Bitki Bakteri Hastalıkları
Zeytin Dal Kanseri (Pseudomonas savastanoi pv.savastanoi)
Bakteri, krem-yeşil renkte canlı ur ve siğillerde bulunur. ur ve siğiller bir taraftan da fazla ışık ve ısı etkisiyle koyu kahverengi çatlamış ve tepesi çökük bir görünüm alır.
Yıllık sürgünlerde yaprak, çiçek ve meyve dökümü sonucu açılan yara yerlerinde oluşan siğiller küçük, yuvarlak ve süngerimsidir. Hasat sırasında sırık vuruğu, dolu yarası ve budama hatalarıyla oluşan yaranın şekline göre, urların büyüklükleri de değişmektedir. Don çatlaklarında meydana gelen urlar işse çatlak boyunca dalı sarmış olarak görülür. Genç sürgündeki yaprak çiçek ve meyve dökümü sonucu oluşan yaralarda siğiller meydana gelir ve dallar çıplak bir görünüm alır.
Konukçuları: Zeytin, zakkum, leylak, mersin, kurtbağrı, sarı yasemin ve dişbudak btkilerinde zarar yapar.
Mücadele Yöntemleri:
- Zeytin dikimine elverişli olmayan, özellikle sık sık don olayları yaşanan, fazla su tutan, tabanı killi topraklarda zeytin dikiminden kaçınılmalıdır. Eğer dikim işlemi gerçekleşmiş ise drenaj kanalları açılmalıdır.
- Bahçe tesisinde sağlıklı fidanlar ve aşı kalemi kullanılmalıdır.
- Kanserli ağaçların budama işlemleri nemli ve yağışlı günlerde yapılmamalı aletler sık sık %3’lük lizol eriyiği veya %10’luk sodyum hidroiksite batırılmalıdır.
- Gereğinden fazla azotlu gübre verilmemelidir.
- Zeytin ağaçlarında sırıkla hasat yapmaktan kaçınılmalıdır.
- Buda artıkları hemen uzaklaştırılmalıdır.
- Buda yerlerine öncelikle %5’lik göz taşı eriyiği (Bordo Bulamacı) sürülmeli, kuruduktan sonra ise aşı macunu sürülmelidir.
Kimyasal Mücadele:
Ege ve Akdeniz bölgelerinde kanserle bulaşık zeytinlikler 2 yıl budama yapılmaksızın 4 defa ilaçlanır.
İlkbahar ilaçlaması için %1’lik, diğer ilaçlamalar için %2’lik bordo bulamacı kullanılır. iki yılın sonunda Temmuz-Ağustos aylarında budama yapılır.
Karadeniz Bölgesinde ise 2. ilaçlama sadece dolu ve don zararı olursa 2. ilaçlama (şubat ilaçlaması) yapılır.
Bordo Bulamacı; Fungusit ve Bakterisit olup, Bakır Sülfat + Sönmüş – Sönmemiş kireç’ten meydana gelir. Organik tarımda rahatlıkla kullanılır ve repellent(kovucu) etkile sahiptir.
Patateste Bakteriyel Yumuşak Çürüklük ve Karabacak (Erwinia carotovora subsp. carotovora – Erwinia carotovora subsp. atroseptica E. chrysanthemi)
Patates bitkisine bakteri yaralardan giriş yapar. Bakteri hücrelerinin parçalanmasıyla patates yumrusunda sulu ve yumuşak bir çürüklük olur.
- Bakteriler kışı toprakta, toprağa karışmış yumru ve bitki parçaları üzerinde geçirir.
- Hastalık önce tarlada kendini belli eder. Toprağa dikilen yumru eğer bakteriye bulaşıksa, bitki çıkışı olmak ve yumrular toprak altında çürür ya da çıkış olsa bile bitkilerin gelişmesinde bir durgunluk, çalılaşma ve bodurlaşma, yapraklarında yukarı doğru kıvrılma, sararma, solgunluk ve bazı durumlarda ölüm gözlenir.
- Karabacak belirtisi genellikle bitki çıkışından sonra görülür. Hasta bitkilerin gövdesinin hemen toprak üstündeki kısımda siyahlaşma ve yumuşama görülür. Bazı durumlarda siyahlaşma ve çürüme stolanlara ve yeni oluşan yavru yumrulara doğru kökler hiç oluşmaz. Bu şekildeki bitkiler çekildiğinde toprak seviyesinden kopar. Hasta bitkilerden hasta yumrular oluşur. Bu tip yumrular kesildiğinde başlangıç krem, beyaz renkte ve sulu bir çürüme gözlenir. Zamanla patates yumrusunda hasta ve sağlam doku arasında siyah sınır oluşur ve renk hızla değişir. Böyle yumrularda hızlı ve kokulu bir çürüme görülür. Hastalıklı yumruların depoya girmesi halinde, yeni yumru bulaşmaları olmakta ve ürün kaybı artmaktadır.
Kültürel Mücadele:
- Temiz tohumluk kullanılmalıdır.
- Patates yumruları kesilmeden dikilmelidir.
- Ağır topraklarda derin dikimlerden kaçınılmalıdır.
- Hastalıklı bitki artıkları yumuları ile birlikte tarladan uzaklaştırılmalıdır.
- Bulaşık topraklarda patates ve domates dışındaki bitkilerle (hububat, mısır vs.) ekim nöbeti uygulanmalıdır.
- Hasat patates yumrularının kabuğu kalınlaştıktan sonra yapılmalıdır.
- Yumru üzerinde bulunan toprak depolama sırasında havalanmayı engelleyen depolama öncesinde yumruların üzerindeki toprak mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır.
- Depolar sık sık kontrol edilerek hasta yumrular ayıklanmalı ve uzaklaştırılmalıdır.
- Toprak altı zarları ile mücadele edilerek, yumrularda yara açılması önlenmelidir.
NOT: Kimyasal Mücadele Bulunmamaktadır.
Pamuk Köşeli Yaprak Leke Hastalığı (Xanthomonas axonopodis pv. malvacearum)
Hastalık etmeni kuraklık ve sıcağa oldukça dayanıklı bir bakteridir. Sağanak şekilde yaz yağmurlarının olduğuy yıllarda bakteri kozaya ve oradan da pamuk tohumlarına geçer. Kışı bulaşık pamuk tohumlarında ve topraktaki bitki artıklarında geçirir.
Belirtileri:
Hastalıktan dolayı açılmamış kozalar çok küçükse döküm olur. Büyüklerse normal gelişme olmaz, pamuğun verimi ve kalitesi düşer. Çiğit tohumluk olarak kullanılmaz. Hastalık, özellikle yağışlı geçen mayıs-haziran aylarında önemli zararlara neden olur.
Köşeli yaprak leke hastalığı, pamuk bitkisinin yaprak, yaprak sapı, koza ve taraklarında koyu yeşil ve kahverengi lekeler şeklinde görülür. İlk lekeler bitkinin kotiledon yapraklarında açık yeşil, yuvarlak yağ lekesi gibi görünür. avaların ısınması ile lekeler kurur, beyazımsı bir kabuk şeklini alır. İklim koşulları hastalık için uygun giderse lekerler, gerçek yapraklara, sapa ve kozalara geçer. Lekeler gerçek yapraklarda küçük damarlar ile sınırlanmış, köşeli ve koyu kahverenklidir. Bu lekeler, hastalığın ilerlediği devrelerde birleşerek büyür ve parçalanır. Genç sürgünlerde ve dallarda ise uzunlamasına dar lekeler şeklinde belirtiler oluşur. Sürgünlerde solgunluk yapar, dallarda lekeler zamanla siyaha döner ve siyah kol adını alır. Ve kıvrılmalar meydana gelir.
Kültürel Mücadele:
Hastalıkta ari, serfikalı tohum kullanılır. Hasattan sonra tarladaki hastalıklı bitki artıkları yok edilmeli, fazla su tutan topraklar drenaj yapılmalı, aşırı sulamadan kaçılılmalı ve 3-4 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.
Ruhsatlı İlacı Bulunmamaktadır!
Bakteriyel Kanser (Pseudomonas syringae pv. Syringae)
Konukçuları: Kiraz, vişne, erik, kayısı, nektarin, şeftali ve diğer taş çekirdekli bitkileri etkiler.
Hastalık vişneden çok kiraz ağacını daha şiddetli etkilemektedir. Hastalık etmeni kış gibi olumsuz konuşlları kanserli dokuların kenarlarında, görünüşte sağlıklı görünen gözlerde ve sistemik olarak etkilenen bitkilerin iletim demetlerinde geçirir. Bakteriyel etmen kışlama yerlerinde çoğalır ve yağmurlar ile çiçeklere ve genç yapraklara taşınırlar. Sonhabara doğru yapraklar dökülünce, hastalık yaprakların dökülme yerlerinde açılan yaralardan bitki dokularına giriş yaparlar.
