Giriş
BİTKİ ZARARLILARI İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER
Tarımda ürün kayıplarına neden olan çok sayıda hayvan türü bulunur. Bu hayvan türlerini şöyle sıralayabiliriz:
- Böcekler,
- Nematodlar,
- Salyangoz ve Sümüklüböcekler,
- Halkalı solucanlar,
- Akarlar,
- Kuşlar,
- Kemirgenler ve diğer memeliler
Bu gruplar içerisinde böcekler, gerek tür sayısı gerekse tarım ürünlerine verdikleri zarar yönünden en önemli grubu oluşturur.
BÖCEKLER
Böcekler Arthropoda şubesi içerisinde yer alır. Bu şube tüm hayvanlar aleminin %75’ini oluşturur. Arthropoda şubesi içerisinde böcekler Hexapoda (insecta) sınıfı içerisindedir.
Şube: ARTHROPODA (Eklembacaklılar)
Özellikleri:
- Vücut değişik büyüklükte ve sayıda segmentlerden (bölümlerden) oluşmuştur.
- Değişik sayıda vücut segmentinde çift olarak eklemli bacak vardır.
- Vücut iki taraflı simetriktir.
- Vücudu dıştan koruyan ve hayvan büyüdükçe atılıp yenisi oluşturulan bir dış iskelet (deri, gömlek) taşırlar.
- Kan dolaşımı açık bir sistemdir. Kalp sindirim sisteminin üstünde sırtta yer alır. Vücut boşluğu kan ile doludur.
- Sinir sistemi, başta bir beyin ile vücudun karın tarafında uzanan sinir kordonundan oluşmuştur.
“Solunumlarını trake sistemi ile yaparlar. (Trakeler havadaki oksijeni dokulara kadar götüren ve dokudaki CO2‘’yi dışarıya taşıyan borucuklar sistemidir.)
Sınıf: HEXAPODA (İnsecta=Böcekler)
Özellikleri:
- Erginlerinde bir çift anten vardır.
- Solunum trake ile yapılır.
- Vücutları üç bölmelidir.
- Üç çift bacak vardır.
Önemli Bazı Böcek Takımları:
- Diptera (İki kanatlılar): Sinekler
- Thysanoptera (Kirpik kanatlılar) Thripsler
- Odonata (Yusufçuklar)
- Neuroptera (Sinir kanatlılar): Çoğu predatör ve faydalı böceklerdir
- Homoptera(Homojen kanatlılar): Ağustos böcekleri
- Orthoptera (Düz ya da doğru kanatlılar): Çekirgeler, hamam böcekleri
- Heteroptera (Yarım kanatlılar)
- Lepidoptera (Pul kanatlılar): Kelebekler, güveler
- Coleoptera (Kın kanatlılar)
- Hymenoptera (Zar kanatlılar): Arılar
Zararlı Böcekler bitkilere ve ürünlerine aşağıdaki şekillerde zarar verirler:
- Isırıp yiyerek,
- Bitki özsuyunu emerek,
- İçinde beslenerek,
- Ur meydana getirerek,
- Köklere zarar vererek,
- Yumurta bırakırken yumurta bırakma boruları ile yaralar açarak,Hasta bitkilerden sağlıklı bitkilere hastalıkları bulaştırarak,
Ağız yapıları: Böceklerde dört tip ağız yapısı vardır.
- Çiğneyici Ağız: Temel ağız yapısıdır. Orthoptera, Neuroptera, ve Coleoptera takımlarında görülür.
- Delici–emici Ağız: Ağız parçalarının değişerekoluşturduğu iğne sayısına göre 2-3-4 ve 6 iğneli tipleri bulunur. Sivrisinekler ve bazı sineklerle, Hemiptera, Homoptera ve Thysanoptera örneklerinde görülür.
- Emici Ağız: Ağız parçalarından biri yüksek derecede uzama göstermiş ve bir hortum şeklini almıştır. Kelebeklerde (Lepidoptera) görülür.
