Bitkilerin Toprak Altı Kısmında Görülen Zararlılar
BİTKİLERİN TOPRAK ALTI KISMINDA GÖRÜLEN ZARARLILAR
1. Nematodlar
a) Tanımı: Nematodlar tatlı ve tuzlu sular ile nemli topraklarda yaşadıkları gibi canlı ve ölü hayvanlar ile bitkilerin üzerinde veya içerisinde yaşarlar. Büyüklükleri 0.5-1.5mm uzunluğundadır. Çoğunlukla vücut, uzun ve silindirik yapılı yumuşak ve halkasızdır. Vücutları genellikle renksiz olup bazen beslendikleri bitkilere göre yeşil, esmer ve siyah olabilir. Vücutları, dış etkilere karşı dayanıklı bir deri tabaka ile kaplıdır. Bacak ve gözleri yoktur, sürünerek hareket ederler. Ağız içinde sokucu bir iğne (stilet) vardır, bu organ bitkiyi delmeye yarar.
Genel olarak ayrı eşeylidirler. Erkekler dişilerden daha küçüktürler. Yumurta ile ürerler. Bitkilerde yaşayan nematodlar yumurtalarını toprak veya bitki dokusu içinde serbest olarak bırakırlar .Nematodlarda başkalaşım yoktur. Yumurtadan çıkan larvalar ergine benzer. Gömlek değiştirme yumurta içerisinde olur. Bazı cinslerde ikinci gömlek değişiminden sonra dişiler erkeklerden farklılaşmaya başlar. Bazı türlerde dişiler limon, armut, küre şeklinde olabilir. Erkekler ise ince uzun yapısını korurlar.
b) Zarar Şekli: Nematodlar birçok bitkilerin kök, soğan, yumurta, gövde, yaprak, filiz bazen de çiçek, meyve ve tohumlarına stiletlerini sokup önce bu bitkilere bazı sıvılar salgılarlar. Daha sonra da bitkinin öz suyunu emerler .Bu salgıya bitkinin gösterdiği reaksiyon sonucu urlar ve anormal oluşumlar meydana gelir. Stiletin sokulmasıyla bitki hücreleri yırtılır, dokular bozulur ve iletim demetleri görevlerini yapamazlar. Bunun sonucunda bitkide solma, sararma, bodurmaima, renk değişiklikleri, kıvrılma, aşırı derecede dalların oluşması, yumru ve köklerde saçaklanma, yumuşama ve çürümeler olur. Ayrıca beslenme sırasında viral hastalık etmenlerini hasta bitkiden sağlam bitkiye taşıyarak direk zararlı olurlar. Beslenme sırasında açtıkları yaralardan bazı fungal ve bakteriyel hastalıklara kapı açarak dolaylı olarak zarar veirirler.
c) Mücadelesi: Nematodlarda mücadeleye önce topraktaki varlığın anlaşılması ile başlanır. Nematodların topraktaki varlıkları iki yolla anlaşılır;
- Nematolojik toprak analizleri: Tarla boşken alınan toprak örneği analize yollanarak toprakta servest olarak yaşanan 2. devre kök-ur nematodu larvası aranır.
- Bitki köklerinde makroskobik yoldan ur arama: Nematodların konukçularının yetişmekte olduğu tarlalarda özellikle yaz sonu veya sonbahar aylarında bitkiler sökülerek köklerinde kök ur nematodu aranır. Bu şekilde arazinin ne kadar kısmında nematodun oluğu ve zararın ne kadar ilerlemiş olduğu saptanır. Nematodlar tespit edildiktne sonra mücadele yöntemlerine geçilir. Nematoldarla kültürel, biyolojik, fiziksel ve kimyasal yollarla mücadele edilir.
Kültürel Mücadele: Kültürel mücadele yöntemleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;
- Ekim nöbeti,
- Toprağı nadasa bırakma
- Yabancı otların yok edilmesi
- Dayanıklı çeşitlerin seçimi
- Nematoda bulaşık bitkinin yok edilmesi
- İyi bakım ve toprağın verim özelliklerinin artırılması.
Biyolojik Mücadele: Toprakta bitki paraziti nematodlar için genel olarak biyolojik kontrolü doğal düşmanları kök-ur nematodları için de geçerlidir Bazı predatör diğer bazı toprak altı canlıları ve bakteri türleri söylenebilir.
Toprağın yaprak çürüntüsü, ahır gübresi ile gübrelenerek toprağın fiziksel özelliklerini geliştirme ve besin maddelerince zengin hale getirilerek biyolojik mücadeleyi de hızlandırdığı ve nematod zararını büyük ölçüde azalttığı saptanmıştır.