Belirtileri:
Hastalık etmeni ağaçların bir çok organına saldırabilir. Gövde, dal ve ince dallarda bulunan kanserli dokulardan özellikle geç bahar ve yaz ayları boyunca devamlı zamk salgılanır.
Kanserli dal ve sürgünlerin ve uç kısımlarındaki yapraklar gövdenin kanser tarafından tamamen kuşaltılması sonucu solar, yaz ve erken sonbaharda ölürler. Bazen de büyük dal ve gövdelerde de benzer şekillerde ölümler ortaya çıkabilir.
Yaprak ve meyve enfeksiyonları her zaman ortaya çıkmayabilir fakat uzun süre devam eden serin ve nemli havalar ve kısa sürede olsa çiçeklenme sırasında benzer havaların ortaya çıkması patojen ekonomik olarak zarar yapmalarına neden olabilir. Yaprak lekeleri koyu kaverengi, dairemsi ve bazen sarı bir hale bürünerek etrafı kuşatır. Böylece küçük lekeler biirleşerek daha büyük lekeleri meydana getirirler. Bu durum özellikle yaprak kenarlarında görülür. Ya da lekelerin merkezi hastalıktan dolayı düşer ve yaprak yırtılmış bir görünüm alır. Etkilenen dokular çöker ve etinde siyah bir leke bırakır. Bu lekelerin etrafı lezyon ve meyve yaşına bağlı olarak sarı kırmızı renk alır.
Meyve gövdeleri üzerinde lezyonlar eliptik ve kahverengi renklidir. Lekenin etrafında suyla ıslanmış gibidir. Enfekteli olan yaprak ve çiçek gözleri baharda açılmadan dökülebilir. Sonuçta bu gözler ölü göz olarak adlandırılmaktadır. Solmuş yaprak ve kurumuş meyve asılı olarak kalmaktadır.
Kültürel Mücadele:
- Kanserli dokuları barındıran ince dal ve sürgünler budanmalı ve imha edilmelidir. Ocak ve Şubat aylarına kadar dormant budamayı geç yapılmalı. Yaz budaması hassattan sonra kuru havalarda yapılmalıdır.
- Dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.
- Yabancı ot kontrolü yapılmalıdır.
- Hastalıktan ari fidanlar kullanılmalıdır.
- Dondan etkilenmeyeceği yerler seçilmelidir.
- Dikimden önce toprakların nematoda bulaşık olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
Özellikle don zararından sonra mutlaka ilaçlama yapılarak bakteriyel enfeksiyon azaltılabilir. Ayrıca çiçeklenmeden önce ve sonra yapılacak enfeksiyonlarda hastalığa karşı bitkileri koruyucu bir etki yapmaktadır.
Ruhsatlı İlaç: Bakır Sülfat
Bakteriyel Solgunluk ve Patates Kahverengi Çürüklüğü (Ralstonia Solanacearum)
! Bu Bakteriler Karantinaya Tabiidir.
Konukçuları: Patates, domates, tütün, biber, patlıcan, pamuk, yer fıstığı, yasemin, semiz otu, tatula, ısırgan otu, sirken..
Biyolojisi: Hastalık etmeni genellikle toprak kaynaklıdır. Köklerde veya gövede bulunan yaralar ile stomalar yoluyla enfeksiyonu gerçekleştirebilir. Sistemik olarak ksilem dokuları içinde ilerler ve solgunluğa neden olur. Patatete kahverengi çürüklük hastalığının yayılmasında latent efendiyonlar (belirti vermeden hastalık etmeninin yumruda bulunması) çok önemlidir. Latent olarak enfekteli tohumluk patateslerin bir bölgeden diğerine ya da bir ülkeden diğerine nakliyeyle hastalık yayılır. Ayrıca etmenin yayılmasında yüzey suları (akarsu, sulama kanalı) önemli rol oynamaktadır. Bütün bunların yanında köpek üzümü ve yaban yasemini gibi yabancı otlar hastalığın bir mevsimden diğerine geçişinde ve yayılmasında etkin bir role sahiptir.
- Kök nematodları enfeksiyonu teşvik etmektedir.
- Yüksek toprak nemi ve nemli havalar hastalık şiddetini arttırmaktadır.
Belirtileri:
Patates:
Yeşil aksamda: Enfeksiyonun erken döneminde, gün içerisindeki yüksek sıcaklıklarda bitkinin tepe yapraklarında bir solgunluk oluşur. Anca bu solgunluk geceleri düzelir. Solgunluğun ilk dönemlerinde yapraklar yeşil kalır, daha sonra yapraklarda sararma ve kahverengi nekrozlar görülür. Epinasti oluşur. Solgunluk hızla geri dönüşümsüz bir hal alır ve bitkinin ölümüne yıl açar.
Bu bitkiler enine kesildiğinde iletim dokusunda kahverengi nekrozlar görülür. Ve kesilen yüzeyden kendiliğinden veya sıkılınca sütümsü bir akıntı (ooze) çıkar. Kesilen sap su içerisinde dikey olarak yerleştirildiğinde, bakteri iplikçiklerinin iletim demetlerinden suyun aktığı görülür.
Patates Yumrusu: Patates yumruları göbek bölüne yakın kısımlardan enine yada stolon ucundan uzunlanmasına kesilmelidir.
Enfeksiyonun erken devresinde iletim demetlerinde saman sarısı açık kahverengi sütümsü bir bakteriyel akındı (ooze) çıkar. Daha sonra iletim demetlerindeki renk değişikliği koyu kahverengiye döner. Ve nekroz, parankimatik dokuya doğru yayılır. İleriki devrelerde enfeksiyon yumrunun göbek kısmı ve gözlerinden dışarı doğru yayılır. Göbek kısmı ve gözlerden çıkan bu bakteriyel akıntıya toprak parçaları yapışır. Yumrunun içindeki iletim dokusunun çökmesinden dolayı kabukta kırmızımsı kahverengi, hafifçe çökük lezyonlar oluşabilir. Hastalığın daha sonraki dönemlerde 2. olarak gelişen bakteriyel ve fungal yumuşak çürüklükler yaygındır.
Domates: İlk belirtiler en genç yapraklarda sarkık ve cansız oluşum şeklinde görülür. Patojen için uygun çevresel koşullar oluştuğundai epinasti ve tek taraflı veya bitkinin tamamında oluşabilen solgunluk görülür. Daha sonra bitki tamamen çöker. Sapın üzerinde çok fazla sayıda yan kök gelişebilir. İletim demetlerinde oluşan nekroz nedeniyle, sapın dip kısımlarında sulu görünüşlü çizgiler oluşması olasıdır. Sap çapraz kesildiğinde iletim demetlerinin kahverengiye döndüğü görülür. Ayrıca beyaz veya sarımsı bakteriyel akıntı damlaları çıkar.
Mücadele Yöntemleri:
- Ruhsatlı İlacı Yoktur.
- Ara konukçu yok edilmelidir.
- Temiz tohumluk yumru kullanımlaıdır.
- Hastalıktan ari üretim materyali kullanılmalıdır.
Domateste Bakteriyel Leke Hastalığı (Xanthomonas vesicatori)
Belirtileri: Yapraklarda ilk belirtiler küçük, şekilsiz, yağlımsı lekeler şeklindedir. İlerleyen dönemlerde lekelerin birleşmesiyle tüm yaprak kurur.
– Erken dönemde hastalık görülürse fide ve genç bitkiler tamamen kavrulur.
– Yaprak sapı, sap ve meyve sapında yaprak belirtilerine benzer yağlı görünüşte lekeler oluşur.
– Meyvelerde ise başlangıçta küçük zamanla büyüyen, hafifçe çukur, ortası çatlayan lekeler oluşur ve zamanla bu lekeler meyveyi tümden çürütebilir.
– Hastalığı oluşturan etmen tohumla da taşınabilen bir bakteridir.
– Hastalık bitki artıklarıyla toprağa geçip toprağı da bulaştırabilir.
– Özellikle çiçek devresinde domates ve bitkilerini hastalandırdığında önemli ürün kaybı oluşturur.
Konukçuları: Domates, Biber, köpek üzümü
Kültürel önlemler:
– Temiz tohumluk kullanılmalıdır.
– Fide döneminde hastalık belirtisi gösteren bitkiler fidelikten uzaklaştırılarak imha edilmeli.
– Fidelik ve seralar sık sık havalandırılmalıdır.
