Entegre Zararlı Yönetimi

Kültür bitkileri ve ürünlerinde zarar oluşturan etmenlerin popülasyon dinamikleri ve çevre ile ilişkilerini dikkate alarak uygun olan tüm mücadele yöntemlerini uyumlu bir şekilde kullanarak zararlı oöoülasyonlarını “Ekonomik Zarar Eşiği” altında tutmaya yarayan bir yönetim sistemidir.
Zararlı Nedir?
Böcek, Akar, Nematod, Kemirgen ve Kuşlar gibi zararlıları; Fungus, Bakteri ve Virüs gibi hastalık etmenleri ve yabancı otları içermektedir. Dolayısıyla bu etmenlerle savaş ayrı ayrı değil birbirini tamamlayacak biçimde olmalıdır.
Entegre Zararlı Yönetimi Bünyesinde Mücadele Yöntemleri:
- Kültürel Önlemler
- Fiziksel Mücadele
- Mekaniksel Savaş
- Düzenleyici Metotlar
- Kanunsal Mücadele
- Biyolojik Mücadele
- Biyoteknik Mücadele
- Kimyasal Mücadele

Entegre Zararlı Yönetiminde Kültürel Mücadele çok önemli olduğundan dolayı öncelikle bu konu ele alınmalıdır;
Zararlıların yaşamlarını zora sokan, çoğalmalarını azaltan veya engelleyen yetiştirme işlemlerinin uygulanması ile ürünlerin zararlılardan korumasına kültürel önemler denir.
Gerçekte iyi bir yetiştiricilik uygulaması olarak görülür, Kültürel Mücadele öncelikle uygulanmalıdır. Amaç zararlıları öldürmek olmayıp; Amaç bitki veya ürünü zararlılardan korumaktır. Kültürel mücadele bilinen en ucuz mücadele yöntemidir.
Kültürel önlemleri uygulayabilmek için zararlının, yaşam yerinin, yaşam çembrinin (biyolojisinin), yönelim, beslenme, barınma, çiftleşme ve kışlama gibi davranışlarının iyi bir şekilde bilinmesi gerekmektedir.
KÜLTÜREL ÖNLEMLER
- Kuvvetli ve Sağlam Bitkilerin Yetiştirilmesi,
- Dayanıklı Bitki, Tür ve Çeşitlerinin Yetiştirilmesi,
- Ekim ve Dikim Zamanının Ayarlanması,
- Hasat Zamanının Ayarlanması,
- Münavebe (Ekim nöbeti, bir tarlaya aynı ürünleri arka arkaya ekilmemesi, farklı bitkilerin bir düzen içinde birbirinin peşi sıra ekilmesini ifade eden tarım yöntemidir.
- Kuvvetli ve Sağlam Bitkilerin Yetiştirilmesi:
a) Uygun toprak ve yöney seçimi,
b) Toprak işleme,
c) Gübreleme,
d) Temiz üretim materyali kullanma,
e) Seyrek yetiştirme,
f) Sulama ve drenaj,
g) Gençleştirme ve Budama,
h) Yabancı otlarla mücadele,
a) Uygun Toprak ve Yöney Seçimi:
Bitkilerin sağlıklı bir şekilde yetiştirilebilmesinde ve kaliteli ürün vermesinde en önemli unsurlar; Toprak Yapısı, Tarımsal Alanın Yönü, Toprak pH sına Uygun Kültür Bitkisi Seçimi, İklim İsteği, Toprakta Yaşayan ve Bazı Dönemleri Toprakta Geçiren Zararlılar ile savaşta önemli bir yer alır.
Viterus vitifoli (Bağ filokserası);
%60’dan az kum ihtiva eden (bulunduran) topraklarda Bağ filokserası etkili olur, Kumsal ve Humuslu toptaklarda Bağ filokserasına dayanıklı, toprağın kireç oranına, bölgenin koşullarına uygun asma anacı kullanılmalıdır. Yani %60’dan fazla kum ihtiva eden topraklarda bağ kurulmalıdır.

