Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyon Şekilleri ve Sembolleri İle Karışabilirlikleri

FORMÜLASYON NEDİR?
Zararlılara daha etkili, daha ekonomik, insan ve çevre sağlığına daha az zararlı olacak şekilde kontrol etmek için, biyolojik etkinliği olan bir veya birkaç maddenin yardımlı maddelerle yapılan fiziksel karışımına Formülasyon denir.
- Bitki Koruma Ürünleri, bitki ve tarımsal ürünleri her türlü hastalık, zararlı ve yabancı otlardan korunan kimyasal maddeler veya onların formülasyonlarıdır.
- Sentezlenen herhangi bir aktif madde birkaç istisna dışında doğrudan bitki koruma alanında kullanılmaz. Aktif maddenin mutlaka bir takım yardımcı maddeler ve dolgu maddeleriyle formüle edilip preparat haline getirilmesi gerekir.
FORMÜLASYONDA YER ALAN MADDELER
AKTİF MADDE: Tarımsal ilaç ve benzeri maddelerin içinde bulunan, hastalık, zararlı ve diğer etmenler üzerine biyolojik etki yapan maddeye denir. Aktif madde bir formülasyonda bir veya daha fazla olabilmektedir.
YARDIMCI MADDELER: Tarımsal ilaç içerisinde etkili madde dışarısında kalan bütün maddeler yardımcı madde olarak nitenlendirilir. Etkili maddenin kullanıma hazır preparat haline gelebilmesi için, formülasyona konulan maddelerdir. Bu maddeler hem ilaç imalatını hem de ilacın taşınmasından uygulanmasına kadar birçok işlemi kolaylaştırır.
Yardımcı Maddelerin Sıralandırılması:
- Islatıcı Maddeler: Etkili maddeler ile dolgu maddeleri genellikle su ile karıştırılıp bitki yüzeyine püskürtülür ise, damlalar bitki yüzeyinde küre şeklinde durur. Bu sebeple, ilacın içerisinde bulunduğu suyun yüzey gerilimini azaltan ve bitki yüzeyinin kolayca ıslanmasını sağlayan maddelere ihtiyaç duyulur. Bu ihtiyaç duyulan maddelere ise Islatıcı Maddeler denir.
- Yayıncı Maddeler: Bu maddeler ilacın bitki yüzeyinde yayılmasını sağlar.
- Stabilizatörler: Aktif maddenin bozulmasını önleyen, çok yavaşlatan veya formülasyonun uzun süre dayanıklı kalmasını sağlayan maddelerdir.
- Solventler (çözücüler): Aktif maddenin çözünmesini ve sıvı formülasyon içerisinde homojen bir şekilde dağılmasını sağlayan kimyasal maddelerdir.
- Emülgatörler: Birbiri ile karışmayan iki sıvının karışmasını sağlayan maddelerdir. Emülsiyon Konsantre (EC) ilaçlarda kullanılır. İlacın su ile homojen olarak karışmasını sağlar.
- Dolgu Maddesi: Aktif maddenin ilaç içerisindeki oranının ve aktif maddenin bitkiye homojen şekilde dağılmasını sağlayan maddelerdir.
- Renk Maddesi: Özellikle tohum ilaçlarında ve zehirli yemlerde kullanılır. Tohumun ilaçlandığını gösterir.
- Köpüklenmeyi Önleyen Maddeler: Su ile karıştırılması esnasında köpüklenmeyi önleyen veya azaltan maddelerdir.
- Tozlanmayı Önleyen Maddeler: Bu maddeler Islanabilir Toz, Granül, Toz Tohum İlaçları gibi tozması istenmeyen formülasyonlar içerisine eklenir. Bu formülasyonların hem sürüklenip gitmemesi hem de uygulayıcıya zarar vermemesi yönünde tozmaması istenmektedir.
BİTKİ KORUMA İLAÇLARININ SINIFLANDIRILMASI
Fiziksel görünüle göre ilaçlar katı ve sıvı formülasyonlar olarak iki gruba ayrılırlar.
Katı Formülasyonlara Örnekler;
- Toz İlaçlar (DP)
- Kuru Tohum İlaçları (DS)
- Islanabilir Toz İlaçlar (WP)
- Suda Çözülebilir Toz İlaçlar (SP)
- Granül İlaçlar (GR)
- Peller İlaçlar
- Zehirli Yem İlaçları
- Kapsül Şeklindeki İlaçlar (CS)
Sıvı Formülasyonlara Örnekler;
- Emülsiyon Konsantre İlaçlar (EC) Emülsiyon Nedir? Birbiri içinde çözünmeyen iki sıvının karışımıdır. Bir sıvı, öbürünün içinde dağılmış durumdadır. Emülsiyon oluşma sürecine emülsifikasyon denir. Bir emülgatör bir emülsiyonu kararlı kılan, genelde sürfaktan özellikli bir maddedir.
- Solüsyon veya Sulu Çözeltiler (SL)
- Yazlık ve Kışlık Yaplar
- Akıcı Konsantre (FC) veya Süspansiyon Konsantre (SC)
- Aerosoller (AE)
- Yağ Konsantreleri ve Yağ solüsyonları
- Çok Düşük Hacimli İlaçlamaya Uygun (ULV) veya Sulandırılmadan kullanılan doğrudan sıvı ilaçlar.