– 2-3 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır
• Bakır Hidroksit
• Bakır Karbonat
• Bakır Oksiklorid → Ruhsatlı ilaçları
• Bordo Bulamacı
• Mancozeb (Kimyasal bileşen)
Sert Çekirdekli Meyve Ağaçlarında Bakteriyel Kanser ve Zamklanma (Pseudomonas syringae pv. Syringae) ve (Pseudomonas syringae pv. Morsprunorum)
Pseudomonas syringae pv. Syringae kiraz, kayısı olmak üzere sert çekirdekli meyve ağaçlarında hastalığa neden olur.
Pseudomonas syringae pv. Morsprunorum sadece kiraz, erik, badem türlerine özelleşmiştir.
Hastalık etmeni gözlerden, çatlaklardan, yaralardan ve budama yerlerinden bitkiye girer ve kışı kanserlerin kenarındaki kabuk dokusunda, sağlıklı gözlerde ve sistemik olarak iletim demetlerinde geçirir.
İnce dallarda ve genç sürgünlerde enfeksiyon, genellikle yaprak dökümü sırasında ve kış aylarında meydana gelir. Bakteriler dallara göz diplerinden, budama yerlerinden ve yaprak izlerinden girer. Kabuk ve iletim demetlerine kadar ilerleyebilir.
Bakteri ilkbaharda kanserlerde çoğalmaya başlar ve yağmurla çiçeklere ve yapraklara yayılır.
Belirtileri: Hastalık etmenleri gözler, çiçekler, yapraklar, meyveler, genç sürgünler, dallar ve ağacın gövdesinde zarar yapar. Enfekteli yaprak ve çiçek gözleri ilkbaharda açılmaz. Bu gözlerin dip kısımlarında küçük kanserler oluşur.
Bu gözlerden açılan olursa da yaz başlarında buradan çıkan yapraklar solgunlaşır ve kurur. Uygun koşullarda çiçekte de enfeksiyonlar görülür. Hastalığa yakalanan çiçekler solar, kahverengi renk alır ve dalda asılı kalır.
Özellikle kayısı, erik ve kirazda yapraklarda küçük yuvarlak veya şekilsiz, başlangıçta soluk yeşil, yağ lekesi görünüşünde daha sonradan kahverengi renk alan sarı, haleli leke oluşur. Bu lekeler sonradan kurur ve dökülür. Yapraklar saçma ile delinmiş gibi bir görünüm alır. Kanserli dalların uç kısımlarındaki yapraklar, ilkbahar sonları ve yaz aylarında solgunlaşıp ölebilir.
Kayısı meyvesinin çağla döneminde, yüzeysel ve meyvenin iriliğine göre 1-3 cm çapında lekeler oluşur. Bu lekeler başlangıçta yeşil yağlımsı görünüşte olup, yaşlandıkça koyulaşır. Kiraz meyvesinde ise küçük, kahverengi-siyahı hafifçe çökük lekeler oluşur. Lekelerin içinde zamk akıntısı görülebilir.
İnce dallar ve genç sürgünlerde, başlangıçta kabuk üzerinde kahverengi küçük, çökük lekeler görülür. Bunlar enine boyuna büyümeye devam eder. Renkleri koyulaşır, sonra leke sürgünü çepeçevre sarar ve sürgün kurur. Kayısıda hastalık 1-2 yıllık sürgünlerde daha çok zarar yapar. Geriye doğru ölüm başlar. Ağaçlar çalılaşır ve ürün hızla azalır, 5-6 yıl sonra ağaç tamamen kurur.
Ana dallar ve gövde üzerinde kanserler oluşur. Kanserli dokuların yüzeyi ıslak ve güneş yanığı görünümündedir, 1-2 yıl sonra bunların ilkbaharda sızında şeklinde zamk akıntısı görülür.
Kültürel Önlemler
– Fidan üretiminde sağlıklı çöğür ve gözler kullanılmalı.
– Ağır enfekteli ağaçlar sökülüp imha edilmeli.
– Ağaçlar üzerindeki kurumuş veya belirti bulunan dallar ve gövde üzerinde bulunan kanserler, sonbaharda ilaçlamadan önce efekteli kısım 30-60 cm altında kesilerek yakılmalıdır.
– Budamada kullanılan aletler her seferinde %10’luk sodyum hipoklorite daldırılarak dezenfekte edilmeli.
– Yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır.
İlaçlama zamanı:
Kullanılan: Bakır Sülfat
İlk İlaçlama: Sonbaharda yaprakların %75’i döküldüğünde yapılmalıdır.
2.İlaçlama: İlkbaharda gözler uyanmadan önce yapılmalıdır.
Fasulye Adi Yaprak Lekesi (Xanthomonas axonopodis pv. Phaseoli)
Hastalığın bulaşması bulaşık tohumlarla ya da toprakta kalan hastalıklı bitki artıklarıyla olur.
Konukçusu: Fasulye
Belirtileri:
– İlk belirtiler çenek yapraklarda görülür.
– Gerçek yapraklarda ise önce soluk yeşil renkli, zamanla oldukça geniş olan solgunluklar oluşur.
– Zamanla bu lekeler kurur.
– Kapsüllerde yağlı görünümlü, içe çökük, merkez kısmında sarı renkli bakteriyel akıntı (ooze) görülen zamanla kırmızımsı kahverenkli lekeler oluşur.
Kültürel önlemler:
Temiz tohumluk kullanılmalıdır.
Kimyasal mücadele:
Hastalık görülmeden önce veya az sayıda bitkide görüldüğünde koruyucu olarak yeşil aksam ilaçlaması yapılır.
Yeşil aksam ilaçlamaları haftada bir ara ile 2-3 kez yapılmalı
Ruhsatlı ilaç → Bakır oksiklorid
Patateste Adi Uyuz (Streptomyces scabies)
Hastalığı oluşturan toprakta yaşayan bir bakteridir. Genel olarak kumlu, tınlı ve alkali toprakta yaşar. Bu hastalıktan dolayı patates bitkisinin toprak üstündeki gövde ve yapraklarında herhangi bir belirti görülmez. Hastalık yumrularda ilk belirti olarak küçük yuvarlak lekeler halinde ortaya çıkar. Bu lekecikler yumruyla birlikte büyüyerek renkleri koyulaşır. Bu lekelerin olduğu yerdeki kabuğu ince bir şekilde keserek altta saman sarısı bir renk oluştuğu görülür. Yumrulardaki farklı görünüşlere göre; yüzeysel derin ve kabarık uyuz şeklinde ayrılır.
• Yüzeysel uyuz, yumrudaki uyuz açık kahverengi veya pas rengi, mantarımsı pütürlü ağ benzeri bir görünüştedir.
• Kabarık uyuz, yumru üzerindeki kabarık, pürüzlü kaba ve mantarımsı oluşumlar meydana gelir.
• Derin uyuzda, çukur veya yarıklar halinde girintiler oluşur. Uyuz hastalığı yumruların görünüşünü bozarak patatesin pazar değerini düşürür.
Konukçuları: Patates, turp, havuç, şalgam
Kültürel Önlemleri:
– Temiz ve sertifikalı tohumluk kullanılmalı.
– Hastalığa dayanıklı patates çeşidi kullanılmalı.
– Hastalıklı veya şüpheli yumrular ayıklanmalı ve tohumluk olarak kullanılmamalıdır.
– Ekim nöbeti yapılmalı.
– Kimyasal gübre ile birlikte yeşil gübre kullanılmalı.
– Sık ve aşırı sulama yerine boğaz doldurmadan 15 gün sonra birer hafta ara ile 6 sulama yapılmalıdır.
ruhsatlı ilaç → maneb
Ateş Yanıklığı (Erwinia Amylovora)
Biyolojisi:
Kışı enfekteli konukçu bitki artığında geçirir. Kurumuş kanser dokuları ve yara kabukları baharda çiçek enfeksiyonu için birincil derecede önemli yayılma ve bulaşma kaynağıdır. Bakteri bitkiye doğrudan çiçeklerden, doğal açıklardan (stoma, lentisel ve hidatot) veya yaralardan giriş yapar. Böceklerden, rüzgâr veya yağmurla taşınır.
Belirtileri:
En tipik belirtisi, enfekteli bitki aksamının ateşten yanmış bir görünüm almasıdır. Nemli havalarda bu enfekteli kısımlarda krem rengi sütümsü bir akıntı oluşur ve bu akıntı kuruduğunda elmada amber rengi, armutta ise kahverengine dönüşmektedir. Bu akıntı, hastalık etmeninin en karakteristik işaretidir.