- Yalayıcı-Emici Ağız: Bal anlarında (Hymenoptera) görülen ağız tipidir.
Böceklerin ağız yapılarını bilmenin önemi:
Zararlılara karşı kullanılan kimyasal ilaçların bazısı midede zehir etkisi gösterir. Böcek bitkilerin üzerine atılmış böyle bir ilacı ancak, çiğneyici tipte ağız yapısına sahipse ısırıp yediği yaprak parçalarını yutarak midesine alır. Zehir böceğin midesinde etkisini gösterir ve böceği öldürür. Bu ilaç, delici emici ağız yapısına sahip böceklere etkili olmaz. Bu tip böceklere karşı ise bitki özsuyuna geçen siste- mik yapılı ilaçlar kullanılmalıdır.
Böceklerde Üreme
Tüm böcekler eşeyli olarak ürerler. Bir böceğin yumurta evresinden başlayarak tekrar yumurta evresine gelmesine döl adı verilir. Böcekler yumurtalarını genellikle larvaları çıkınca besin bulabilecekleri bir ortama bırakırlar. Böceklerde üreme çoğunlukla döllenmiş yumurta ile olur. Buna amfigoni üreme şekli denir. Bazı böceklerde yumurta, döllenmeden de birey meydana getirebilir. Buna partenogenesis veya partenogenetik üreme denir. Partenogenetik üremede üç tip birey meydana gelir:
Arhenotoki: Döllenmemiş yumurtalardan yalnızca erkek bireyler meydana gelir.
Tellitoki : Döllenmemiş yumurtalardan yalnızca dişiler meydana gelir.
Amfitoki: Döllenmemiş yumurtalardan hem erkek, hem de dişi birey meydana gelir.
Döllenmiş ve döllenmemiş yumurtalarla üreme şekillerinden başka üreme şekilleri de vardır. Bunlar:
Heterogoni: Döllenmemiş ve döllenmiş yumurtalarla üreme birbirini izler. Yaprak bitleri tüm yaz boyunca döllenme olmaksızın ürer. Sonbaharda ise erkek ve dişi bireyler çiftleşip kışı geçirecek döllenmiş yumurtayı meydana getirirler.
Pedogenesis : Bazı ergin olmamış böcekler vücutlarında olgunlaşmış yumurta taşırlar ve döllenme olmaksızın çoğalabilirler.
Poliembiryoni: Bir yumurtadan birden fazla birey meydana gelmesidir.
Viviparite : Bazı böceklerin yavruyu canlı olarak dışarı çıkarmasıdır.
Hermafroditism : Bir bireyde hem dişi hem de erkek eşey hücrelerinin meydana gelmesidir. Böceklerde çok az görülür.
Böceklerde Başkalaşım
Yumurtadan çıkan larva ve nimf, ergin olabilmek için bazı değişiklikler geçirir. Bu değişikliklerin tümüne başkalaşım denir. Başlıca üç tip başkalaşım vardır:
Ametabola (Başkalaşım göstermeme),
Hemimetabola (Yarı başkalaşım),
Holometabola (Tam başkalaşım),
Ametabola (Başkalaşım göstermeme):
Yumurtadan çıkan yavru şekil bakımından ergine tamamen benzer. Ancak boy ve kütle bakımından küçüktür. Yavruya nimf denir.
Yumurta > Yavru çıkışı > Beslenme ve gelişme > Ergin
Hemimetabola (Yarı başkalaşım):
Yumurtadan çıkan yavru ergine benzer. Yavruya nimf denir. Ancak kanatları yoktur. Vücudun değişik kısımlarının büyüklük oranları ergininkinden farklıdır. Gömlek değiştirmelerden sonra ergine benzerlik artar.
Yumurta Yavru çıkışı > Beslenme ve gelişme > Beslenme ve gelişme > Ergin
l.gömlek değiştirme 2.gömlek değiştirme
Holometabola (Tam başkalaşım):
Yumurtadan çıkan yavrular ergine hiç benzemez. Bu yavrulara larva denir. Larvalar beslenerek ve gömlek değiştirerek boy ve kütlece büyürler. Olgun larva; beslenmeden, hareket etmeden geçirilen bir çeşit uyku dönemine girer. Bu döneme pupa denir. Pupadan ergin meydana gelir.