- Sıvı Tohum İlaçları (FS)
Türkiye’de Kullanılan Formülasyon Tipleri;
- Emülsiyon Konsantre (EC)
- Islanabilir Toz (WP)
- Toz (Dust) (DP)
- Solüsyon Konsantre (SL)
- Süspansiyon Konsantre (SC)
- Çok Düşük Hacimli Sıvı (ULV)
- Suda Çözünebilir Toz (SP)
- Islanabilir Granül (WG)
- Granül (GR)
- Tohuma Uygulanan Akıcı Konsantre (FS)
- Suda Yağ Emülsiyonu (EW)
- Kapsül Süspansiyon (CS)
FORMÜLASYON TİPLERİ VE ÖZELLİKLERİ
SIVI FORMÜLASYONLAR
1- Emülsiyon Konsantre (EC):
EC formülasyonlarında aktif maddenin çözünebilmesi için organik solventler kullanılır. Çözücü olarak kullanılan solventin ve aktif maddenin hidrofob özelliğinden dolayı su ile karışmazlar. Su ile karışımlarını sağlayabilmek için Emülgatör denilen maddeler ilave edilir. Genellikle %20 ile %50 arasında aktif madde bulundururlar. Formülasyonda aktif madde dışında çözücü (solvent) ve Emülgatör bulunur.
Emülsiyon Konsantre İlaçlarda Aranılan Özellikler:
1- Görünüş: İlaç berrak olamlı ve herhangi bir yabancı madde içermemelidir.
2- Emülsiyon Olma Özelliği: İlaç su ile iyice karışabilmeli ve genellikle süt renginde bir görünüm vermelidir.
3- Emülsiyon Stabilitesi: Belli bir sürede, belli sıcaklık ve konsantrasyonda su ile karıştırılan ilaçta herangi bir ayrışma, kremleşme ve tortu olmamalıdır. Emülsiyonlarda rastlanan stabilsizlik halleri; Ayrışma, Kremleşme ve Topraklaşmadır.
4- Alev Alma Derecesi: Bu formülyasyon içerisinde bulunan organik solventler yanıcı özelliğe sahiptir. İlaçların 22.8 derecenin altında alev alamaması gerekmektedir.
5- Sıcağa ve Soğuğa Dayanıklılık: Formülasyon sıcağa ve souğua dayanıklılık noktasında belirtilen özellikleri karşılamalıdır.
Emülsiyon Konsantre İlaçların Avantajları:
1- Uygulanan yüzey üzerinde ilaç solüsyonunun yayılması, aktif maddenin taşınmasındaki (penetrasyon) artış sebebiyle daha yüksek biyolojik etkinlik gösterirler.
2- Kullanım alanında su ile kolayca seyreltilebilir ve homojen ilaç solüsyonları oluşuturulabilmektedir.
3- İki veya daha fazla aktif maddenin kimyasal veya biyolojik etkileşim olmaksızın uygun bir solvent sisteminde aynı EC preparatın içinde karışabilirliği söz konusudur.
Emülsiyon Konsantre (EC) İlaçların Dezavantajları:
1- Kolay alev alabildiklerinden özel taşıma ne depolama şartları gerekmektedir.
2- Solventten veya yüzey gerilim maddeleri ile karışımlarındna dolayı fitotoksisiteye neden olabilmektedir.
3- Solventlere geçirgen olan bazı plastik ambalajlar açısından daha pahalıdır.
4- Solventlerin uçucu olmasından dolayı, çevreye zarar verme ihtimalleri yüksektir.
2- SOLÜSYONLAR (SL) Solüsyon konsantre:
Suda çözünebilen aktif madde (konsantre) ihtiva ederler. EC formülasyonlar gibi sıvı görünümdedirler. Su ile seyreltilerek oluşturulan berrak solüsyonlar şeklinde uygulanırlar. Bu formülasyonların yapılabilmesi için aktif maddenin suda çözünmesi gerekir. EC formülasyonlarından farklı olarak bünyelerinde organik solvent ve emülgatör bulundurmazlar.
Solüsyonların Avantajları;
1- Alev almadıklarındna taşımaları ve depolanmaları daha kolaydır.
2- Solvent içermediklerinden fitotoksisite “Tarım ilaçlarının bitkiler üzerinde meydana getirdiği zehirli etkiye denir.” riskleri azdır.
3- Yüzey gerilim maddeleri içermediklerindne veya çok az içerdiklerinden dolayı daha ucuza üretilebilmektedirler.
4- Pek çok çeşit ambalaj materyali ile kolayca paketlenebilmektedir.
Solüsyonların Dezavantajları;
1- Bazı formülasyonlarında düşük aktif madde bulundururlar.
2- Bünyelerinde su içerdiklerinden dolayı soğuk ortamlarda depolanmaları sorun teşkil etmektedir.
3- Bazılarında bulunan tuz solüsyonları aşınmaya ve irritasyona (Tahrişe) neden olur.