İlk belirtiler genellikle tek bir çiçek veya tüm çiçek demetinde görülür. Başlangıçta enfekteli kısımlar suda haşlanmış gibi bir görünüm alır. Enfeksiyon çiçek tablasına doğru ilerler ve çiçek tablası koyu yeşil renkte, suda haşlanmış gibi bir görünüm alır.
Çiçek enfeksiyonunu, genç meyve enfeksiyonları takip eder. Hastalık ilerledikçe tüm sürgün, ana dallar ve gövdeye kadar enfeksiyon yayılabilir.
Taze sürgünler enfekte olduğunda siyahlaşır ve uç kısımları geriye doğru 180 derece kıvrılır. Bu belirti ‘’Çobandeğneği’’ olarak adlandırılır. Dal ve gövdelerde enfekteli kısımlardaki dokular içeriye doğru çöker ve başlangıçta kırmızımsı-kahverengi bir hal alır.
Koşullar uygun olduğunda yine bu kısımlarda bakteriyel akıntılar oluşur. Hastalıklı kısımlarda kabuk bir bıçakla kaldırıldığında, kabuk dokusunun kahverengileştiği ve bu kahverengileşmenin sağlam doku içeri doğru ilerlediği görülür.
Ateş yanıklığı hastalığının konukçuları:
Özellikle armut, ayva, elmalarda çok zararlı olmaktadır. Ayrıca yeni dünya ve muşmula ağaçlarında da zararlı olmaktadır. Yumuşak çekirdekli meyve ağaçları dışında dağ muşmula ateş dikeni, akdiken, üvez, gülgillerde, japon eriği.
Hastalığın yayılması, dağılımı:
Rüzgâr, yağmur, böcek insan ve kuşlar en önemli faktörlerdir. Özellikle sürgün gelişiminin teşvik edildiği, kum fırtınası ve dolu gibi iklim olaylarının olduğu koşullarda ve emici böcek (yaprak biti, psyllo sp.) popülasyonunun arttığı durumlarda çok şiddetli enfeksiyon görülür. Bunlardan yağmur, bakterinin kışlayan kanser ve taze inokulumdan bitkinin diğer organlarına yayılmasında son derece önem taşımaktadır.
Not: Tahmin-uyarı sistemi bu hastalıkta kullanılır ve bu hastalık karantinaya tabidir!
Kimyasal mücadele:
İlaçları
- Aureobasidium pullulans
- Fosetyl- al
- Bacillus subtilis
- Maneb
- Bakır oksiklorid
- Bordo bulamacı
a) Durgun dönemde
Gözlerin kabardığı ancak yeşil uçlarının tam olarak çıkmadığı dönemde %1,5 Bordo bulamacı
b) Çiçek dönemi:
Tahmin uyarı modeli uyarı verdiğinde 24 saat içinde ilaçlamalı. Çiçeklenme başlangıcında (Beyaz rozet)
Günlük ortalama sıcaklık 15 °C ve üzeri yağmurlu ve nemli koşul devam ediyorsa 5’er gün arayla ilaçlama yapılmalıdır. Çiçek petal yapraklarının dökülmesiyle çiçek enfeksiyon riski ortadan kalkar. Çiçek dönemi veya sonrası aktif sürgün gelişiminin devam ettiği dönemde don, dolu, kum fırtınası, ağaçta yararlamaya neden olursa 18 saat içinde ilaçlanmalıdır.
Fosetyl-Al, maneb→fungusit neboklerisit
Badem Dal kanseri (Pseudomonas amygdali)
Bakteri, kışı badem ağacındaki kanser yaralarında ve yaprak izlerinde geçirmektedir.
Hastalığın en önemli belirtisi, yıllık sürgünlerde, dal ve gövdede oluşan kahverengi kanser yaralarıdır.
Ağaçlar erken ilkbaharda henüz dormant dönemde iken, yaprak izlerinin bulunduğu kabuk kısmında zamanla uzunlamasına bir çatlaktan odun kısmına doğru yayılan şişkinlikler oluşur. Enfekteli kabuk dokusu parça parça yarılır ve kanserler açılır.
Gözler etrafında yayılan kanser yaraları ise gözlerin ölmesine ve ürün azalmasına neden olur. Bu kanser yaraları yıldan yıla büyürler. Hastalığa yakalanmış ağaçlarda gelişme ve yaprak durumu zayıflar, ağaç zamanla kurur.
Konukçusu: Badem
Kültürel önlemleri:
• Aşı kalemlerinin ve aşı aletlerinin temiz olması gereklidir.
• Kanserle bulaşık bahçelerde budama işlemi ağustos-eylül aylarında yapılmalıdır.
• Budama aletleri sık sık %3 lizol eriği veya %10 sodyum hipoklorite batırılmalıdır. Budama artıkları hemen yakılmalıdır. Kanserle bulaşık bahçelerde hasat sırıkla değil elle yapılmalı. Budama yerlerine %5’lik göz taşı eriği sürülmeli, göztaşı kuruduktan sonra da aşı macunu ile kapatılmalıdır.
Yeni bahçe tesis ederken hastalığa dayanıklı badem çeşitleri dikilmelidir.
Ruhsatlı ilacı → Bakır sülfat
Domatesde Bakteriyel Benek Hastalığı (Pseudomonas syringae pv. Tomato)
• Yaprak, sap, çiçek ve meyve saplarında kahverengiden siyaha kadar değişen küçük lekeler oluşur.
• İlerleyen dönemlerde yapraklardaki küçük lekelerin birleşmesiyle daha büyük lekeler oluşur.
• Meyvelerde küçük, koyu kahverengi, yüzeysel kabarcıklar şeklinde lekeler görülür.
• Hastalığı oluşturan bakteri tohumla taşınabilir. Ayrıca hastalıklı bitki artığıyla toprağı da bulaştırabilir.
Konukçuları:
Domates, biber ve patlıcan
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler:
– Temiz tohumluk kullanılmalıdır.
– Fide döneminde hastalık belirtisi gösteren bitkiler fidelikten uzaklaştırarak imha edilmelidir.
– Hastalıklı bitki artıkları yok edilmelidir.
– Fidelik ve seralar sık sık havalandırılmalıdır.
– Hastalığın görüldüğü seralarda 1 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
- Bakır hidroksit
- Bakır karbonar
- Bakır oksiklorid
- Bordo bulamacı
- Mancozeb
- Tea tree oil
- Yağ ve rosin asitlerinin bakır tuzları
Not:
Mancozeb → Fungusit ve Bakterisittir.
Bakırlı preperatlar→ Fungusit ve Bakteristtir.
Genellikle bakteri hastalıklarında kullanılır.
Fasulye Hale Yaprak Yanıklığı (Pseudomonas savastanoi Pv. Phaseolicola)
Hastalığın bulaşması bulaşık tohumlarla ya da toprakta kalan hastalıklı bitki artıklarıyla olur. Bulaşık tohumlar ve topraktaki hastalıklı bitki artıkları üzerinde geçirir. Serin ve yağışlı koşullarda hastalık şiddeti daha çok artmaktadır.
Belirtileri:
• Çenek yapraklarda küçük, köşeli, yeşilimsi gri yağ lekeleri oluşur.
• Gerçek yapraklardaki lekelerin merkezi kahverengi, çevresi sarımsı yeşil haleyle çevrilidir.
• Kapsül üzerindeki lekeler yuvarlak koyu yeşil, ıslak görünümlüdür.
• Gövde ve kapsüllerdeki lekelerde bazen krem renkli bakteriyel akıntı görülebilir.
• Özellikle beyaz tohum çeşitlerde tohum kabuğu üzerinde sarı renk almış alanlar görülebilir
Konukçusu: Fasulye
Kültürel önlemler:
Temiz tohumluk kullanılmalı
Hastalık için uygun olmayan sıcak ve kurak bölgelerde yapılmalıdır.
Hastalıklı bitki artıkları seralardan uzaklaştırılmalı ve imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
Ruhsatlı ilacı: Bakır Oksiklorid
Hastalık görülmeden önce bitkiler 2-3 yapraklı dönemde iken koruyucu olarak yeşil aksam ilaçlaması yapılmalı yeşil aksam ilaçlaması hafta 1 ara ile 2-3 kez yapılmalıdır.
Lahana Siyah Damar Çürüklüğü (Xanthomonas campestris pv. Campestris)
– Etmen tohumda ve hastalıklı bitki artıklarında kışı geçirir. Hastalıklı bitki artıklarında 2 yıl kadar canlılığını sürdürebilir.
– Bakteri sıçrayan su damlaları, rüzgar, böcekler, makineler ve sulama suyuyla yayılır. Geniş alanlara yayılmasında en önemli faktör bulaşık tohumlarıdır.