Yumurta > Yavru çıkışı > Beslenme ve gelişme Beslenme ve gelişme > Pupa
1.Dönem > Ergin çıkışı
1.Gömlek değiştirme > Kanatların gelişmesi, iç ve dış değişiklik
2.Gömlek değiştirme > Ergin
Böceklerde Gömlek Değiştirme
Yumurtadan yeni çıkmış yavru çok küçüktür. Beslenerek vücut ağırlığını arttırır. Ancak üzerindeki deri esnek değildir. Vücut kütlesinin artışına uyarak genişlemez. Bu nedenle derinin değiştirilerek yerine daha geniş bir derinin meydana getirilmesi zorunludur. Eski derinin atılarak yeni derinin meydana getirilmesine deri değiştirme veya gömlek değiştirme denir.
Yavrunun yumurtadan çıktığı andaki durumuna 1.dönem larva/nimf denir. Bunun yaptığı deri değiştirmeye 1. deri değiştirme veya 1 .gömlek değiştirme adı verilir. Deri değiştirme sayısı böcek takımlarına göre değişir. Genellikle Diptera’lar 3, Orthoptera’lar ve Heteroptera’lar 5, Hymenoptera’lar 8 defa gömlek değiştirir.
Böceklerin Zararlı Formları
| Takımlar | Zararlı formları |
| Orthoptera (Düz kanatlılar) | Ergin+Nimf |
| Thysanoptera (Kirpik kanatlılar) | Ergin+Nimf |
| Heteroptera (Yarım kanatlılar) | Ergin+Nimf |
| Homoptera (Homojen kanatlılar) | Ergin+Nimf |
| Coleoptera (Kın kanatlılar) | Larva+Ergin |
| Lepidoptera (Pul kanatlılar) | Larva |
| Diptera (iki kanatlılar) | Larva |
| Hymenoptera (Zar kanatlılar) | Larva |
| Acarina | Ergin+Nimf |
Bitkilerdeki Zararlılar
Bitki özsuyunu emenler
- Yaprak bitleri (Afifler) (Hom.): Tatlımsı madde çıkararak fumajine neden olur.
- Kırmızı Örümcekler (Acarina)
- Kabuklu bitler:Tatlımsı madde çıkararakfumajine neden olur.
- Pamuklubitler:Tatlımsı madde çıkararakfumajine neden olur.
- Psillidler
- Beyazsinekler (Hom.): Tatlımsı madde çıkararakfumajine neden olur.
- Tripsler (Thys.)
- Domates pas akarı (Acarina)
- Sarı çay akarı (Acarina)
- Pis kokulu yeşil böcek (Hom.)
- Yaprak pireleri (Hom.)
Yapraklarda beslenenler
- Yaprak galeri sinekleri (Dip.)
- Yeşil kurt (Lep.)
- Pamuk yaprakkurdu (Lep.)
- Tırtıllar
- Testereliarılar
Köklerde beslenenler
- Kök ur nematodları (Nematoda)
- Danaburnu (Orth.)
- Kadı lokması
- Bozkurt
- Tel kurdu
Kök, gövde ve kotiledonlarda beslenenler
- Tohum sineği (Dip.)
Bitki sapını kemirenler
- Bozkurt (Lep.)
Gal (Ur) oluşturan böcekler
- Yaprak bitleri
- Akarlar (Eriophyidae)
Zararlılara Karşı Savaşın İlkeleri
Amaç; böcek ve diğer hayvansal organizmaların meydana getirecekleri zararları önlemek, ya da azaltmak amacıyla populasyonlarını ekonomikzararseviyesinin altına düşürmektir. Bu amaca ulaşmak için öncelikle doğal denge ve ekonomik zarar eşiği göz önünde tutulur Bitki korumacının görevi doğal dengeyi bozmadan zararlı populasyonlarını mümkün olduğunca, uzun süre ekonomik zarar seviyesinin altında tutmaktır.