3- Süspansiyon Konsantre (SC) (Akıcı Konsantre):
Sulu bir ortamda aktif maddenin dağılımını ve karışımını sağlayan maddelerle kombine edilerek üretilen formülasyonlardır. Su ile seyreltilerek uygulanır. SÜspansiyon Konsantreler EC ile WP arasında bir formülasyon olup, farklı kıvamlarda (dğeişen viskozite değerlerinde) olabilmektedir. Ortalama partikül büyüklüğü 1-2 mikrometre arasındadır. Bu formülasyon tipinde üretim için kullanılacak aktif maddenin taşıyıcı ortamda çözünürlüğünün az olması, 80 °C’nin üzerinde kaynama noktasına sahip olması ve taşıyıcı ortamda stabil kalması gerekmektedir.
Not: Süspansiyon dendiği zaman su ile seyreltilerek kullanılmayı anlamalıyız. Süspansiyon: Zerrelerin su içerinde çökmeden askıya kalması olayı.
Süspansiyon Konsantrelerin (SC) Avantajları:
1- Bitki yüzeyinde iyi bir örtü oluştururlar ve uzun süre bitki yüzeyinde kalırlar.
2- Islanabilir tozlara kıyasla yağmurdan sonra etkinliklerini daha uzun süre sürdürürler.
3- Süspansiyon kabiliyetleri daha iyidir ve bu özelliklerini uzun süre korurlar.
4- Tozma ve rüzgarla dağılma olmadığından uygulayıcı için güvenlidir.
5- Solvent içermediklerinden dolayı uygulayıcı ve bitkiler daha az etkinlenir.
6- Diğer bazı sıvı ilaçlarda olduğu gibi seyreltilmede kullanılan suyun sertlik derecesine bağlı olarak değişim göstermezler.
7- Ölçümleri ve doz ayarlamaları kolaydır.
8- Bazılarının aktif madde oranı yüksektir.
Süspansiyon Konsantrelerinin (SC) Dezantajları:
1- Soğuk şartlarda depolama sorunları olabilmektedir.
2- Bazı aktif maddeler uzun süreli depolamalarda sulu ortamlarda uzun süre stabilitesini koruyamamaktadır ve fazlara ayrılma eğilimi göstermektedirler.
3- Diğer sıvı formülasyonlara göre (EC, SL gibi) geliştirilmeleri ve üretimleri pahalıdır.
SUDA YAĞ EMÜLSİYONU (EW):
Emülsiyon Konsantre ilaçların aksine bünyelerinde tamamen veya bir miktar su bulunduran formülasyonlardır. EW’ler mikroemülsiyonlarla makroemülsiyonlar arasında bir formülasyon tipidir.
Mikroemülsiyonlar, su ile seyreltildiklerinde berrak, Makroemülsiyonlar ise, süt rengini alırlar.
Sulu ortamdaki yağ damlacıklan mekaniksel olarak küçültülmüş ve uzun süre stabil kalmaları ve yüzey gerilimini azaltabilmek için bir takım kimyasallar ilave edilmiştir. Ülkemizdeki ruhsatlı pestisitlerin % 0.3 ü bu formülasyorıdadır.
Suda Yağ Emülsiyonunun (EW) Avantajları:
1.- Su bazlı formülasyoniardır.
2- Hiç alev almazlar ya da çok yüksel sıcaklıklarda alev alırlar. Bu da taşınmalarını ve depolanmalarını kolaylaştırır.
3- Paketlenmeleri kolaydır ve özel bir ambalaj gerektirmezler.
4- ilaç karışım halinde üretildiğinden ayrıca ilaç karışımına gerek duyulmaz.
5 – Bir ilaçlama ile birden fazla zararlı kontrol altına alınabilmektedir. Bu da zamandan ve paradan tasarruf sağlamaktadır.
Suda Yağ Emülsiyonlarının (EW) Dezavantajları:
1- Geliştirilmeleri ve üretimleri daha zordur.
2 Düşük oranda aktif madde içermeleri bazen bir sorun olabilir.
SÜSPANSİYON EMÜLSİYONLAR (SE) (Süspoemülsiyonlar):
Bu emülsiyon tipi Süspansiyon Konsantre (SC) formülasyon ile Suda Yağ Emülsiyonlarının (EW) kombinasyonundan oluşan bir formülasyon tipidir. Bu formülasyon tipi geliştirilirken özellikle ilaçlama ile birden fazla zararlının kontrol altına alınması hedeflenmiştir. Bu sebeple de fiziksel, kimyasal ve biyolojik uyum içerisinde olan birden fazla aktif madde kullanılabilmektedir. Ülkemizde ruhsatlı pestisitler içerisinde bu formülasyonda preparat bulunmamaktadır.
Süspansiyon Emülsiyonların (SE) Avantajları:
1- Su bazlıdır.
2- Çok yüksek derecede alev alabilirler ya da alev almazlar. Bu sebeple taşınmaları ve depolanmaları kolaydır.
3- Paketlenmeleri nispeten kolaydır.
4- İlaç karışım halinde üretildiğinden ayrıca ilaç karıştırılmaya gerek duyulmaz.