Fiziksel Mücadele: Genel nematod savaşı yöntemlerinden biri olan su buharı veya sıcak su ile toprakta veya bitki üreme materyalinde nematodların öldürülmesi, çok masraflı olmalarından dolayı kullanılamazlar.
Kimyasal Mücadele: Köur nematodlarına karşı kimyasal savaş en fazla başvurulan yöntemdir. Kimyasal savaşta kullanılan ilaçlar, ekim dikim öncesi boş araziye uygulanmalıdır. 20 cm derinliğinde ve toprak sıcaklığının 15-20 °C olduğu ilkbahar, yaz veya erken sonbahar aylarında ilaçlama yapılır.
İlaçlama öncesinde toprak; derince işlenmiş, ufalanmış ve bir önceki mahsulden kalmış bitki artılarından temizlenmiş olmadıdır. Bunun için de toprağın, ilaçlamadan birkaç hafta öncesinde sürülmüş olması gerekir. İlaçlamanın uygulanacağı toprak ne çok kuru ne de çamur olmalıdır, en iyi tohum ekme tavında olmalıdır. Kimyasal mücadelede nematositlerden faydalanılır.
2) Danaburnu (Gryllotalpa gryllotalpa)
Tanımı ve Yaşayışı: İri yapılı ve dolgun vücutludur. Uzunluk ergin böcekte 5-6 cm olup koyu kahverengi ile kızıl kahverengi arasında değişen renktedir. Vücut, kadife gibi tüylerle kaplıdır. Ön bacakları çok kuvvetli tipik kazıcıdır. Vücudunun sonunda çok belirli iki adet cerci bulunur.
Gündüzleri ön bacakları ile açtıkları galerilerde yaşarlar. Bazen toprak yüzüne de çıkarlar. Sıcak yaz gecelerinde daha aktiftirler. Genellikle yaşama yeri olarak galeri açmaya uygun olan kültüre alınmış nemli, bol humustu, killi, kumlu toprakları seçerler.
Kışı toprak altında geçirir. İki yılda bir döl verir. Haziran ve temmuz aylarında toprakta açtıkları tünellerin sonunda yumurta odalarına yumurta bırakırlar.
Nimfieri ilkin beyaz gövdeli karınca gibi ufak görünüştedir. Gübre artıkları ve kök saçakları ile beslenirler. Nimfler sonbahara kadar toplu yaşar, kışın toprak derinliğine inerler.
Baharda toprak yüzeyi ne yakın derinliğe gelip beslenirler, bir kışı daha geçirip ertesi yaz ergin olurlar.
Zarar şekilleri: Ergin ve nimfieri toprak içinde galeri açarak ilerlerken rastladıkları her tür bitki köklerini ve yumrularını yerler. Özellikle yeni dikilmiş veya yeni çimlenmiş sebze fidelerinin köklerini keserek kurumalarına neden olurlar. Yumrulu sebzelerin ise toprak altında bulunan yumrularını kemirerek zarar verirler. Danaburnu yoğunluğu yüksek olduğu zaman bitkilerde büyük ölçüde zarar meydana gelir.
Danaburnu, polifag bir zararlıdır. Tüm sebzeler, süs bitkileri, tarla bitkileri, meyve ve orman fidanlarında zarara neden olurlar. Bazı kuşlar ve kümes hayvanları, danaburnu nimf ve erginlerinin doğal düşmanlarıdır. Ancak zararlının gece aktif olması ve toprak altında bulunması doğal düşmanların etkinliğini azaltmaktadır.
Mücadelesi: Kültürel ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanır. Kültürel önlemlerde küçük bahçeler mümkün olduğunca göllenecek şekilde su altında bırakılarak danaburnu nimf ve erginleri öldürülebilir ya da zararlı, gübreli ve sıcak toprakları sevdiklerinden arazinin uygun yerlerine yaz sonuna doğru gübre kümeleri bırakılır, ilkbahar başında bunlar toplanarak nimf ve erginler Öldürülür. Toprağın iyi ve zamanında İşlenmesi ile zararlının toprak altında bulunan yumurta, nimf ve erginleri yok edilir.
Kimyasal mücadelede ise öncelikle ilaçlama zamanının doğru olarak tespit edilmesi gerekir. Çeşitli kültür bitkilerinde ayrım yapmadan beslenmeleri, çoğalma ve canlı kalma güçlerinin yüksek olması nedeniyle yoğunluğa bakılmaksızın mücadeleye geçilmelidir. Bir yerde bulunup bulunmadıkları yenik bitki, galeri sayısı, nemli toprakların 1 cm altındaki yüzeysel kazı izlerinin incelenmesi ile anlaşılır.