– Bitkiler fide döneminde iken enfekte olursa yaprak esmerleşir ve kurur.
– Olgun bitkilerde hastalık önce alt yapraklarda görülür.
– Yaprak lekeleri yaprağın kenarından başlar ve içeri doğru ‘’V’’ şeklinde ilerleyerek hastalıklı alanlar sarı renk alır.
– Lekeler büyüdüğünde solgunlaşan doku, yaprağın dibine doğru ilerler. Sonra enfekteli yaprakların damarları siyah veya kahverengi olur.
– Bu hastalık için en tipik belirti, damarların siyahlaşıp, çürümesidir.
Konukçuları:lahana, Brüksel lahana, brokoli, karnabahar, turp, şalgam, hardal, yabani hardal
Ruhsatlı ilacı yoktur!
– Hastalık tohumla taşındığından, hastalığın görüldüğü üretim alanlarından tohum alınmamalı.
– Hastalıktan arı sertifikalı tohum ve fideler kullanılmalı.
– Tohumluk üretimi sıcak ve kurak bölgelerde yapılmalıdır.
– Hastalık görülen tarlalarda Turpgiller (Cruciferae ) Familyası dışındaki kültür bitkileri ile en az 3 yıllık bir ekim nöbeti uygulanmalı.
– Hastalık saptanan fideliğin toprak ve harcı değiştirilmeli veya dezenfekte edilmelidir.
– Toprak altı zararlıları ve diğer zararlılarla mücadele edilmeli.
– Yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır.
Kök kanseri (Agrobacterium tumefaciens)
Virülent bakteriler birkaç büyük plasmid taşımaktadır. Bu plasmidlerden birinde tümör oluşumuna neden olan genler bulunmaktadır ve Ti-plasmid olarak isimlendirilir. Ti-plasmidine sahip olmayan veya sıcak uygulamasıyla Ti-plasmidine kaybeden bakteriler virülent değildir. Bu etmen aside dayanıklı değildir. Optimun gelişme 25-30°C, minimum 0°C ve maximun gelişme sıcaklığı ise 37°C’dir. Bakterinin termal ölüm noktası 50-52°C’dir.
Etmen, toprakta uzun süre yaşayabilmekte ve işlenen toprakta virüslensliğini koruyabilmektedir. Alkali toprakta daha çok yayıldığı saptanmıştır.
Bakteri, bulaşık toprakta saprofit olarak yıllarca canlılığını sürdürülebilir. Bakteri yaralardan giriş yapar.
Hastalık, bulaşık fidan ve topraklarla yayılır.
Belirtileri:
Hastalıklı meyve ağaçları ile bazı orman ve park ağaçlarının köklerinde ve gövdenin toprak yüzeyine yakın kısımlarda görülür. Hastalığın yerleşim yeri ağaçların kök boğazı olmakla beraber, ender olarak kök ve toprak üstü aksamlarda da görülür. İnce ve derin köklerde hastalık hemen hemen görülmez. Kökler kalınlaştıkça ve kök boğazına yaklaştıkça hastalığın bulunma oranı artar.
Bakterinin bulunduğu yerdeki parankima hücrelerinin aşırı çoğalmaları sonucu başlayan hastalığın ilk belirtisi küçücük urdur. Ur oluşumunun başlangıcında, urlar beyaz-ten rengi ve oldukça yumuşak olup, yara dokusundan daha hızlı gelişir. Urların dış yüzeyindeki hücrelerin çürümesiyle urların rengi koyu kahve- siyaha dönüşür. Bazı urlar kolaylıkla parçalanır. Bazı urlar ise daha odun su ve sert yapıdadır. Urların boyutları fındık büyüklüğünden 30cm çapa kadar değişebilir.
Urların bazıları tümüyle çürüyerek aktivitesini yitirirken, bazıları takip eden sezonda herhangi bir yüzeyinden tekrar taze gelişimler gösterir.
Hastalık, bitkilerde ur oluşumu dışında, bodurlaşma, küçük ve klarotik yaprak çıkarma gibi belirtilere de neden olur. Hasta bitkiler, olumsuz çevre koşullarında, özellikle kış zararlanmalarına çok daha duyarlıdır. Kök boğazında veya ana köklerinde ur bulunan bitkiler zayıf gelişim ve verimlerde düşüş meydana gelir. Ağır enfekteli bitkiler ölebilirler.
Fındanlıklarda ise fidanların kök boğazında ve köklerinde fındık veya ceviz büyüklüğünde ur görülür.
Urların yüzeyleri çatlar.
Genç ağaçlar enfeksiyonlarda çok etkilenir ve kısa sürede kururlar.
Konukçuları: 600’den fazla atsu veya odunsu bitki türünü hastalandırır.
Kültürel Önlemler:
• Ağır ve su tutma kapasitesi yüksek olan topraklarda fidanlık veya odunsu bitki tesis edilmemeli, eğer edilmişse drenaj kanalları açılmalı.
• Fidanlık kurulurken önce fidanlık toprağın bu bakteriyle bulaşık olup olmadığı kontrol edilmeli. Bunun için ilkbaharda iyi işlenmiş toprağa 1-2 yaşında, kökleri tıraş edilmiş ve temiz şeftali çöpürleri 1-3 cm aralıklarla dikilir.
Sonbaharda çöğürler sökülerek köklerde ur olup olmadığı kontrol edilir. Çöğürler bulaşık çıkarsa, bu toprakta fidancılık yapılmamalıdır.
– Üretimde dayanıklı anaç seçilmeli. S-37 şeftali anacı, bazı malling elma anaçları ve Japon kayısısı dayanıklı fakat M-7, M-9 ve M-26 bodur elma ağacının anacı duyarlıdır.
– Sertifikalı çoğaltım materyali kullanılmalıdır.
– Hastalıklı bitkiler sökülerek imha edilmeli.
– Sökülen ağaçların çukur çevresine 40cm derinlik ve 20cm genişliğinde tecrit çukuru açılarak içeri sönmemiş kireçle doldurulmalıdır.
– Urların henüz az ve küçük olduğu bitkilerin kök boğazları açılarak ur dokuları çıkarılmalı ve yara yerine %5’lik bakır sülfat eriği sürülmelidir.
– 5 yıllık ekim nöbeti
– Bakım işlemleri sırasında bitkileri yaralamaktan kaçınılmalıdır.
– Toprak altı zararlıları ile mücadele edilmelidir.
Biyolojik mücadele:
Kök kanserine karşı kiraz ve şeftalide Agrobacterium radiobacter strain K1026 biyolojik mücadele ajansı kullanılmalıdır. Bu preperat ekim veya dikimden önce tohum, çöğür ve fidanda uygulanır. Koruyucu özelliğe sahiptir.
Kimyasal mücadele:
Meyve ağaçlarında kök kanserine karşı ilaçlı mücadele temmuz- ağustos aylarında yapılır.
Bakır sülfat → Ruhsatlı ilacı
Bağlarda kök uru (Agrobacterium vitis)
Konukçusu: Doğal olarak asmadır, yapay olarak krizantem, ayçiçeği, tütün gibi bitkilerde de ur oluşturur.
Biyolojisi: Etmen, sistemik olarak asma bitkisinde, toprağa karışmış urlarda ve kök parçalarında uzun yıllar canlılığını sürdürür. Taze yaralardan bitkiye giriş yapar.
Belirtileri: Hastalık omcanın toprağa yakın kısımlarında ve kollarında görülür. Köklerde genellikle ur oluşturmaz. Fakat lokal nekrozlara ve çürümelere neden olur. Urlar yaz ayı başlarında beyaz renkli ve yumuşak görünümlüdür. Yaz sonunda kahverengine dönüşürler. Sonbaharda ise kuru ve odunsu bir yapıya bürünürler. Bir sezonda tüm omcayı saracak kadar büyük urlar oluştururlar.
Urlar, bitkide zayıf sürgün gelişim gösterir ve sürgünün urun üstünde kalan kısımları koruyabilir.
Özellikle don olaylarının görüldüğü yerlerde, asma üzerindeki don çatlakları boyunca çok sayıda urlanma olur. Don çatları boyunca oluşan bu belirtiler halk arasında sıraca ya da uyuz olarak adlandırılır. Olumsuz çevre koşullarına ve özellikle soğuk zararına duyarlı hale gelir.
Fidanlıkta ise, asma fidanlarının köklenme noktalarında, köreltilmiş gözlerde ve aşı noktalarında, köreltilmiş gözlerde ve aşı noktalarında urlar görülür.