5 – Bir ilaçlama ile birden fazla zararlı kontrol altına alınabilmektedir. Bu da zamandan ve paradan tasarruf sağlamaktadır.
Süspansiyon Emülsiyonların (SE) Dezavantajları:
1- Geliştirilmeleri ve üretimleri zordur.
2 Üretim esnasında uzun yöntem gerektirmesi nedeniyle maliyeti pahalıdır.
MİKRO EMÜLSİYONLAR (ME):
Bu formülasyon tipi, Suda Yağ Emülsiyonlarının özel bir formudur. Sulu bir ortamda küçük yağ damlacıklan şeklindedir. Kolaylıkla ışığı geçirebilir, berrak bir görünümleri vardır. Uygulamada su ile seyreltien ve çok küçük dozlarda uygulanabilen yeni geliştirilmiş formülasyonlardır . Ülkemizde ruhsatlı pestisitler içerisinde bu formülasyona ait preparat bulunmamaktadır.
Mikro Emülsiyonlar (ME) Avantajları:
1- Su bazlıdırlar.
2- Alev alma dereceleri çok yüksektir veya alev almazlar, bu sebeple taşınmaları kolaydır.
3- Paketlenmeleri kolaydır.
4- Yüksek biyolojik aktivite gösterirler.
5- SL formülasyonlarla karışım olabilir.
Mikro Emülsiyonlar (ME) Dezavantajları:
1- Makro emülsiyonlara göre pahalıdır.
2- Konvansiyonel Emülsiyon Konsantrelere oranla daha az aktif madde içerirler.
KAPSÜL SÜSPANSİYON (CS) (Mikroenkapsülasyon):
Mikrokapsülasyon tekniği daha önceleri uçucu kimyasalların (feromoniar gibi) ve pestisitlerin kontrollü verilmesi için geliştirilmiştir.
Bu formülasyonlar sıvı damlacıklan veya aktif madde parçacıklarının genellikle polivinil veya diğer materyallerle kaplanarak yuvarlak şekilde parçacıklar halineOnüştürülmesi ile elde edilir. Genellikle kapsül büyüklükleri birkaç mikron ile 5 mm arasında değişmektedir. Ancak gerçek mikrokapsüller maksimum 200 mikrometre çapındaki parçacıklardır. Kapsül şeklindeki formülasyonlara, etkili maddenin toksisitesini, uçuculuğunu ve parçalanma özelliğini azaltabilmek için başvurulmaktadır. Etkili maddeyi kuşatan zarf materyali değişik oranlarda kırılarak ilacı yavaş yavaş serbest bırakır. Dolayısıyla uçucuiuğu yüksek bir ilacın ömrü birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir.
Yeterli miktarda su ile seyreltilerek kullanılır. Uygulamada kapsülün çevresindeki su buharlaşır, kapsül içindeki aktif madde kapsül duvanna difüze olur ve dış yüzeyde ince konsantre bir film tabakası oluşur.
En dış yüzeydeki pestisit tabakası kınldığında, duvardan difüzyon yolu ile ilave aktif madde gelerek onun yerini alır. Bu yavaş difüzyon işlemi sonucu, hedef zararlıya etkili olabilecek düzeyde sürekli rezüdü oluşturulabilir. Aktif maddenin polimer bir yapı ile kaplanmış olması, onun ısı, güneş ışığı, nem gibi etkiler altında kalarak dekompoze olmasını engeller. Ayrıca kullanıcılan ve çevreyi de aktif madde ile direkt temastan korur. Ülkemizde ruhsatlı pestisitlerin % 0.2 si bu formülasyondadır.
Kapsül Süspansiyonun (CS) Avantajları:
1- Aktif maddenin kalıntı etkisi uzundur.
2- Aktif maddenin çevreye olumsuz etkileri azaltılmıştır.
3- Uçuculuğu fazla olan aktif maddelerin kontrollü salınmalan nedeniyle bu özellikleri sınırlanmaktadır.
4- Yeraltı sularına bulaşma riski azdır.
5- Su bazlıdır.
6- Kullanılan aktif madde azaltılmıştır.
7- Alev alma dereceleri yüksektir.
Kapsül Süspansiyonun (CS) Dezavantajları:
1- Üretimleri nedeniyle pahalıdır.
2- Her aktif madde bu formülasyon tipine uygun değildir.
AEROSOLLER (AE)
Aerosoller uygun bir çözücüde çözünmüş aktif madde ile püskürtmeyi sağlayan bir gazdan oluşur. Süs bitkileri zararlıları ile ev haşerelerine kullanılır.
YAZLIK ve KIŞLIK YAĞLAR
Nötr yağ (mineral yağ) olarak bilinen petrolün damıtılmasından elde edilen ürünler yazlık yağların etkili maddesidir. Kışlık yağlar buna ilaveten Dinitro orto krezol (DNOC) veya fenoi adı verilen maddeler içerirler. Mayonez kıvamında veya normal emülsiyon konsantre kıvamında olabilirler.