Melolontha spp. (Mayıs böcekleri) ve Polyphylla spp. (Haziran böcekleri); Kumsal toprakları sevmektedir.
Meloidogyne spp. (Kök Ur Nematodları); Alüvyon toprakları sever.

Toptağın pH’sı; Satsuma mandarini pH’sı yüksek, kireçli topraklarda iyi gelişmez.
Bağlarda da toprağın yapısına göre anaçlar kullanılmalıdır.
b) Toprak İşleme:
- Bitkilerin gelişmelerini hızlandırmakta,
- Kök sisteminin iyi gelişmesini sağlamakta,
- Bitkilerin sağlıklı ve kuvvetli olmasını sağlamaktadır.
Toprak işleme, toprağın çeşitli yöntem, zaman ve derinlikte işlenmesi ve sürülmesi çok önemli bir kültürel önlemdir. Lepidoptera takımının, Noctuidae, Geometridae, Syphingidae familyalarindan bazı türler, Coleoptera ve Diptera takımlarının bazı türleri toprakta pupa olur ve larvalan toprakta yaşar.
Toprak işleme, toprakta bulunan zararlılar ile savaşta önemli bir önlemdir, Kökleri iyi gelişmiş sebzelerde Bozkurtlar (Agrotis spp.) ve Tel Kurtları (Agriotes spp.) gibi toprakaltı zararlılan fazla zarar meydana getiremez.

c) Gübreleme:
Bitkilerin ihtiyaç duyduğu, toprak tarafından karşılanamayan besin maddelerinin gübreleme ile verilmesi gerekir. Dengeli gübreleme sağlıklı, kuvvetli gelişim için gereklidir.
Sokucu emici ağız yapısına sahip olan; Yumuşak kabuklu bitler, Sert kabuklu bitler, Beyaz sinekler, Afitler, Thripsler ve Akarlar, Bu zararlılar sağlıklı ve kuvvetli gelişmiş bitkilere zarar veremezler ya da çok az zarar verirler.

Fazla Azotlu (N) Gübre, Yeşil aksamı aşırı geliştirir, bitki hücresinin su miktarı artar ve dolayısıyla sokucu emici ağız tipine sahip zararlı popülasyonu artar.
Potasyumlu (K) Gübre, Bitki hücre çeperini kalıniaştınr, sağlam bünyeli bitki gelişimi sağlar, dolayısıyla sokucu – emici ağız tipine sahip zararlının zararını azaltır, Ayrıca Potasyumlu gübre kullanımı Kanlı balsıra (Ceroplastes rusci)’nın üremesini önler.
Fosforlu (P) Gübre, Generatif gelişmeyi Sağlar, Fosfor ve Potasyum birlikte uygulandığında bitkide dayanıklılık artar. Fosfor azlığında Tel kurdu (Agriotes spp.) zararı artar.
Kireçli Gübre, Toprak asitliğini giderir, Asitli toprak seven Pancar sineği (Pegomya hyoscyarni) nin zararı böylece azaltılmış olur. Ayrıca topraktaki asitliğin azaltılması sağlam bitki gelişimi sağlar.

Hayvan Gübresi, Her yıl bilinçsizce toprağa hayvan gübresi verilmesi Dana burnu (Gryllotalpa gryllotalpa) ve Haziran böceği (Melolontha meloiontha) problemine neden olabilir. Bu sebeple hayvan gübresi münavebeli olarak kullanılmalıdır.
d) Temiz Üretim Materyali Kullanma:
Sağlıklı ve sağlam bitki, Çimlenme gücü yüksek kuvvetli bitki, Yabancı ot tohumlarının ayrılması, Tohum böceklerinden ani tohum olması ve Buğday nematodunun zaranndan kurtulmak demektir.
