Genel Zararlılar
TOPRAK ÜSTÜ GENEL ZARARLILARI
Toprak üstü genel zararlıları; çekirgeler, tarla fareleri, gelengi, zararlı kuşlar, tavşan, salyangoz ve sümüklü böceklerdir.
1) Çekirgeler
Orta ve büyük boyda böceklerden oluşan zararlılardır.
Tanımı ve Yaşayışı:
Orta ve büyük boyda böceklerin bulunduğu bir takımdır. Genellikle 20-50 cm arasında değişen boylara sahiptir. Ön kanatları kalınlaşmış, çok damarlı, dar ve uzun arka kanatlar ise zar şeklindedir. Ağız yapılan ısırıcı, çiğneyici tiptedir. Hemen hemen hepsi bitkilerle beslenir. Arka bacakları uzun ve sıçrayıcı tiptedir. Bileşik göz yapısına sahip böceklerdir. Çekirgelerde yarı başkalaşım görülür.
Genel olarak yumurtalarını sert ve meyilli topraklara, tarla kenarındaki işlenmemiş topraklara, su tutmayan meyilli arazilere bırakır. Yılda 1-2 döl verir. Yumurtalar ilkbaharda açılır, yumurtadan çıkan nimfler ortalama 5 gömlek değiştirdikten sonra ergin hâle gelir. Ergin dişiler, çiftleştikten sonra yumurtalarını bırakır ve kışı yumurta hâlinde geçirir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Bitkileri yemek, sapları kesmek suretiyle zarar yapar. Çok yıllık bitkilerin yeni sürgün ve filizlerini, yaprak ve çiçeklerini, dane ve meyvelerini yemek suretiyle ekonomik düzeyde zarar yapar. Çekirge yoğunluğu arttıkça zarar oranları da artar. Genç bitkilerde zararları daha fazla olmaktadır. Ülkemizde ekonomik olarak zarar yapan çekirge türleri şunlardır:
Fas çekirgesi (Dociostaurus maroccanus Thunb.) : Daha çok çayır ve meralarda, tahıl ve yem bitkilerinde sapları kesmek ve bitkileri yemek suretiyle zarar yapar.
İtalyan çekirgesi (Calliptamus italicus) : Tahıl ve yem bitkilerinde, özellikle çayır ve meralarda bitkileri yemek, kesmek ve kemirmek suretiyle zarar yapar.
Madrap çekirgesi (Locusta migratoria L.): Başta çeltik olmak üzere tahıl, ayçiçeği, pamuk ve bağlarda bitkileri yemek, kesmek suretiyle zarar yapar.
Kılıçlı çekirge (Platycleis intermedia): Bağ ve meyve ağaçları, tarla bitkileri, çayır ve mera bitkilerinde bitkilerin yeşil kısımlarını yemek suretiyle zarar yapar.
Güdük çekirge (Pararcyptera labiata): Tahıllar, çayır, mera ve yem bitkilerinde sapları kesmek ve bitkileri yemek suretiyle zarar yapar.
Karaçekirge (Gryllus.bimaculatus): Tütün, pamuk, şeker pancarı, tahıl ve bazı sebzelerde bitkileri kesmek ve kemirmek suretiyle zarar yapar.
Mücadelesi
Çekirgelere karşı kültürel önlemler alınarak, biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanarak başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Kültürel önlemler
Çekirgelerin toplu hâlde yumurtalarını bıraktıkları alanların sürülerek yumurtaların yok edilmesi yoğunluğu azaltır.
Biyolojik mücadele
Çekirgeler, doğada bulunan predatör (avcı) böcekler ve parazitler sayesinde baskı altında tutulabilmektedir. Ancak bu doğal ‘ düşmanların laboratuvarda üretilerek biyolojik mücadelede kul- Anılması çalışmaları istenilen düzeyde değildir.
Kimyasal mücadele
Tarım alanlarında zararlı çekirge nimfleri (ergine benzeyen genç böcek) görülmeye başlamasından ve yapılan zararlı belirlem çalışmalarından sonra derhâl ilaçlı mücadeleye geçilmelidir. Çekirgeler bu dönemlerde toplu hâlde ve yavaş hareket eder. Yumurta açılımı, iklim koşulları ile ilgili olarak duraklıyor ve tekrar başlıyorsa arazide gözlem ve kontrollere devam edilmelidir (Gerek görülürse bu alanlarda tekrar ilaçlama yapılmalıdır.). İlaçlama, nisan ayında ve (2. döl nimfleri görüldüğünde) temmuz ayında yapılmalıdır.
2) Tarla Fareleri (Microtus spp.)
Sıcak aylarda yeşil, soğuk aylarda kuru yemlerle beslenmeyi tercih eden, ortalama 3-4 yıl yaşayabilen zararlılardır.