Bu ilaçlarda Aranan Özellikler:
1- Sulandırılmış veya sulandırılmamış preparatların stabilitesi uygun olmalı, yani herhangi bir yağ ayrışması göstermemelidir.
2- Sülfone olmayan çözücü miktarı olarak tanımlanan doymamış hidrokarbonlann oranı en az %65 olmalıdır. Çünkü doymamış hidrokarbonlar güneş ışığının etkisi ile oksitlenerek bitkide yanma veya nekrozlara sebep olmaktadır. Ayrıca uçuculuk ve destilasyon dereceleri de böcekleri öldürme etkisi nedeniyle önem taşımaktadır.
ULV FORMÜLASYONU:
Hem bir formülasyon şekli hem de uygulama yöntemidir. Uygulamada kullanılan püskürtme hacı–nine göre çeşitli sınıflandırmalar vardır. Fakat genel olarak üç sınıftır.
a-Yüksek Hacimli (High Volume) ilaçlama: Dekara 40 lt veya daha fazla
b- Düşük Hacimli (Low Volume) ilaçlama: Dekara 0.5 – 40 lt arası
c- Çok Düşük Hacimli (Ultra L. Vol.) ilaçlama: Dekara 0.5 lt den daha az
Bu tekniklerden herhangi birinin seçimine karar verirken; vejetasyon, bitkinin fenolojik durumu, Zararlının cinsi, suyun yeterli olup olmadığı, ilaçlanacak sahaya girilip girilmeyeceği, uygulayıcının tecrübesi ve bilgisi dikkate alınır.
Bu tip formiilasyonda genellikle emülgatör bulunmaz. Etkili maddesi katı olan ilaçlarda bir çözücü madde (solvent) gereklidir.
Kullanılacak ilaçların tortu, toleransın dışında yabancı madde ve su içermemesi, uygulama esnasında köpüklenme yapmaması, sıcağa ve soğuğa dayanıklı olması, alev alma noktasının 22.8 dereceden yüksek olması istenir.
Uçakla atılır, genellikle uçak yüksekten uçar. Seyreltilmesi için suya gerek duyulmaz. Küçük damlacıklar daha iyi kaplama sağlar. Yağmurla yıkanmaya dirençlidir.
Bütün bu avantajlannın yanında; kalıntı etkisinin uzaması, zehirliliğinin yüksek olması ve sürüklenme olduğunda çevreye etkisinin fazla olması gibi dezavantajlan vardır.
Not: “ULV” Bitki koruma ürünlerinden aktif madde oranı en yüksek olan formülasyon grubudur
KATI FORMÜLASYONLAR
ISLANABİLİR TOZ (WP):
Yeterli çözünürlüğü olmayan ve dolayısıyla Emülsiyon veya Solüsyon Konsantre şeklinde formüle edilemeyen katı aktif maddeler için geliştirilen; katı taşıyıcılar, dağılmayı ve ıslanmayı kolayiaştıran maddeler içeren bir formülasyon şeklidir. Su ile seyreltilerek uygulanan toz ilaç.
Islanabilir toz ilaçlar, su ile seyreltildiklerinden aktif madde dışında ilaç zerrelerinin suyla ıslatılmasını, zerrelerin birbirinden ayrılmasını ve zerrelerin su içerisinde çökmeden askıda kalmasını sağlayan yardımcı maddeler içerir.
Islanabilir toz ilaçlar normal toz ilaçlara göre daha ufak zerrelere sahiptir. İçerisindeki aktif madde oranı % 25 – 80 veya 95 oranlarında değişmektedir.
Islanabilir Toz İlaçlarda Aranan özellikler:
Zerre Büyüklüğü:
Zerrelerin küçük olması istenir. Bu özellik; ilacın aletle kolay atılmasını sağlar, süspansiyon kabiliyetini artırır. İnce zerreler bitki yüzeyine daha homojen dağılır.
Süspansiyon Kabiliyeti:
ilaç zerrelerinin su içerisinde çökmeden askıda kalma üzelliğidir. Bir ilacın süspansiyon kabiliyeti yüksek değilse ilaçlama esnasında aletin deposunun dibine çökmesi söz konusu olacaktır.
Islanma Kabiliyeti:
Ilaç su ile karıştırıldığında kolayca ıslanmalı ve suyun üzerinde yüzmemelidir.
Islatma ve Yayılma Kabiliyeti:
Damlalar bitkiyi ne kadar ıslatır ve yayılırsabiyolojik etki de o kadar artmaktadır.
Yapışma Kabiliyeti:
Bu özelliğin yüksek olması biyolojik etkinliği arttırır.
Islanabilir Tozların (WP) Avantajları:
1 – 95 veya daha yüksek oranda aktif madde içermektedir.
2 – imalatı ve ambalajı kısmen kolay ve ucuzdur.
Islanabilir Tozların (WP) Dezavantajları:
1 — Toz halinde olduğundan hem imalatçıya hem de uygulamacıya emniyet açısından problemler söz konusudur.
2 — Seyreltme esnasında zayıf dağılım özelliği gösterdiklerinden, uygulamadan önce ön bir bulamaç yapma zorunluluğu vardır.