Doğal Denge:
Doğada zararlı ve yararlı organizmalar bir arada ve belirli bir denge içinde bulunurlar. Doğadaki bu sisteme “doğal denge“adı verilir. Doğadaki organizmaların zararlı veya yararlı sıfatını alışında onların insanlarla olan ilişkisi rol oynar. Bu ilişki genelde bir beslenme ilişkisidir. Örneğin Elma iç kurdu, elma meyvesi ile beslenmesinin sonucu olarak insanların besinine ortakolması nedeniyle “zararlı“sıfatını alır. Elma iç kurdunun yumurta parazitoiti Elma iç kurdu yumurtaları ile beslenip onun populasyonunu azaltması nedeniyle insanlara yarar sağladığından “yararlı“sıfatını alır.
Doğal denge bir kefesinde zararlıların, diğer kefesinde de yararlıların bulunduğu bir teraziye benzetilebilir. Dışarıdan müdahale yapılmadığı sürece bu terazi sürekli dengededir. Zararlı ve yararlıların populasyon yoğunlukları dengedeyse, zararlıların yapacağı zarar ekonomik zarar eşiğinin altındadır. Zarar ekonomik bakımdan önemli değildir, herhangi bir savaş yönteminin uygulanmasına gerek yoktur. Dışarıdan yapılan müdahaleler dengenin bozulmasına neden olur. Denge bozulduğunda, yani yararlı organizma azaldığında zararlı populasyonu aşırı artar.
Doğal dengeyi bozan etkenler şunlardır:
- Doğal afetler,
- Kültür bitkisi yetiştirme şeklinin değiştirilmesi,
- Ormanların azalması,
- Çayır-meraların azalması,
- Uygun olmayan savaş yönteminin uygun olmayan zamanda uygulanması,
- Savaş yönteminin uygun olmayan şekilde uygulanması.
Ekonomik Zarar Seviyesi:
Herhangi bir zararlının ekonomik zarara neden olan en düşük populasyon yoğunluğuna ekonomik zarar seviyesi adı verilir. Zararlı populasyonunun bu seviyeye ulaşmadan herhangi bir savaş yöntemi uygulanarak populasyon artışının engellenmesi gerekir. Bu durumda savaş uygulaması sonucunda elde edilecek yarar, uygulama için harcanan masraftan daha yüksektir.
Ekonomik Zarar Eşiği (EZE):
Zararlının kültür bitkisi üzerinde bulunmasına izin verilen en düşük yoğunluğudur. Bu eşik türlerin doğada varlıklarının korunması bakımından önemlidir. Böylece hem zararlı türün hem de onunla geçinen yararlı türlerin doğada korunması sağlanmış olur.
Tahmin ve Uyarı:
Herhangi bir zararlıya karşı savaşın başarısı her şeyden önce zamanının doğru saptanmasına bağlıdır.Tahmin ve uyarı, zararlı populasyonunun değişmesinde etkili olan tüm faktörleri değerlendirerek zararlının ekonomik zarar eşiğine ulaşıp ulaşmayacağını, eğer ulaşacaksa bunun zamanını tahmin ederek üreticileri uyarmaktır. Böylece zamanında ve doğru uygulanan yöntemlerle, doğal denge ve çevre sağlığı yüksek oranda korunmuş olur.
Tahmin kısa süreli veya uzun süreli olabiiir. Kısa süreli tahmin, tuzak ve örneklemelerle gerçekleştirilir. Zararlının zararına başlayacağı zamandan kısa süre önce, örneğin 1-2 hafta önce tahmin edilir. Uzun süreli tahmin ise, zararlının zararına başlayacağı zamandan çok önce, örneğin birkaç ay önceden yapılan tahmindir. Bunun için zararlı populasyonu üzerine abiyotik ve biotiketkenlerin etkileri incelenerek aralarındaki ilişkiden zararlının zarar yapacağı zaman çok önceden kestirilebilir.