Hastalığın Yayılma Yolu: En önemli yayılma yolu enfekteli üretim materyalidir. Topraktan do bulaşmalar gerçekleşir. Ayrıca budama ve toprak işleme amacıyla kullanılan alet ve ekipman hastalığın yayılmasında rol oynar.
Bağ kök urunun mücadelesi:
– Ağır ve su tutan topraklarda ve kış-ilkbahar donlarının yoğun görüldüğü yerlerde fidanlık ve bağ tesisi yapılmamalı.
– Sertifikalı fidan, çelik ve kalem kullanılmalı.
– Hastalıklı bitkiler sökülerek imha edilmeli (eradikasyon)
– Aletler her seferinde %10’luk sodyum hipoklorid (çamaşır suyu) veya %3 lizol’la dezenfekte edilmelidir.
– Hastalık görülen bağlar söküldükten sonra en az 5 yıl süreyle yeni bağ tesis edilmemeli. 5 Yıllık ekim nöbeti.
– Fidan üretiminde kullanılacak olan dormant dönemdeki anaç ve kalem çeliklerinin 50°C sıcaklığa ayarlı su banyosunda 30dk süreyle sıcak su uygulamasına tabi tutulmalı.
– Bitkileri yaralamaktan kaçınılmalıdır.
– Aşı yerleri steril parafin ile kapatılmalıdır.
– Toprak altı zararlılarla mücadele edilmelidir.
– Bağdaki ağır bulaşık asmalar sökülüp imha edilmeli, söküm yerine 40cm derinlik ve 20cm genişliğinde çukur açılarak sönmemiş kireçle doldurulmalıdır.
– Dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.
– Hasattan sonra gövde ve dallardaki urlar bıçakla iyice temizlendikten sonra %5 oranında göztaşı eriği ve kuruduktan sonra ardıç katranı sürülmelidir.
Not: Ruhsatlı ilacı yoktur!
Domateste Bakteriyel kanser ve Solgunluk (Clavibacter michiganensis subsp michiganensis)
Belirtileri:
– Hastalığı oluşturan bakteri tohumla taşınabilir. Ayrıca hastalıklı bitki artıklarıyla toprağı da bulaştırabilir. Tohumda bulunan bakteri doğrudan dolayı iletim demetine geçer ve bitkinin her tarafına yayılır.
– Domates bitkileri çiçek devresine yaklaştığında alt yapraklardan itibaren solmaya başlar ve zamanla yukarı doğru ilerler. Bu solgunluğun bitkinin tek tarafında görülmesi ve solan yaprakların zamanla kuruması hastalığın tipik belirtisidir.
-Solgunluk belirtisi gösteren bitki ortadan ikiye kesildiğinde iletim demetleri boyunca ince sarı, açık kahverengi renk değişikliği görülür.
– Hastalığın ileri devrelerinde domates gövdesinde yara ve çatlamalar oluşur. Bu nedenle hastalığa bakteriyel kanserde denir.
– Meyvelerde ise ortası açık kahverengi, çevresi beyaz haleli ve kuş gözü olarak tanımlanan leke oluşur.
– Hastalıklı bulaşık tohumların rengi değişir ve çimlenme gücünü yitirir.
Konukçuları: Domates, biber, köpek üzümü
Kültürel Mücadelesi:
– Temiz tohumluk kullanılmalı
– Hastalıklı bitki sökülmeli
– Seralar sık sık havalandırılmalı, domateste koltuk alma işlemi yapılırken hastalık görülen bitki en sona bırakılmalı.
– 2 yıl ekim nöbeti
Ruhsatlı ilacı yoktur!
Domateste öz nekrozu
(Pseudomonas corrugata, P vidiflasa)
(Pseudomonas cichorii, P. Mediterranea)
(Erwinia carotovora subsp caratovora)
(Erwinia carotovora subsp. Atroseptica, E. Chrysanthemi)
Belirtileri:
Hastalığı oluşturan bakteriler toprak kaynaklıdır. Düşük gece sıcaklıkları ve yüksek orantılı nem hastalığı teşvik etmektedir.
– Üst yapraklarda solgunluk ile birleşen bir sararma görülür.
– Gövde üzerinde özellikle koltuk yerlerinde kahverengi siyah lekeler oluşur.
– Gövde, yaprak ve meyve sapları boyunca esildiklerinde öz dokusunun kahverengi siyah renk aldığı görülür. Hastalığın ilerlemesiyle öz parçalanır ve boşalır.
– Gövde üzerinde kök gelişimi gözlenebilir.
Konukçuları: Domates, biber
Kültürel önlemler:
– Aşırı azotlu gübrelemeden kaçınılmalı, bitkiler dengeli bir şekilde beslenmelidir.
– Hastalıklı bitkiler serodan uzaklaştırılmalıdır.
– Bitkiler yararlanmamalı, seralarda koltuk alma işlemi yapılırken hasta bitkiler en sona bırakılmalıdır.
Kimyasal mücadele yöntemi yoktur!
Patateste Halka Çürüklüğü (Clavibacter michiganensis subsp. Sepodonicus)
Tohumluk yumruların, özellikle kesilerek dikiminin yapılması hastalığın yayılmasında önemlidir. Etmen yumru kaynaklıdır.
Enfekteli bir yumrunun kesilmesinde kullanılan bıçak ile sağlıklı yumrulara değerse ve kesilirse, 20-30 kadar yumru kolaylıkla bulaşabilir. Etmen kışın toprakta canlılığını devam ettirememektedir. Ancak hastalık patates sapları ve enfekteli yumrularda kışlayabilir.
Patateslerin bir bölgeden diğerine nakliye yoluyla da hastalık taşınır.
Belirtileri:
Hastalık belirtileri genellikle vejetasyon döneminin sonlarında hafif solgunluk şeklinde ortaya çıkar.
Solgunluğun ilk belirtileri en alttaki yapraklarda başlar, bu solgunluk ya bitkininda ya da sapın sadece bir tarafında görülmektedir.
Yaprakların kenarları içe ve yukarı doğru kıvrılır.
Yapraklar önce donuk açık yeşil renk, sonra grimsi yeşil rastgele bir benekleme, damarlar arasında sararma ve son olarak kahverengi nekrotik alanlar oluşur.
Enfekteli saplar enine kesildiklerinde, iletim dokusunda renk değişikliği belirgin değildir. Bazen belirtiler latent kalır latent hastalık bitki bünyesinde var fakat belirti (simptom) görülmez.
Yumru enfeksiyonu stolanlar yoluyla olmaktadır.
Yumrular, yumrunun sapa bağlandığı kısımlarında enine kesildikleri zaman ilk belirtiler görülebilir. Bu belirtiler yumrunun stolana yakın yerlerindeki iletim demetlerinde şeffaf (cam gibi) krem-sarı renkli çizgi şeklindedir.
İlerlemiş enfeksiyonlarda ise renk değiştiren bölge yumuşar. Bu hastalığın bir özelliği olarak, yumrular sıkıldıklarında iletim demetindeki dışında olan doku kolaylıkla iç dokudan ayrılır ve parçalanan dokuyla birlikte kremimsi, peynir gibi, kokusuz bakteriyel akıntı ortaya çıkar.
Hastalık ilerledikçe yumrunun dışında da belirtiler görülür, bunlar gözlerin etrafında kırmızımsı kahverengi lekeler şeklindedir. Yumru kabuğu sık sık yıldız biçiminde çatlaklar oluşur.
Latent enfekteli yumrular 10°C aşan depo koşullarında tutulursa, bakterinin çoğalması için uygun koşullar oluştuğunda yumru belirtileri hızla ilerler ve önemli ürün kayıpları oluşabilir.
!Etmen, önemli bir karantina organizmasıdır.
Konukçuları: Patates, şekerpancarı tohumu ve bitkisinde belirti vermeden de (latent) bulunabilir.
Kültürel önlemler:
– Hastalıktan ari, sertifikalı tohumluk kullanılmalı.
– Tohumluk patatesler kesilmeden dikilmeli.
– Hasat sonrası tüm bitki artıkları yok edilmeli, 3 yıl süreyle münavebe yapılmalı.
– Patates depolarının tüm zemini ve duvarları %10’luk sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmeli.
– Dikim, hasat, nakliye ve depolama esnasında kullanılan alet ekipman ve malzemeler topraklarından temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
Etkin bir kimyasal mücadele yöntemi yoktur!
Not: Münavebe (Ekim nöbeti): Bir tarlaya aynı ürünleri arka arkaya ekilmemesi, farklı bitkilerin bir düzen içinde birbirinin peşi sıra ekilmesini ifade eder.!