3 — Depolama esnasında kekleşme ihtimali vardır.
4 — Karışım olarak kullanılması halinde EC formijlasyonlarla zayıf tutuma özelliği gösterir.
TOZ iLAÇLAR (DUST) (DP)
Çok ince öğütülmüş, doğrudan kullanılan liaçlardır. Aktif madde oranı % 1 ila % 10 arasında değişmektedir. Aktif maddenin dışında kalan kısım ise; talk, kaolen, kieselgur (diatome toprağı), bentonit, profillit, kalsit, silis vb. gibi dolgu ve seyreltici madde denilen maddelerdir. Ayrıca toz ilaçların içerisinde imalat esnasında öğütmeyi kolaylaşbrıci ve kekleşmeyi önleyici bazı sentetik maddeler de konulmaktadır. Bir toz preparatın içindeki dolgu maddesi çoğunluğu teşkil estiğinden, seçiminde çok dikkat edilmesi gerekir. Birden fazla dolgu maddesi kullanılacak ise, bu dolgu maddelerinin litre ağırlıklarının birbirine çok yakın olması istenir.
Toz İlaçlarda Aranan Özellikler:
Zerre Büyüklüğü:
Toz ilaçların zerreleri ne kadar küçük olursa biyolojik etkileri de o kadar büyük olur. Zerrelerin % 98’i 149 mikrondan küçük olmalıdır.
Akıcılık:
Toz ilaçların ilaçlama aletinin deposundan kesintisiz olarak çıkması gerekmektedir.
Tozuma Kabiliyeti:
Toz ilaç uygulandığında homojen bir toz bulutu meydana getirmeli, toz bulutu ne çabuk çdkmeli ne de çok uzun süre askıda kalmalıdır. Bu özeiliğin sağlanması için ilaç zerrelerinin birbirine eşit büyüklükte ve yapıda olması, ayrıca optimum bir yoğunluk veya litre ağırlığına sahip olmalıdır.
Litre Ağırlığı:
ilacın bir litresinin ağırlığıdır. Homojen bir toz bulutunun meydana gelmesi için toz ilaçlarda litre ağırlığının 500 — 700 g arasında olması gerekir.
Yapışma Kabiliyeti:
Kalıntı etkisi istenilen insektisitler, fungisitler ve de özellikle koruyucu fungisitler için yapışmanın sürekliliği istenilen bir dzelliktir.
Nem:
Fazla nemli toz ilaçlar, iyi bir toz bulutu meydana getirmez.
Toz (DP) ilaçların Avantajları:
1-Su bulunmayan alanlarda kullanılabilme kolaylığı vardır.
2- Diğer ilaçlara göre daha ucuzdur.
Toz (DP) ilaçların Dezavantajları:
1 – Uygulamaya hazırlana ve uygulama esnasında tozuması sebebiyle, uygulamacıya ve çevreye olumsuz etkileri vardır.
2- ilaç zerreierinin istenilen büyüklüklercie olmaması halinde istenilen biyolojik etki alınamamaktaclır.
3- Hafif bir rüzgârla bile başka yerler sürüklenmeleri söz konusudur.
4- Uygulanmaları için özel alet gerektirirler.
5- İlaçzerrelerinin istenilenden küçük olması halinde ilaçlama aletine sıvaşması söz konusudur.
6- Ambalajdan boşaltılması zordur ve ambalajın yüzeyine bulaşarak kirlilik oluşturur.
7- Özellikle bu formülasyonda üretilmiş olan herbisitler uygulama esnasında rüzgârla sürüklenip, kültür bitkilerine zarar verebilirler.
SUDA DAĞILABILEN GRANÜL (WG):
Islanabilir toz formülasyonların mekanizmasına benzer bir mekanizma ile üretilmiştir. Bunlar bünyelerinde aktif madde dışında; su ile ıslanabilmesini sağlayan maddeler, suda dağılımmı sağlayan maddeler, zerrelerin tutunmasını sağlayan maddeler ile su ile seyreltilmeleri esnasında granülün kolayca dağılmasını sağlayan maddeler bulundururlar.
Kuru Akışkanlar (DF) olarak ta bilinen içi boş ve yüzeyleri gözenekli, yaklaşık 0.1 mm çapında olan granüi halindeki formülasyonlarclır. Suyla karıştırıldığında granüller hızlı bir şekilde
dağılım gösterirler ve suda ıslanabilir tozların (WP) oluşturduğu bulamaca benzer bir bulamaç oluştururlar.
yeterli biyolojik aktivitenin elde edilebilmesi için, ideal parçacık büyüklüğüne sahip olmalı ve yüksek süspansiyon kabiliyeti göstermelidir.
Suda Dağılabilen Granülün (WG) Avantajları:
1- Kolay ve güvenli bir kullanım, yuvarlak ve pürüzsüz yapıları nedeniyle deriye ve elbiseye dökülse bile tutunamayıp hemen düşerler.
2- lslanabilir Toz (WP) ilaçlara göre daha yüksek fiziksel özelliklere sahiptirler.
3- Paketlerinden boşaltılmaları kolaydır.