Tarımsal Savaşa Karar Vermede Rol Oynayan Faktörler:
- Zararlının türü,
- Zararlının biyolojisi,
- Bitkinin çeşidi,
- Bitkinin fonolojisi,
- Doğal düşmanlar,
- İklim faktörleri,
- Ekonomik zarar eşiğidir.
Zararlılara Karşı Savaş Yöntemleri
Zararlılara karşı savaş yöntemlerini yedi grup altında toplamak mümkündür. Bir kültürdeki herhangi bir zararlıya karşı savaşta bu yöntemlerden biri veya bir kaçından yararlanılır.
- Kültürel önlemler,
- Mekaniksel savaş,
- Fiziksel savaş,
- Karantina önlemleri,
- Biyoteknik yöntemler,
- Biyolojik savaş,
- Kimyasal savaş
- Entegre savaş
Kültürel Önlemler
Zararlıların yaşamalarını güçleştiren, çoğalmalarını azaltan veya engelleyen tarımsal işlemleri içeren savaş yöntemidir. Bunlar;
- Kuvvetli ve sağlam bitkiler yetiştirmek,
- Dayanıklı bitki tür ve çeşitleri yetiştirmek,
- Ekim ve dikim zamanını ayarlamak,
- Hasat zamanını ayarlamak,
- Ekim nöbeti uygulamak,
- Tuzak bitkiler kullanmak,
- Bitki artıklarını ve yabancı otları yok etmektir
Mekaniksel Savaş
Mekaniksel olarak zararlıları yok edebilmek,ya da zarar yapmalarını önlemek için el,araç ya da makineler kullanılarak yapılan savaş şeklidir. Bunlar:
- Ezme,
- Toplama,
- Engelleme,
- Tuzaklarla yakalamadır.
Fiziksel Savaş
Zararlıların yaşadıkları ortamın fiziksel özelliklerini değiştirmek suretiyle zararlıları yok etmeye veya faaliyetlerini azaltmaya yönelik çalışmalara fiziksel savaş adı verilir.
Yüksek Sıcaklıktan Yararlanma
- Yüksek sıcak hava: Daha çok depolanmış ürünlerdeki zararlılar için kullanılır. Ambar zararlısı böcekler 52-55°C sıcaklıkta etüv veya fırınlarda öldürülürler.
- Sıcak su: Yumru, kök, soğan gibi toprak altı organları veya çelik, fidan gibi bitki materyali üzerinde bulunan nematod,akar ve böcekler, bu materyalin sıcak su içinde belirli bir süre tutulması sonucu yok edilebilir.
- Kaynar su: Özellikle fidelik ve seralarda genellikle toprak yüzeyindeki zararlıların yok edilmesi için kullanılır. Bunun.için genellikle 10 cm derinliğindeki toprak yeteri kadar kaynar su ile sulanır. Sık kullanılmayan bir yöntemdir.
- Kızgın su buharı: Fidelik ve seralarda ekimden Önce toprakta bulunan zararlıları öldürmek amacıyla kullanılır.
- Solarizasyon: Solarizasyon ile toprak sıcaklığı 55 °C ye kadar yükselebildiğinden toprak patojeni ve yabancı otlar yanında çok sayıda nematod türü, akar ve böcekler de yok edilebilmektedir.
Düşük Sıcaklıktan Yararlanma
- Uygulamada pek yeri yoktur. Ancak yaş sebze ve meyveler 1- 5 C° sıcaklıktaki depolarda saklanmak suretiyle bazı böceklerin zararından korunabilirler.
Yakma
- Özellikle toplu olarak bulunan zararlılar bu yöntemle yok edilebilir. Ancak yararlı organizmaları da yok etmesi nedeniyle yakma doğal dengeyi bozan bir işlemdir. Yakma işlemi alev makineleriyle gerçekleştirilir.
- Bu arada kışın budama artıklarının,sonbaharda hasattan arta kalan bitki artıklarının ya kılması, zararlıların populasyonlarını azaltırsa da doğal dengeyi bozduğu için sakıncalı bir yöntemdir.