Tohum Böcekleri; Bruchus pisorum, Bruchus ervi, Bruchus lentis, Bruchus signaticornis, Acantthoscelides obtectus, Callosobruchus maculatus . Bunların zararından korunmak için; Temiz tohum kullanmalı, Tohum saklanan depoları temiz tutulmalı, Hasat erken yapılmalı, Geç ekim ve dikim yapılmalı, Tuzak bitkilerden yararlanılmalıdır.
e) Seyrek Yetiştirme:
Yetersiz sulamada, Bitki gelişemez, aşırı sulamada ise Vejetatif gelişme artar dolayısıyla bitki zararlılardan daha çok etkilenir.
Nemin yüksek olduğu alanlarda nemden hoşlanan Unlu bitler, Kabuklu bitler, Afitler ve Beyazsinek daha fazla zarara neden olurlar. Bu zararlılardan dolayı devamlı sorun yaşanan yerlerde seyrek dikim önerilir.
Bitkiler arasındaki mesafe; Bitkinin nispi gelişme oranını, zararlı popülasyonunu ve zararlı= bitkiyi arayıp bulma ve yumurta bırakma olasılığını belirler. Ağaçları çok sık olan bahçelerde; Afit, Kabuklu bit ve Koşnil zararı artar. Zayıf ve sık yetiştirilen yoncalarda Yonca hortumlu böceği (Hypera variabilis) larvaları daha hızlı gelişir. Sık ekilmiş Pamuk tarlalarında Çiçek thripsi (Franklinieila intonsa) zararı artar.
f) Sulama ve Drenaj:
Yetersiz sulamada, Bitki gelişemez, aşırı sulamada ise Vejetatif gelişme artar dolayısıyla bitki zararlılardan daha çok etkilenir.
Sulama zamanı Zararlı Biyolojisine göre ayarlanmalıdır; Böylece, Pamuk Yaprak kurdu (Spodoptera littoralis) ve Pamuk Yaprak Çizgili kurdu (Spodoptera exigua) zararı en aza indirilebilir. Yeterli ve zamanında sulama Patates güvesi (Pthhorimaea operculelia) zararını bir ölçüde önler. Yoncalığın ilk biçiminden yedi gün önce sulanıp, biçimden yedi veya on gün sonra tekrar su verilmesi Yonca hortumlu böceği larvalarını öldürür. Sarı Çay Akan (Polyphagotarsenomus lotus) zararını önlemek için akşam geç ve sabah erken saatlerde hava serin iken sulama yapılmalıdır.
Uygun sulamayla, toprak yüzeyindeki çatlaklar kapanır, tarla yüzeyi nemli kalır ve böylece zararlı erginlerinin ve larvalannin toprağa girmesi engellenir.
Aşırı sulama; Beyaz sinek ve Pamuk yaprak kurdu popülasyonunu artırdığı için kaçınılmalıdır.
Hatalı sulamayla ise, Toprak sıkışır ve çatlar, oluşan yarıklardan zararlılar girer ve yumurtalarını bırakır.
Drenaj; Toprak sıcaklığının artmasını, Toprak tavının daha erken gelmesini, Bitkilerin daha erken yetişmesini ve zararlılardan korunması sağlar. Collembola zararından korunmak için, toprağı iyi drene etmek, kanallar açmak ve toprak nemini azaltmak gerekir.
g) Gençleştirme ve Budama:
Gençleştirme budamaları, Kuvvetli gelişme, Zararlılardan az etkilenme ve Zararlı popülasyonunun azaltılmasını Sağlar. Ayrıca budamayla hastalıklı dallar da temizlenmiş olur.
Gençleştirme budaması bitkinin seyrekleşmesini sağladığı için, bitkinin daha fazla güneş ışığı görmesine, doğal düşmanların avlarını kolay bulmasına, hava sirkülasyonuna ve zararlının daha kolay kontrol edilmesine olanak sağlar.
h) Yabancı Otların Mücadelesi:
Hasat sonrası tarlada kalan bitki artıkları birçok zararlı ilin kışlama ve barınma yeridir. Örneğin Mısır kurdu kişi tarlada kalan mısır sapları içinde geçirir. Pembekurt kışı tarlada kalan veya yere dökülmüş kör, yani açılmamış pamuk kozaları içinde geçirir.