4- Boşaltıldıktan sonra ambalajda ilaç artığı bulundurmazlar.
5- Uzun süreli depolamalarda bile özelliklerini bozulmadan koruyabilirler.
Suda Dağılabilen Granülün (WG) Dezavantajları
1- Üretimleri esnasında fazla işlem gerektirirler.
2- Yapısına giren maddeler WP ilaçlara göre fazla olduğundan maliyetleri daha yüksektir.
KURU TOHUM İLAÇLARI (DS):
Tohumluk olarak kullanılan (buğday, pamuk, ayçiçeği, şekerpancarı ve sebze tohumları gibi) materyalierin ilaçlanmasında kullanılan ilaçlardır.
Toprakta bulunan funguslar (mantarlar) ile bazı toprakaltı zararlılarına karşı tohumları korumak için uygulanır. Toz ilaçlara benzemekle birlikte ilacın tohuma yapışmasını sağlayan maddeler ile tohumların ilaçlı olduğunu belirten boya maddesi içerir.
Kuru Tohum ilaçlarında (DS) Aranılan Özellikler:
İncelik Derecesi:
Bu ilaçların % 98’inin 74 mikronun altında olması istenir.
Yapışma Kabiliyeti:
Yapışmanin sürekliliği ve akıcılık istenen özelliklerdendir.
Boyama Kabiliyeti:
Özellikle insanlar tarafından da yenilebilme özelliğine sahip tohumların ilaçlı olduğunun aniaşılrnasında boyama kabiliyetinin büyük önemi vardır.
SUDA ÇÖZÜNEN TOZLAR (SP):
Bu formülasyondaki ilaçlar da toz şeklindedir. Su ile çözünebiien aktif maddeleri içeren formülasyonlardır. Aktif maddenin her oranda suda çözünmesi beklenemez. Ancak bu formülasyondaki aktif madde en yüksek uygulama dozunda bile kolayca suda çözünebilmelidir. Ayrıca aktif maddenin dışında kalan yardımcı maddelerin de suda çözünmesi gerekir.
GRANÜL İLAÇLAR (GR):
Granül çapı genellikle 0.5 mm ile 4.5 mm arasında değişmektedir. 0.5 rnm den küçük olanlara Mikrogranül, 5 mm ile 5.5 mm arasındakiler Pellet ve 30 mm ile 40 fnm arasındakiler Tablet olarak adlandinlır. Aktif madde oranı % I ila % 40 arasındadır.
Aktif maddenin taşıyıcı maddeye emdirilmesi yoluyla elde edildikIerinden, taşıyıcı maddenin iyi emme gücüne sahip olması istenir.
Granül İlaçlarda (GR) Aranan Özellikler:
Granül Büyüklüğü:
4 ila 80mm arasında olmalıdır. Granüller ister büyük ister küçük partiküllü olsunlar, partikül büyüklüklerinin aynı olması istenir.
Litre Ağırlığı:
Granül ilaçlarının parçacıklarının litre ağırlığı homojen olmalıdır. Tarlaya uygulamada homojenliğin sağlanabilmesi için litre ağırlığı çok önemlidir.
Suda Dağılma:
Granül ilaç tarlaya uygulandığında toprak neminin etkisi ile dağılabilmelidir. Ayrıca depo dayanıklılığı da istenen bir özelliktir.
Granül (GR) İlaçların Avantajları:
1- Faydalı faunaya“Bir grup bitkiyi ya da bakterileri ifade eder” zararının az olması, özellikle sıcakkanlılara çok topksik olan maddelerin bu formülasyon tipiyle uygulamaya verilebilmesi,
2- Tozma sorununun az olması sebebiyle son yıllarda dünyada kullanımı artmaktadır.
Not: Uygulama alanları açısından, Nematodlara, Toprak zararlılarına ve Yabancı otlara toprak herbisit olarak uygulanabildiği gibi gübrelere de karıştırılabilir.
ADJUVANTLAR
İlacın fiziksel özelliklerini iyileştirmek ve biyolojik aktivitesini artırmak amacıyla uygulama esnasında preparatla birlikte ilaçlama aletine ilave edilen yardımcı maddelerdir. Özellikle Herbisit uygulamasında ülkemizde aşırı derecede adjuvant kullanımı vardır.
Adjuvantlar, ilaç damlacıklarının yüzey gerilimini düşürerek bitki yüzeyi üzerinde ilacın kolaylıkla dağılımını ve bitkiye kolayca yapışmasını sağlar.
Adjuvantların Kullanımında Ortaya Çıkan Sonuçlar:
Düşük buharlaşma, hedef alınan yüzeye daha iyi yapışma ve uygulanan bitkilerinin yüzeyini daha üniform”tümüyle aynı niteliği gösteren” bir kaplama şeklinde özetlenebilir.
Etki Şekillerine Göre Adjuvant Grupları:
1- Aktivatör Yardımcı Maddeler:
Sürfaktantlar, Islatıcı Maddeler, Yağlar, Penetrantlar.
2- İlacın Özelliğini Değiştiren Adjuvantlar:
Yapıştırıcılar, film oluşturucular, yayıcılar, koyulaştırıcılar, köpükler, yayıcı yapıştırıcılar olup sürüklenmeyi azaltıp pestisitin hedefe yerleşmesini sağlarlar.