Orantılı Nemden Yararlanma
- Özellikle ambar böcekleri %50′ nin altındaki orantılı nemde yaşayamaz veya çoğalamaz. Kapalı ortamlarda uygulanabilen bir yöntemdir. Zehirli gazların kullanılmasıyla pratik değeri pek kalmamıştır.
Su Altında Bırakma
- Su altında bırakılan alanlarda özellikle toprak altı zararlılarının bir kısmı ölür, bir kısmı da toprak yüzeyine çıkar ve öldürülür.
Suya Daldırma
- Özellikle tohum böcekleri için kullanılır. Tohumlar ekilmeden önce suya batırılır. Bulaşık olanlar hafif olduklarından su yüzünde kalırlar. Bunlar yok edilerek ekim yapılır.
Mineral Tuzlardan Yararlanma
- Özellikle ambarlanmış tahıl ve baklagil tohumlarında uygulanır. Bu tohumlar mineral tuzlarla karıştırılarak ambarlandığında, tuzlar böceklerin vücutlarını çizer. Vücut suyunun azalması sonucu böcek ölür.
Atmosfer Gazlarından Yararlanma
- Depo ve ambarlara C02,02 ve azot gazları değişik oranda verilerek ambar böcekleri fiziksel yolla öldürülür. Örneğin depoda 02 oranı %1’den az veya C02 oranı %60 civarında bulundurulacak olursa ve bu koşul birkaç hafta devam ederse zararlılar tamamen yok edilmiş olur.
Işık ve Renkten Yararlanma
- Savaş yöntemlerinin zamanını saptamakamacıyla yararlanılan bir yöntemdir. Bunun için geliştirilmiş tuzaklar vardır. Bu tuzaklarla böceklerin bir yere toplanması sağlanır. Bu amaçla genellikle sarı renkli tuzaklar kullanılır.
Manyetik alandan yararlanma
- Ev, depo, ambar, silo gibi yerlerde fare ve sıçanlara karşı elektrik akımıyla meydana getirilen manyetik alandan yararlanılabilir.
Seslerden Yararlanma
- Özellikle kuşlara karşı uygulanan biryöntemdir. Kaçırmaya yöneliktir.
Radyasyondan Yararlanma
- Radyasyon öldürme ve kısırlaştırma şeklinde iki biçimde kullanılır. Radyasyonun öldürücü etkisinden, sadece ambarlanmış ürünlerde zararlı böceklere karşı yararlanılır. Radyasyonla kısırlaştırmada ise amaç, böceklerin kısırlaştırılarak doğaya salıverilmesi ve kısır böceklerin doğadaki normallerle çiftleşerek döl verememesidir. Buna “genetik savaş“adı da verilir.
Karantina önlemleri
- Ülkemizde bulunmayan zararlı ve hastalık etmenlerinin ülke içine girmelerini, ülkemizde bulunan zararlı ve hastalık etmenlerinin de bir bölgeden diğerine taşınmasını önlemeye yönelik çalışmalara karantina önlemleri adı verilir.
Biyoteknik Yöntemler
- Zararlıların biyoloji, fizyoloji ve davranışları üzerine etkili olan bazı yapay veya doğal maddeler kullanarak zararlıların normal özellikleri bozulmak suretiyle uygulanan yöntemlere “biyoteknik yöntemler”adı verilir. Bu amaçla kullanılan bazı doğal ve sentetik bileşikler şunlardır:
Feromonlar
- Böceklerde bazı dış salgı bezleri bir kanal vasıtasıyla salgılarını böceğin dışına salgılarlar. Bu salgılardan biri feromonlardır. Feromonlar böceklerin beslenme, çiftleşme, savunma, gizlenme,kaçma vb. davranışlarını belirlemede etkilidir.
- Günümüzde feromonlu cezbedici tuzaklar birçok zararlı böcek türünün populasyonunu izlemek amacıyla kullanılmaktadır. Elde edilen verilerden tahmin ve uyarı çalışmalarında yararlanılmaktadır.