Hasat sonrasında tarlada kalıntıların yok edilmesi, bunların bazı aletler yardımıyla parçalanıp pullukla gömülmesi zararlı papülasyonlarını önemli ölçüde düşürür.
Kalıntıların bazı durumlarda yakılması da önemlidir. Doğal düşmanların da yok edilmesine neden olduğundan fazla tercih edilmemelidir.
Yaprak galeri güveleri: kırmızı örümcekler gibi zararlılar yere dökülmüş yapraklarda kışı geçirir. Bu yapraklar kış başlarında toplanıp gömülürse ve bazı durumlarda yakılırsa papülasyonları düşer.
Tek yıllık bitkilerde zarar yapan nematodların, örneğin, Kök Ur Nematodlarının hasat sonrasında tarlada kalan domates, biber, patlıcan ve benzeri bitkilerin sökülüp bir yere yığılarak yakılmasıyla popülasyonlan azaltılabilir
Bazı zararlılar örneğin. Kırmızı Örümcekler, Yaprak Bitleri, Cicadellid’ler ve bazı Heteropter’ler yumurtalarını yabancı otların üzerine bırakırlar veya önce yabancı otlarla beslenirler ve kültür bitkilerine geçerler.
Yabancı otların biçilerek, toprak işlemleriyle ve herbisitlerle yok edilip ortadan kaldırılmasıyla bu zararların önüne geçilmiş olur. Yakılarak yok edilirse, doğal düşmanların ve birçok tozlayıcı böceğin yok edilmesine de neden olacağından sakıncalıdır.
2. Dayanıklı Bitki Tür ve Çeşitlerin Yetiştirilmesi:
Kültür bitkisi çeşitlerinin ayni zararlıdan etkilenmesi farklıdır. Bu farklılığın nedeni çeşitlerin söz konusu zararlıya karşı gösterdikleri dayanıklılılığın farklı olmasından kaynaklanır.
Dayanıklı çeşit yetiştirerek zararlıdan korunmak mümkündür. Yaban Mersini’nin ıslah çalışmaları ile daha verimli ve zararlılara daha dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir. Yaban Mersini ılıman iklim kuşağına adapte olmuş bir meyve türü olup, botanik olarak gerçek üzümler grubunda yer almaktadır. Diğer bir örnek, Amerikan Asmasının üzerine Avrupa Asması aşılanmasıdır.
Fidelerde aşılama, sonuca daha hızlı ulaşmaya destek olması açısından önemlidir. Böylece zararlıların etkilerinden daha hızlı kurtulma şansı olur.
Dayanıklılık; Fiziksel ve biyokimyasal faktörlerden kaynaklanır, Tercih olunmama, Antibiosis ve Tolerans.
Tercih Olunmama;
Beslenme, yumurta bırakma, sığınma davranışları gösteren zararlıların bazı kültür bitkilerini tercih etmemesidir. Zararlılar tarafından tercih edilmeyen kültür bitkileri, böylece zararlılara karşı dayanıklılık göstermiş olur.
Tüylü yapraklı; pamuk, soya fasulyesi ve yonca, Cicadellid’lere karşı dayanıklıdır. Kabuğu kalın ve sert olan Kara fındık, Fındıkkurdu tarafından pek tercih edilmez. Bu da beraberinde dayanıklılığı getirmektedir.
Antibiyosis;
Bir bitki çeşidinde özel zehirli bileşiklerin bulunması, Besin maddelerinin yeterince bulunmaması sonuuc zararlıların biyolojik faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmesi ile ortaya çıkan dayanıklılıktır. Antibiosis’de zararlı ile bitkinin etkinliği bir aradadır ve bu ilişki neticesinde dayanıklılık meydana gelir.