Hıyar Köşeli Yaprak Lekesi (Pseudomonas syringae pv. Lachrymans)
Hastalık etmeni bitki artıklarıyla toprağa geçerek, toprakta 1-2 yıl canlılığını koruyabilmekte, ancak bitki artıkları olmadığında toprakta uzun süre yaşayamamaktadır.
Hastalık etmeni ile bulaşık tohum primer enfeksiyon kaynağıdır.
Sekonder enfeksiyonlar, stoma, hidotat ve yaralar yoluyla olmaktadır.
Hastalık yağmur, yağmurlama sulama ve bakım işlemleri sırasında yayılır. Yayılmasında sulama suyu en önemli rolü oynar.
Belirtileri:
Hastalık etmeninin ilk belirtileri, katiledan yapraklarda, şeffaf, düzensiz, yağ lekeleri şeklindedir.
Hastalık zamanla gerçek yapraklara geçerek, damarlar tarafından sınırlandırılmış, köşeli yağ lekeleri oluşturur.
Lekeler zamanla griye döner, ölür ve kurur. Lekeli kısımlar sağlam dokudan ayrılır, düşer ve yapraklarda düzensiz delikler oluşur.
Sabahın erken saatlerinde veya yüksek orantılı nem koşullarında yaprağın alt yüzeyindeki lekeler üzerinde bakteriyel akıntı görülür ve sonra akıntı beyazımsı bir kabuk şeklinde kurur.
Erken enfeksiyonlar ciddi ürün kayıpları oluşturur.
Konukçuları: Etmenin en doğal konukçusu hıyar bitkisidir. Hıyar dışında diğer Cucurbitaceae familyası üyelerini de hastalandırır.
Kültürel Önlemler:
– Hastalık tohumla taşındığından, hastalığın görüldüğü üretim alanlarından tohum alınmamalı.
– Hastalıktan ari sertifikalı tohum ve fideler kullanılmalı.
– Hasat sonunda topraktan bitki artıkları uzaklaştırarak imha edilmeli.
– En az 2 yıllık ekim nöbeti uygulanmalı.
– Yağmurlama sulama sisteminden kaçınılmalı.
– Bitkilerin ıslak olduğu durumlarda tarla ve seralarda çalışılmamalıdır.
İlaçlama zamanı:
Hıyar köşeli yaprak lekesi ile mücadele yeşil aksam ilaçlamaları şeklinde yürütülür.
Yeşil aksam ilaçlamaları tarlada hastalık görülmeden veya ilk görülmeye başladığında koruyucu olarak 10 gün ara ile en az 3 uygulama yapılmalı.
Bakır oksiklorid, Maneb
NOT: Maneb etken maddesi hem fungusit, hem de bakterisittir.
Ceviz bakteriyel yanıklık (Xanthomonas arboricola pv. Juglandis)
Etmen, kışı enfekteli uyur(dormant) gözlerde geçirir. Primer enfeksiyonlar ilkbaharda bakterinin bu tomurcuklarında çoğalarak sürgünlere ve meyvelere geçmesiyle oluşur.
Sekander enfeksiyonlar ise etmenin yağmur damlaları ile yayılmasıyla gerçekleşir. Sekander enfeksiyonlar sonucu sürgünler sürgünler üzerinde oluşan kanserlerde bakteri kışlayabilir
** Hastalık etmeni cevizde zararlı Chromaphis Judlandicola, Eriophyes erineus tarafından yayılabilir.
Belirtileri: Hastalığın ilk belirtileri yapraklarda görülür. Bakteri yaprağın bütün dokularına saldırı. Parankimada birkaç milimetrik kahverengi- siyah lekeler oluşur. Bu lekeler küçük bir nokta boyutunda damarlarla sınırlı 2-3 mm’lik köşeli lekelere dönüşür.
Sayısız lekeler ve çizgi şeklinde oluşumlar yaprak yüzeyini tamamen kaplayarak şekil bozukluklarına ve deformasyonlarına neden olur.
Genç sürgünler hastalıktan daha çok etkilenir. Bazen sürgü ucunda ölüm meydana gelir. Ancak genelde sürgün boyunca farklı büyüklükte, sürgünü sarabilen lezyonlar oluşur. Sürgünü saran bu lezyonlar yüzeysel olurlar veya öze kadar ulaşarak kanser oluştururlar. Nemli havalarda kanserlerden çıplak gözle görülmeyen, ancak inokulum kaynağı oluşturan bakteriyel akıntı çıkmaktadır. Özellikle erken ilkbahar danlarından sonra yeşil sürgün ve tomurcuklarda yanıklık belirtisi çok karakteristiktir. Ceviz henüz fidan döneminde hastalığa yakalanırsa bütünüyle kuruyup ölebilir.
Daha yağlı ağaçlarda ise hastalık genç sürgünlerde kurumalara enden olur.
Hastalıklı bitkiler erkek ve dişi çiçekler bütünüyle kararır ve kurur. Bu çiçeklerin bakteri ile enfekteli polenleri hastalık etmeninin yayabilir.
Meyveler ise oluşumların başında, oldukça duyarlıdır. Meyve yüzeyinde küçük, başlangıçta yağ yeşili, daha sonra siyahlaşan ve hafif çökük lekeler görülür. Zamanla bu lekeler yaygınlaşarak çürüklere neden olur. Meyvedeki lekeler çoğu kez kabukla sınırlı olmaz, cevizin iç kısımlarına da yayılır. Cevizin rengi değişerek tadı acılaşır. Meyveler küçükken enfeksiyona uğrarsa önemli oranda meyve dökümü gözlenir.
Konukçuları: Ceviz
Kültürel Mücadele:
– Hastalıklı sürgün ve dallar kesilerek imha edilmeli.
– Erken döneminde dökülen hastalıklı meyveler toplanıp imha edilmeli.
– Uygun gübreleme yapılmalı.
– Hava sirkülasyonu sağlayacak şekilde budama yapılmalı.
İlaçlama Zamanı:
İlk ilaçlamalara yaprak tomurcuklarının patlama döneminde başlanır, kullanılan ilacın etki süresi göz önüne bulundurarak enfeksiyon koşulları ortadan kalkıncaya kadar ilaçlama yapılır.
Ruhsatlı ilacı yok!
Fındık Bakteriyel Yanıklık (Xanthomonas arboricola pv. Corylina)
Bakteri yaralar ve yapraklar üzerindeki açık stomalar yoluyla bitkiye girer.
Kanserlerde ve enfekteli tomurcuklarda canlılığını sürdürür. Bakteri bitkiden bitkiye yağmur, rüzgar ve budama aletleri ile yayılır.
Genç ağaçlar uygun olmayan çevre koşullarında, yüksek taban suyu, elverişsiz toprak yapısı, topraktaki besin maddeleri noksanlığı ve kültürel işlemler sonucu bakteriyel yanıklığa karşı duyarlı olurlar.
Belirtileri:
Hastalık, tomurcuk, yaprak, dal, gövde ve ara sıra zuruf ve meyvede zarar yapar.
Özellikle yaprak ve çiçek tomurcukları hassastır. Önce en dıştaki tomurcuk pulları enfekte olur, daha sonra bakteri tomurcuğun içine hareket eder. Enfekteli tomurcuklar ya tamamen ölür ya da kısmen zarar görür. Bakteri ile bulaşık olan tomurcuklar yazın kısmen veya tamamen açılabilir. Bu tomurcuklardan gelişen sürgünler enfekteli olarak çıkarlar. Yapraklar üzerindeki lekeler, yuvarlak veya düzensiz bir şekilde görülürler.
Lekelerin çapları genellikle 1-2mm’dir. Yeni oluşan lekeler donuk, sarımsı yeşil renkte olup, zamanla kırmızımsı kahverengine döner.
Enfekteli dallar ise kurumuş gibi görünür. Yapraklar bu dallar üzerinde kıvrılarak kurur ve asılı kalır. Dallardaki lezyonları tespit etmek güç olabilir, fakat yakından kontrol edildiğinde, kabuğun hafifçe çökük ve kırmızımsı mor bir renk aldığı görülür. Kabuk kaldırılırsa iç kısımdaki dokuların küçük lekeler şeklinde kırmızımsı kahverengine dönüştüğü görülür.
Gövdede kanser oluşumu, bu hastalığın en önemli devresidir. Yaralar genellikle 4 yaşına kadar olan ağaç gövdelerini kuşatır ve onların ölümlerine neden olur.
Zuruflar üzerindeki lekeler 1-2mm çapında yuvarlak veya çeşitli şekillerde ve koyu kahverengi veya siyah renkte görülür. Meyve kabuğu üzerindeki lekeler 1mm çapında, yüzeysel, genellikle yuvarlak veya değişik şekillerde ve koyu kahverengidir.