- Feromonlu cezbedici tuzaklar zararlıların kitle halinde yakalanıp populasyonlarının azaltılması amacıyla da kullanılmaktadır. Ayrıca feromonlar, zararlılara karşı şaşırtma tekniği uygulamalarında başarı ile kullanılabilmektedir.
Juvenil Hormon Analogları
- Böceklerde iç salgı bezleri salgılarını vücut içine salgılar. Bu salgılarına hormon adı verilir. Hormonlardan biri gençlik hormonudur (jüvenil hormon). Bu hormon, deri değiştirme hormonu ile birlikte böceklerin gelişme dönemlerindeki faaliyetleri düzenler. Jüvenil hormon böceklere dışarıdan ve zamansız verilerek böceklerin gelişme düzeni bozulabilmektedir.
Uzaklaştırıcılar
- Zararlıların konukçularına yaklaşmasını önleyen veya bulundukları ortamdan kaçmalarım sağlayan maddelere “repellent“adı verilir. Bunlar zararlıları fiziksel ve kimyasal olmak üzere iki yolla etkiler.
Beslenmeyi Engelleyiciler
- Bunlar zararlıların beslenmesini engelleyen kimyasal maddelerdir. Zararlıların beslenememeieri sonucu ölümlerine neden olurlar. Tek başlarına, cezbedicilerle veya İnsektisitlerle karıştırılarak kullanılır.
Yumurtlamayı Engelleyenler
- Böceklerin yumurtlama davranışı üzerine etkili olarak caydırıcılık esasına dayalı maddelerdir. Bunlar genelde birer işaret feromonu niteliğindedir. Dişiler konukçularına yumurtalarını bıraktıkları yüzeydeki zararların yok edilmesi için kullanılır. Bunun için genelce 10 cm derinliğindeki toprak yeteri kadar kaynar su ile sulanır. Sık kullanılmayan bir yöntemdir.
- Kızgın su buharı: Fidelik ve seralarda ekimden önce toprakta bulunan zararlıları öldürmek amacıyla kullanılır.
- Solarizasyon: Solarizasyon ile toprak sıcaklığı 55 °C ye kadar yükselebildiğinden toprak patojeni ve yabancı otlar yanında çok sayıda nematod türü, akar ve böcekler de yok edilebilmektedir.
Kısırlaştırıcılar
- Zararlıların üreme gücünü azaltan veya yok eden kimyasal bileşiklerdir. Bunlar erkek ve dişileri ayrı ayrı veya hem erkek, hem de dişileri kısırlaştırırlar.
Biyolojik Savaş
Zararlı populasyonlarını ekonomik zarar eşiği altında tutmak üzere onlar üzerinde yaşayan organizmalardan yararlanılması ile ilgili çalışmalara “biyolojik savaş” adı verilir.
- Biyolojik savaşın avantajları:
- Doğal dengeyi koruyucudur,
- Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur,
- Diğer savaş yöntemlerinden daha ekonomiktir,
- Dayanıklılık sorunları yoktur,
- Süreklidir.
Bu avantajlarının yanında biyolojik savaş çalışmaları zaman gerektirir. Doğal düşman populasyonunun zararlı üzerinde baskı kurabilmesi için belirli bir sürenin geçmesi gerekir.
Doğal düşmanlar yararlılar üzerinde :
- Parazit,
- Parazitoit,
- Predatör
olarak yaşarlar. Doğal düşmanın biyolojik mücadelede kullanılabilmesi için aranan özellikler şunlardır:
- Doğal düşmanın biyolojisi konukçu ile uyuşmalıdır.
- Doğal düşman çevre faktörlerine karşı geniş toleranslı olmalıdır.
- Doğal düşman konukçusu olan zararlıyı arayıp bulma yeteneğine sahip olmalıdır.
- Parazit: Yaşamını tek bir zararlı (konukçu) üzerinde tamamlayan ve onu öldürmeyip, zayıflatan organizmalara denir.