Limondaki eterik yaplar, Ceratitis captilata yumurtalarının açılmasına izin vermez. Solanaceae familyasına ait bitkilerde Demisin ve Tomasin adlı Glikozitlerin miktarı dayanıklılığı sağlamaktadır. Bu maddelerce zengin Solance cinsine bağlı yabani bitkilerde melezlemeler sonucu patates böceğine dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir.
Tolerans:
Bitkilerin, zararlıların saldırılarına karşı koyma, zarar gören dokularını tamir etme gibi yeteneklerine tolerans adı verebiliriz. Toleranslı bitkiler, zararlıların olumsuz etkilerini en düşük seviyeye indirirler, canlı ve kuvvetli kalarak fizyolojik faaliyetlerini sürdürürler. Toleransta Bitkinin Etkinliği daha fazladır. Bu nedenle Antibiosis’den faha farklıdır.
Bitkide Dayanıklılığa Etki Eden Faktörler:
- Bitkinin Morfolojisi ve Anatomisi
- Bitkinin Biyolojisi
- Bitkinin Biyokimyasal Yapısı
- Çevrese Faktörleri
a) Bitkinin Morfolojisi ve Anatomisi:
Bitki dokularının zararlının ihtiyaçlarını karşılayacak bir yapıda olmamasının neticesinde ortaya çıkan dayanıklılıktır. Crepone, Beseler, Lyngby yulav çeşitlerinin dokuları sert olduğu için Osicinella frit larvalarının salgılarından etkilenmezler.
b) Bitkinin Biyolojisi:
Bitkinin yaşı önemli olup, bitkinin erkencil ya da geççil olması önemlidir. Bitkinin zarar gören kısımarını onarması ya da yeni organlar meydana getirmesi dayanıklılık oluşumunu sağlar.
c) Bitkinin Biyokimyasal Yapısı:
Bitkiler zararlıları cezbedici veya kaçırıcı bazı tat ve koku özelliğine sahiptir. Crucifereae familyası bitkilerinin içerdiği Sinigrin ve Sinelbin gibi glikozitler Pieris spp. için cezbedicidir. Yabani bir bitki olan Solanım demissum Lindl.’nin içerdiği Demisin ve Tomisin, Patestes Böceğinde zararlı etkiye sahiptir.
Bir bitkinin herhangi bir zararlıya karşı dayanıklılığı, taşıdığı genlerle kontrol edilir ve katılsallaştırılır. Bu genler bitkide bazı morfolojik ve anatomik özelliklerin oluşmasını sağlamaktadır. Örnek, Bazillus thuringiensis’dir.
d) Çevre Faktörleri:
Sıcaklık, Nem, Işık ve Toprak. Kabuklu Bitler ve Unlu Bitler nemli ortamdan hoşlanırlar ve buralarda daha fazla zarar meydana getirirler. Ülkemizde yaygın olarak bulunan Gryllotalpa gryllotalpa (Danaburnu) geceleri aktiftir.
Işık bitkilerinin morfolojik ve kimyasal yapılarında meydana getirdiği değişikliklerle bitkiler üzerinde etkilidir.
Toptak ise, içerdiği mineral besin maddelerinin varlığı ile bitkilerin büyümesini, gelişmesini gür veya cılız olmasını doğrudan etkilediği için dayanıklılığın oluşmasında önemli bir etkendir.
- Amerikan asması, Bağ flokserasına,
- Amasya elması, Elma pamuklu bitine (Eriosoma vitifoli) ,
- Sert buğday çeşitleri, Süne zararlısına,
- Büyük boylu melez mısır çeşitleri, Mısır kurduna,
- Seyrek daneli üzüm çeşitleri, Salkım gübesine (Lobesia botrana) dayanıklıdır.