3- Faydalı Değiştiriciler:
Emülgatörler, dağıtıcılar, Stabilize edici maddeler, solventler, bağlayıcı maddeler, köpük oluşumunu önleyen maddeler olup, pek çok pestisit formülasyonlarında kullanılır.
DÜNYADA MEVCUT FORMÜLASYON TİPLERİ
| AB: Dane Yem Formülasyonlar | AE: Aerosol |
| AP: Diğer Tozlar | AL: Diğer Sıvılar |
| BB: Blok Yem | BR: Briket |
| CB: Konsantre Yem | CG: Kapsüllenmiş Granül |
| CS: Kapsül Süspansiyon | DC: Suda dağılabilir Sıvı |
| DP: Toz | DS: Kuru Tohum İlacı |
| EC: Emülasyon Konsantre | ED: Elektrodynamik Sıvı |
| ES: Tohuma Uygulanan Emülsiyonlar | EW: Suda Yağ Emülsiyonu |
| FS: Tohuma Uygulanan Akıcı Konsantre | FU: Fumigant |
| FW: Duman Çıkaran Pellet | GA: Gas |
| GB: Granül Yem | GE: Gas Üreten |
| GL: Emülsiye Olabilen Jel | GR: Granül |
| GS: Gres | GW: Suda Çözünebilen Jel |
| HN: Sıcak Sisleme | KN: Soğuk sisleme |
| LS: Tohumla Uygulanan Solüsyon | OF: Yağda Seyreltilen Akıcı Konsantre |
| PB: Plaka Yem | PA: Pasta |
| SC: Süspansiyon Konsantre (Akıcı Konsantre) | SG: Suda Çözünen Granül |
| SL: Solüsyon | SP: Suda Çözünen Toz |
| SS: Tohuma Uygulanan Suda Çözünen Toz | SU: Çok Düşük Hacimli Süspansiyon |
| TB: Tablet | UL: ULV |
| WG: Suda Dağılan Granül | WP: Islanabilir Toz |
| WS: Tohumla Uygulanan Suda Dağılan Toz | WT: Suda Çözünen Tablet |
HAP BİLGİLER
- Formülasyon, aktif maddenin uygulanabilir hale getirilmiş ticari şeklidir.
- Formülasyonlar; etkinliği artırmak, uygulamayı kolaylaştırmak ve güvenliği sağlamak amacıyla hazırlanır.
- Aynı aktif madde farklı formülasyon tiplerinde bulunabilir.
- Formülasyon seçimi; hedef organizma, uygulama şekli ve çevre koşullarına göre değişebilir.
- WP (Wettable Powder) = Islanabilir toz formülasyondur.
- EC (Emulsifiable Concentrate) = Emülsiyon konsantre formülasyondur.
- SC (Suspension Concentrate) = Süspansiyon konsantre formülasyondur.
- WG / WDG = Suda dağılabilen granül formülasyondur.
- SL (Soluble Liquid) = Suda çözünebilen sıvı formülasyondur.
- GR (Granül) formülasyonlar genellikle toprağa uygulanır.
- Toz formülasyonlar sürüklenme riskini artırabilir.
- EC formülasyonlar solvent içerdiğinden fitotoksite riski oluşturabilir.
- SC formülasyonlarda aktif madde sıvı içerisinde askıda bulunur.
- WG formülasyonlar tozlanma riskini azaltabilir.
- ULV formülasyonlar çok düşük hacim uygulamalarında kullanılır.
- Formülasyon bilgileri etiket üzerinde yer alır.
- Karışabilirlik, farklı BKÜ’lerin birlikte uygulanabilme durumudur.
- Her BKÜ birbirine karıştırılamaz.
- Yanlış karışımlar fiziksel ve kimyasal problemlere neden olabilir.
- Karışım öncesi etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmelidir.
- Karışabilirlik testi küçük hacimde ön deneme şeklinde yapılabilir.
- Çökme, köpürme ve pıhtılaşma uyumsuz karışım göstergesi olabilir.
- Alkali özellikli ürünler bazı aktif maddelerin parçalanmasına neden olabilir.
- Bakırlı preparatlar bazı ürünlerle karışım problemi oluşturabilir.
- Yağ içerikli preparatlar yüksek sıcaklıkta fitotoksite riskini artırabilir.
- Karışım sırası uygulama başarısı açısından önemlidir.
- Önce su, sonra formülasyonlar belirli sırayla tanka eklenmelidir.
- Tank karışımlarında sürekli karıştırma önemlidir.
- Rastgele tank karışımı yapılmamalıdır.
- Fiziksel uyumsuzluk uygulama ekipmanında tıkanmaya neden olabilir.
- Kimyasal uyumsuzluk etki kaybına neden olabilir.
- Biyolojik uyumsuzluk fitotoksite oluşturabilir.
- Fitotoksite, BKÜ’nün bitkide zarar oluşturmasıdır.
- Formülasyon sembolleri BKUBTS’de sık sorulan konulardandır.