Zehirli yem hazırlamak için önerilen ilaçlardan herhangi biri Önce kepek ile kuru kuruya karıştırılır. Daha sonra içinde şeker eritilmiş su ile yavaş yavaş nemlendirilir. Nemlendirme derecesi, kepeğin sünger hâline gelmesi şeklinde ayarlanır. Bu hazırlanan zehirli yem, akşamüzeri bahçe sulandıktan sonra bitki diplerine gelecek şekilde dekara 8 kg hesabı ile atılır.
3) Bozkurt
Kanat açıklığı 35-40 mm kadar olan, ön kanatları arka kanatlara göre daha koyu renkli olan zararlılardır.
Tanımı ve Yaşayışı: Erginlerinin kanat açıklığı 35-40 mm kadardır. Ön kanatlar arka kanatlara göre daha koyu renklidir. Ön kanatlar genellikle kahverengimsi olup üzerlerinde biri böbrek şeklinde öteki yuvarlak iki leke vardır. Erginin rengi grimsi kahverengidir.
Larvası 0,3-50 mm boyunda, krem renginde ve tüylüdür. Olgun larva siyahımsı gri renktedir. Boz kurtlar kışı olgun larva hâlinde toprakta geçirir. Kelebekler ilkbaharda görülmeye başlar.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi: Bu zararlıların larvaları, bitkilerin kök boğazını keserek zarar verir. Geceleri faaliyet gösterir. Gündüzleri, kestikleri bitkilerin bulunduğu yerde toprak içerisinde gizlenerek geçirir, Dokunulduğunda kapanarak halka oluşturur. Bazen gelişmiş bitkilerde de zarar verebilir.
Mücadelesi: Kültürel önlemler alınarak ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanarak yapılabilir.
Kültürel önlemler: Toprak işleme ve çapalama ile larvalar öldürülerek yoğunlukları azaltılabilir.
Kimyasal mücadele: Boz kurt zararlısının görüldüğü alanlarda, m2de en az iki yenik bitkinin olması durumunda kimyasal mücadeleye başlanır.
Ayrıca ekim sırasında tarlada zararlı popülasyonu varsa ekimden Önce veya hemen sonra ilaçlama yapılmalıdır.
4) Tel Kurtları
Erginlerinin boyu 8-10 mm, renkleri grimsi, kahverengimsi siyahtır. Üst kanatlar uzunlamasına çizgilidir.
Tanımı ve Yaşayışı: Tel kurdu erginlerinin boyu 8-10 mm, renkleri grimsi, kahverengimsi siyahtır. Üst kanatlar uzunlamasına çizgilidir.
Erginler ters çevrildiklerinde sıçrayıp ters döner ve bu sırada “çıt” diye ses çıkararak sıçrar ve düzgün duruma gelir. Bu durum, zararlıya has bir özelliktir.
Larvaları 20-30 mm boyunda uzun silindir şeklinde, parlak ve sert yapılıdır. Larvalar kırmızımsı sarı renktedir. Kışı larva veya ergin hâlde geçirir.
Yumurtalarını tek tek veya 30-40’11k kümeler hâlinde toprağın 10-15 cm derinliğine bırakır. Bir dişi 150 civarında yumurta bırakır. Yumurtadan çıkan larvalar hemen beslenmeye başlar, Larva gelişmesini 1-6 yılda tamamlar.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi: Erginler, bitkilerin yapraklarında beslenirlerse de bu zararları önemli değildir. Esas zararı larvalar yapar. Larvalar, bitki köklerini kemirerek kalın kök ve yumruların içine girerek zararlı olur.
Bitkilerin grup olarak öldüğü görülür. Yumrulu bitkilerde larvanın açtığı yaralarda bakteri ve funguslar gelişme imkânı bulup çürümelere neden olmaktadır. Bulaşık bitkiler zayıflar, solar ve kurur.
Mücadelesi
Kültürel önlemler
Yaz sonu veya sonbaharda yapılacak toprak işeme larvalar öldürülür ve popülasyonu azaltılabilir.
Kimyasal mücadele
Tel kurtlarına karşı ilaçlama tohum, toprak ve fidelik ilaçlaması şeklinde yapılır. Toprak 25 cm derinliğinde kazılarak gözle inceleme yapılır. Eğer 6-15 larva saptanırsa ilaçlamaya başlanmalıdır. Toprak ilaçlaması ekim veya dikimden önce yapılır. Toprak yüzeyine ilaç atıldıktan sonra ilacın toprağın 15-20 cm derinliğine kadar karışması sağlanır.