Tomurcukları, sürgünleri, dalları ve hatta ocakları kurutmakta olan bu hastalık bazı durumlarda ekonomik ürün kaybına neden olur.
Konukçusu: Fındık
Kültürel Mücadelesi:
Fındık bahçeleri tesis edilerek yerlerde toprak normal derinlikte ve bitki besin maddelerince zengin olmalıdır.
– Taban suyu yüksek ve su tutan toprakların bulunduğu yerlerde bahçe tesis edilmemelidir.
– Gübreleme ve toprak işlemesi zamanında ve tekniğe uygun yapılmalıdır.
– Sağlıklı fidan geçilmeli, Sonbaharda dikimi yapılmalıdır.
– Enfekteli dallar kesilip imha edilmelidir.
– Budama sırasında bir ocaktan diğerine geçerken budama aletleri sık sık %30’lük lizol eriği veya %10’luk sodyum hipokloridle dezenfekte edilmelidir.
– Budama artıkları bahçeden uzaklaştırılıp imha edilmelidir.
İlaçlama Zamanı:
İlacı: Bakır sülfat
1. İlaçlama: Hasattan sonra sonbahar yağışları başlamadan önce ağustos sonu veya eylül başında
2. İlaçlama: Sonbahar sonlarında yaprağın %75 döküldüğünde
3. İlaçlama: Yaprak tomurcukları patlamaya başladığı dönemde
Tütünde Vahşi Ateş (Pseudomonas syringae pv. Tabaci)
Etmen ‘’Tabtoksin’’ olarak isimlendirilen etkin bir toksin üretirler.
Etmen topraktaki bitki artıklarında, kurutulmuş veya kurumuş hastalıklı tütün yapraklarında, enfekteli tohum kapsüllerindeki tohumlarda, tohum yatağı örtülerinde ve bazı yabani otların veya kültür bitkilerinin köklerinde kışlayabilir.
Bu inokulum kaynaklarından yağmur damlaları ve rüzgarla yapraklara taşınan bakteriler stomolar, hidotatlar veya böcek ve diğer etkenler nedeniyle açılan yaralarda girerler.
Belirtileri:
Genellikle ilk belirtilerini fidelikteki genç bitkilerin yapraklarında oluşturmakla, birlikte her yaştaki bitkiyi etkileyebilir.
Özellikle iyi gelişmemiş tütün fidelerinin yapraklarının kenar ve uç kısımlarında ıslak bir çürüme veya suda haşlanmış gibi görünen belirtiler oluşturur. Tüm yaprak veya bir parçası çürüyüp, düşebilir.
Enfekteli fidelerin bir kısmı fidelikte ölürken bazıları tarlaya şaşırtmadan sonra ölebilir.
Hastalık için tipik belirtiler tarladaki bitkilerin yapraklarında yuvarlak, sarımsı yeşil lekeler şeklinde kendini gösterir.
1-2 gün içinde lekelerin merkezi kahverengileşir ve sarımsı yeşil bir haleyle çevrilir. Hastalık ilerledikçe leke merkezleri ve çevresindeki hale genişler. Birbirine yakın lekeler birleşerek düzensiz, büyük ölü alanlar oluşabilir. Kuru havalarda bu hastalık alanlar kurur ve böyle kalırlar, nemli havalarda ise düşerler.
Lekeler seyrek olarak çiçeklerde, tohum kapsüllerinde, yaprak sapı ve gövdede görülebilir.
Kültürel Önlemler:
– Temiz tohumluk kullanılmalı.
– Fidelik toprağı ekim öncesi kimyasallarla veya buharla sterilize edilmelidir.
– Azotlu gübrelemelerden kaçınılmalı.
– Hastalıklı fideler hemen uzaklaştırılmalı.
– Hastalık ve sağlıklı fideler arasında 2.5cmlik bir zon bırakılmalı ve boş alana formal dehit dökülmelidir.
– Dayanıklı çeşit kullanılmalı.
– Yalnızca sağlıklı fideler tarlaya şaşırtılmalı.
İlaçlama: Tohum ve fide ilaçlaması şeklinde yürütülür.
Fakat; Ruhsatlı ilacı yoktur. Kimyasal ilacı yoktur.
Asmada Pierce Hastalığı (Xylella Fastidiosa)
Belirtileri:
Asmalarda belirtiler önce ani kuruma şeklinde görülür. Örneğin yaprak hala yeşil ilen kenarlarının bir kısmı veya tümü haşlanır. Haşlanmış alanlar yaprak merkezine doğru ilerler ve daha sonra kahverengine döner. Mevsim sonunda etkilenen yapraklar genellikle düşerler ancak yaprak sapları dallarına bağlı olarak kalır. Yaprak belirtileri olan asmalardaki üzüm salkımlarında gelişme durur, solar ve kururlar. Enfeksiyonlu sürgünler düzensiz olgunlaşarak olgun olmayan ve yeşil olarak kalan öz arasında kahverengi kabuk lekelerine neden olurlar. Bunu izleyen mevsimlerde, enfeksiyonlu bitkiler geç ilkbahar gelişmesi gösterirler, sürgünler kısa kalır ve ilk yapraklarda yeşilimsi yaprak bantlaşması olur fakat mevsim sonuna doğru yapraklar ve meyve ilk mevsimdeki gibi benzer belirtileri gösterir. Uç kısımların çökmesini kök sisteminin ölmesi izler. Etkilenen asmaların hepsinin o mevsimki odun kısmının uzunlamasına ve enine kesitlerinin içinde hemen görülen sarı-kahve çizgiler içerir. Aynı odunda, iletim demetleri ve diğer tip hücrelerde zamk oluşur ve her büyüklükte iletim demetlerinde tylose oluşur. Hem zamk hem de tylose oluşumu hasta bitkilerde pek çok harici belirtiye neden olacak derecede iletim demeti tıkanıklığına neden olurlar. Yoncada, enfeksiyonlu bitkiler canlılıklarını geçici olarak kaybederler. Her biçimden sonra onlar çok az iyileşme gösterir, çok sayıda dönük gövde ve küçük koyu yeşil yaprak oluştururlar. Enfeksiyonda 6-8 hafta sonra bitkiler ölürler. Taç ve kökün odun kısımları içte, iletim demetlerinde zamk benzeri materyallerin birikimi nedeniyle kahverengi-sarı bir renk değişimi gösterir.
Bu patojen aşıyla ve pek çok Cüce ağustosböceği ile taşınmaktadır. En yaygın vektörleri Carneocephala ve Droeculacephala türleridir. Vektör patojeni hasta konukçuda 12 saat beslendikten sonra alır. Ve onu sağlam konukçulara hayatı boyunca taşımayı sürdürür. Bu patojenin bitkideki varlığı hastalık belirtileriyle varsa indikatör bitkilere böcek vektör veya aşı ile nakledilmesiyle teşhis edilir. İndikatör bitki olarak asma çeşitleri içerisinde en sık kullanılanlara Carigname, Emperor ve Palominodur.
Mücadelesi:
Asma Cücelik hastalığı ve yonca Cüceliği’nin tarlada pratik bir mücadelesi yoktur. Böcek vektörlerle mücadele ve hasta bitkilerin yakılması etkili olmamıştır. Tüm ticari üzüm çeşitleri hastalığa içermektedirler. Haftada bir veya iki haftada bir enfeksiyonlu bitkilerin kök çevresine 150-100 ppm tetracyctine solusyonunun uygulanması bitkilerin çoğunda bir veya iki yıl simptom gelişmesini önlemiştir, fakat bu gibi ilaçlamalar ticari amaca uygun değildir. Bitkiler tek tek, tüm bitkiyi 45°C’deki suya 3 saat, 50°C’de 20d. veya 55°C’de 10d. batırılarak patojenden arındırılabilir. Böyle uygulamalarda yetiştiriciye pek yararlı değildir. En iyisi patojenin doğal olarak bulunmadığı yerlerde bitki yetiştirmektir.
Avrupa (Vitis vinifera), Amerika (V. Labrusca) ve Amerikan-Fransız hibrit tipi üzüm çeşitleri hastalık etmenine karşı duyarlıdır. Sofralık üzüm çeşitleri için hastalığa karşı Tampa, Dog Ridge, Lake Emerald veya Blue Lake gibi anaçların dayanıklı olduğu bildirilmiştir.








































