Kültürel önlem olarak, bahçenin çapalanması topraktaki pupaların öldürülmesini dolayısıyla Fındık kurdu popülasyonunun azalmasını sağlar. Dayanıklı çeşit olarak ise Kara fındık ve Kara sivri fındık çeşitleri kullanılabilir. Kiraz sineğine karşı kültürel önlem olarak, pupaların öldürülmesi amacıyla sonbaharda kiraz bahçeleri derince sürülmelidir. Kurtlu kirazlar topranarak derince gömülmelidir. Erkenci ve dayanıklı kiraz yetiştirilmelidir.
3- Ekim ve Dikim Zamanının Ayarlanması:
Zararılar ile bitkilerin fenolojik dönemleri arasında bir ilişki vardır. Örnek verecek olursak, Yaprak Bitleri bitkilerin genç dönemlerinde fazla zarar yaparlar. Süne ve Kurul erkenci hububat çeşitlerinde daha az zararlıdır. Erkenci Kiraz çeşitleri, Kiraz Sineğinden az etkilenir.
Yapılan araştırmalarda Karadeniz’de erken ekilen mısırlarda Mısır kurdu 1. döl bulaşması %90 iken, normal ekimde %35 olmakta, geç ekimde ise bulaşma olmamaktadır. 2. döl bulaşması ise geç ekimde erken ekimden daha çok olmaktadır. Geç ekilen fasulyelerde Baklagil tohum böcekleri (Bruchus spp. Col. Brachidae) zararı daha az olmaktadır. Pamukta Pembe kurt mücadelesinde erken ekim ve erken yetişen çeşitler tercih edilirse erken hasat olanağı vereceğinden sonbaharda tarlanın işlenmesine zaman ve imkan verir.
4- Hasat Zamanının Ayarlanması:
Zararlının zararı başlamadan hasadın yapılmasıyla zararın önüne geçilebilir. Örneğin, Buğday geç hasat edilirse Buğday Sap Arısı (Cephus sinctus) büyük zarar verebilir. Erken hasat edilirse Süne zararı azaltılabilir. Yonca erken oiçilirse Hypera variabilis zararı azaltılabilir. Pamuk erken ekilir ve hasat edilirse Pembe kurt zararı azaltılabilir.
5- Münavebe:
Bir bölgede aynı bitki yıllarca üst üste yetiştirilirse o bitkiye saldıran zararlı aşırı çoğalır ve fazla zarar verir. Kültür bitkileri belirli aralıklarla nöbetleşe yetiştirilirse özelleşmiş zararlılar aşırı çoğalamaz ve fazla zarar veremez. Münavebe yani bitki nöbetleşmesi daha çok tek yıllık bitkilere uygulanır.
Oligofag zararlılarda familya düzeyinde yapılır; Monofag zararlılarda cins ve tür düzeyinde yapılır; Polifag zararlılarda çoğu kez yeterli sonuç alınamaz.
Özellikle toprakaltı zararlılarına uygulanır ve başarılı sonuçlar alınır. Örneğin, Nematodlar, Tel Kurtları, Mayıs Böcekleri gibi toprakaltı zararlılarına karşı önerilen önemli bir tarımsal savaş yöntemidir.
Periyot, zararlının biyolojisine ve ekolojisine göre değişir. Bu periyot toprakta az hareketli olarak yaşayan zararlılarda uzun aralıklarla yapılır. Periyot, monofag zararlılarda daha kısa utulabilir., Örneğin, Nematodlar için 2-3 yıl hububat ekimi yani 2-3 yıllık bir periyot, buğday koşinili için 2 yıllık bir periyot önerilir.
Tuzak Bitkiler
Kültür bitkisinin arasına zararlının çok sevdiği ve tercih ettiği bitkilerin ekilmesi ve dikilmesiyle bu tuzak bitkiler üzerinde toplanması sağlanır ve ortadan kaldırılması, kolaylaşır. Özellikle biyolojik savaş etmeni organizmaların barınmasını ve varlıklarını sürdürmesini Sağlar. Örneğin, şekerpancarı tarlalarında sıra aralarına yer yer hububat ekilirse arı hububatta toplanır ve şekerpancarının göreceği zarar azalır.
Ders bitti lütfen sınavı tamamlayınız.