- Parazitoit: Yaşamını tek bir zararlı (konukçu) üzerinde tamamlayan ve onu belirli bir süre sonra öldüren organizmalara denir. Vücutça zararlıdan daha küçüktür.
- Predatör: Yaşamını birden fazla zararlı ( konukçu ) üzerinde tamamlayan organizmalara denir. Bunlar avcı türlerdir. Vücutça zararlıdan daha büyüktür
Zararlılara Karşı Biyolojik Savaş Yöntemleri:
Üç grup altında toplanır;
- Doğal düşmanların populasyonlarının korunması,
- Doğal düşmanların etkinliklerinin arttırılması,
- Doğal düşmanların populasyonlarının arttırılması
Kimyasal Savaş
Zararlı populasyonlarını ekonomik zarar eşiği altında tutmak amacıyla kimyasal bileşiklerin kullanıldığı tarımsal savaş yöntemidir. Tarım ilaçlarına genel anlamda pestisit adı verilir.
Pestisitler değişik özelliklerine göre sınıflandırılır:
Etkiledikleri canlı grubuna göre pestisitlerin sınıflandırılması:
- Insektisit (Böcekleri öldüren)
- Akarisit (Akarları öldüren)
- Nematisit (Nematodları öldüren)
- Mollusisit (Yumuşakçalar, öldüren)
- Rodentisit (Kemirgenleri öldüren)
- Avisit (Kuşları öldüren)
- Afisit (Yaprakbitlerini öldüren)
- Fungisit (Fungusları öldüren)
- Bakterisit (Bakterileri öldüren)
- Herbisit (Otları öldüren)
- Algisit (Algleri öldüren)
Etkiledikleri canlının biyolojik dönemine göre pestisitlerin sınıflandırılması:
- Larvisit (Larva öldüren)
- Ovisit (Yumurta öldüren)
- Erginleri öldüren
Zararlılara etki yollarına göre pestisitlerin sınıflandırılması:
- Mide zehirleri
- Değme zehirleri
- Solunum zehirleri
Pestisitlerin Zararları:
- Gelişigüzel ve yoğun olarak kullanılan ilaçlar, canlılar arasında var olan doğal dengeyi bozar.
- İnsan ve sıcakkanlılarda doğrudan veya dolaylı olarak zehirlenmelere yol açar.
- Toprak, su ve hava gibi çevre unsurlarında kirlenmeye neden olur.
- Hastalık ve zararlıların zamanla ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmalarına neden olur.
- Ürünlerde kalıntı bırakır.
- İlaç fiyatlarının pahalı olması nedeniyle, gereksiz yapılan bazı ilaçlamalar ürünün maliyetini arttırır.
- Doğal düşmanlara (yararlı organizmalara) olumsuz etkileri nedeniyle, hastalık ve zararlıların artmasına neden olur.
Entegre Savaş
Zararlı populasyonlarını ekonomikzarar eşiğinin altında tutmak amacıyla, tüm savaş yöntemlerinin bir arada düşünülerek, insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri en az olanlarının uygulanmasına yönelik çalışmalardır. Entegre savaşta ilaç kullanımı en son ele alınacak bir yöntemdir. Bu da çevreye etkisi en düşük düzeyde olan ilaçların seçilmesi, uygun doz, uygun zaman ve uygun şekilde kullanılması ile en düşük düzeyde tutulur. Entegre savaş çalışmaları bir program içinde yürütülür. Bir kültürdeki zararlılar bir bütün olarak ele alınır. Bunların populasyonları yıl boyu izlenir. Yoğunluklarının ekonomikzarar eşiğinin üzerine çıkmaması için önlemler alınır.
Entegre Savaşın Yararları:
- Ürünlerdeki ilaç kalıntılarını azaltır.
- İlaçlara karşı oluşabilecek dayanıklılık tehlikesini azaltır.
- İlaçlama sayısını azalttığı için ekonomiktir.
- ilaçların sağlığa olan zararını en aza indirir.
- Biyolojik dengenin korunmasını sağlar.
- Doğal düşmanların(yararlı organizmaların)korunmasını sağlar.
