm. çapında delikler açar. Bu deliklerin etrafındaki doku kurur ve beyaz bir renk alır.
Toprak pireleri bazen de sadece yaprağın üst dokusunu yiyerek şeffaf görünümlü lekeler oluşmasına neden olur. Bu zararlının beslenmesi sonucu yaprağın tüm yüzeyi delik veya lekelerle kaplanabilir. Toprak pireleri bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde daha önemli zararlara neden olur. Zarar gören bitkilerin gelişiminde durgunluk görülür. Daha ileri safhada ise kurumalar meydana gelir. Toprak pireleri günün sıcak saatlerinde daha zararlı olmaktadır. Sabah erken saatlerde ve akşamüzeri pek beslenmez.
Mücadelesi
Toprak pirelerinin mücadelesinde kültürel önlemler ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler:
Kültürel Önlemler: Bu zararlı ile mücadelede kültürel önlem olarak toprak, işleme ve yabancı ot temizliği başta gelen tedbirlerden sayılabilir. Ayrıca bitkinin kuvvetli olmasını sağlayacak gübreleme ve sulamaya da önem vermek gerekir.
Kimyasal Mücadele: Kimyasal mücadelede, üründe zarar meydana getirecek düzeyde bir yoğunluk görüldüğünde ilaçlamaya başlanmalıdır, ilaçlama rüzgârsız havalarda ve günün erken saatlerinde veya akşam saatlerinde yapılmalıdır, ilaçlama yapılırken bitkinin her tarafının ve toprak yüzeyinin ilaçlanması başarı şansını artırmaktadır. Genellikle tek ilaçlama yeterli olmaktadır.
7) Soğan Sineği
Tanımı ve Yaşayışı
Soğan sineğinin erginleri karasineklere benzer. Fakat daha küçüktür. Soğan sineği 6-7 mm boyunda ve gri renklidir. Sırt kısmında koyu renkli beş bant bulunur. Kanatlar sarımtırak, bacaklar ve antenler siyah renklidir. Soğan sineği yumurtaları 1,5 mm boyunda, mat beyaz renkli ve muz şeklindedir.
Soğan sineği larvaları beyaz renkli ve bacaksızdır. Vücudun baş tarafı dar ve sona doğru genişleyen bir havuç şeklindedir. Gelişimini tamamlamış olgun larva 6-7 mm uzunluğundadır. Soğan sineği pupaları kırmızımsı renkli ve 6 mm uzunluğundadır.
Ergin bireyler iklim koşullarına göre mart ortalarından sonra ve nisan ayı başlarında çıkar. Ergin çıkışı bir ay kadar devam eder. Dişiler çıkıştan 10-20 gün sonra yumurtalarını soğan ile sakın birleştiği yere, yaprak koltuklarına, bazen yapraklara, yumru kabuğuna ve topraktaki çatlaklara gruplar halinde veya tek tek bırakır. Yumurtalar 3-6 gün içinde açılır ve çıkan larvalar soğan ve sakın birleştiği yerden girerek soğana doğru ilerler. Soğan sineğinin larva süresi 15-20 gündür. Olgunlaşan larvalar soğan yakınındaki toprakta pupa olur. Zararlı Marmara Bölgesi’nde 3 döl vermektedir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Soğan sineği, soğan ve sarımsağın önemli zararlılarındandır. Zararı larvalar yapar. Larva bitki dokusunda beslenir ve çürümelere neden olur. Çürümeler sakın toprak altında kalan kısmı ve soğanda görülür.
Zarar oranı genç soğanlarda daha fazladır. Zarara uğramış bitkide gelişme durur, bitki sararır, sak ve soğanın birleştiği yerden tutunca kopar. Arpacık yetiştirmek amacı ile ekilen soğan tohumlarından çıkan arpacıklar sık olduğu için zarar daha fazla görülür. Arpacıkların tohumluk değeri kaybolur ve çürür. Ayrıca larva bitki dokusuna girerken beraberinde taşıdığı çeşitli bakteriler çürümelere neden olur.
Mücadelesi
Soğan sineği mücadelesinde kültürel önlemler ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler:
Kültürel Önlemler: Kültürel önlem olarak, zararı daha çok birinci döl yaptığından geç ekim yapmalı, sonbaharda derin sürüm yapılmalı ve yoğunluğun fazla olduğu yerlerde çiftlik gübresi yerine kimyasal gübreler kullanılmalıdır
Kimyasal Mücadele: Kimyasal mücadeleye başlamak için kontroller yapılmalıdır. Yapılan tarla kontrollerinde 100 bitkide 2-3 adet soğan sineği görüldüğünde yeşil aksam ilaçlaması yapılır, Ayrıca ekim öncesi tohum ve arpacık ilaçlaması yapılmalıdır. Yeşil aksam ilaçlaması yanında kullanılacak ilaçlar sulama suyuna karıştırılarakta verilebilir.