Tanımı ve Yaşayışı
Vücut tıknaz, baş büyükçe, burun basık, kulakları kısa ve çoğunluğu kıllar arasındadır. Kuyrukları vücut uzunluğunun 1/5’i kadardır. Sırt tüyleri üstte kahverengi kızıl; altta esmer gridir. Karın beyaz veya kirli beyazdır. Vücut ağırlıkları 30-60 g, boyları 90-180 cm, kuyruk uzunlukları 18-53 cm’dir.
Tarla fareleri toprağın 10-70 cm derinliğinde, 4-6 giriş deliği bulunan galerilerde yaşar. Yılda 4-6 doğum yapar. Her doğumda ortalama 5-6 yavru verir. Geceleri faaliyet gösterir. Sıcak aylarda yeşil, soğuk aylarda kuru yemlerle beslenmeyi tercih eder. Ortalama Ömürleri 3-4 yıldır.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Tarla fareleri kültür bitkileri ile çayır-mera bitkilerinin yeşil aksam, tohum, meyve ve orman ağaçlarının gövdelerini kemirmek, kesmek ve kirletmek suretiyle zarar yapar. Başlıca konukçuları, tarla, bahçe ve çayır-mera bitkileri ve genç orman ağaçlarıdır. Yoğunluklarına göre % 100’e varan oranlarda zarar verebilir.
Mücadelesi
Kültürel önlemler
Ekim nöbeti, tarla temizliği, derin toprak işlemesi ve kapan kullanma gibi yöntemlerle tarla farelerinin zararı bir dereceye kadar azaltılabilir.
Kimyasal mücadele
Tarla farelerine karşı etkili maddesi çinko fosfür olan zehirli yemlerle mücadele yapılır. Zehirli yem uygulaması sonbahar aylarında veya erken ilkbaharda her işlek deliğe 5-6 yem bırakılmak suretiyle yapılır.
3) Gelengi (Spermophilus spp.)
Vücut uzunluğu 180-330 mm, kuyruk uzunluğu 40-90 mm, ağırlığı ise 150-220 g arasında değişen zararlılardır.
Tanımı ve Yaşayışı
Vücudunun üst tarafı sarımtırak kahverengi veya sarımsı siyah kırçıllı, alt tarafı kirli beyaz, yan taraflar ise açık renktedir. Baş uzunca, alın üstten basık ve geniş, kulaklar çok küçülmüştür. Gözler iri, parlak ve siyah renktedir. Kuyruk kırmızımsı sarı renkte ve uç kısmı püsküllüdür. Vücut uzunluğu 180-330 mm, kuyruk uzunluğu 40-90 mm, ağırlığı ise 150-220 g arasında değişir. Islık çalar gibi bir ses çıkarır. En tipik özelliği arka ayakları üzerinde durup beslenmesi ve etrafı gözetlemesidir. Kış uykusuna yatar, yılda bir nesil verir ve bir defada 29 yavru doğurur.
Gruplar hâlinde, step ve kısa otlu yerlerde yaşar. Çokyağışlı ve rutubetli yerlerde yaşayamaz. Bilhassa sabah ve akşam serinliğinde daha faaldir. Senenin yarısını kış uykusunda geçirir. Koloniler hâlinde yaşarlar. İki tip yuvaları vardır.
Birincisi; kış uykusu süresince, gebelik ve yavrulama sırasında kullandıkları, derinliği 70-220 cm arasında değişen, içinde yedek besin depo ettikleri daimi yuvalardır. Bu yuvalar, ekseri işlenmemiş meyilli arazilerde bulunur.
İkincisi; yaz mevsiminde kullanılan beslenme alanlarına yakın olan kumsal, gevşek ve işlenmemiş arazide yaptıkları, derinliği 50- 60 cm olan geçici yuvalardır. Gelengi yuvaları dışarıya tek bir delikle açılır. Yuvaların toprak altı sistemlerinin hiçbir zaman birbirleri ile bağlantısı yoktur. Her yuva tek bir zararlıya aittir, işlek olan gelengi yuvalarının ağzında genellikle zararlının taze pislikleri bulunur.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
ilkbaharda kış uykusundan uyanan gelengiler, önce bulundukları yerdeki mera bitkilerini yer. Daha sonra çimlenmiş hububatın (kökü ile sökerek veya kök boğazından keserek) yeşil kısımlarını yer. Ayçiçeklerini ise (çimlenip toprak hizasında bir karış uzar uzamaz) uç kısımlardan yemek suretiyle zararlı olmaktadır.
Gelengiler genel olarak bitkileri kesmek, kemirmek, yemek ve yuvalarına taşıyıp depo etmek suretiyle zararlı olur. Zararı, gelengi yoğunluğuna göre değişmektedir.
Mücadelesi
Gelengi mücadelesinde çinko fosfür etkili zehirli yem kullanılmaktadır. En uygun mücadele zamanı gelenginin kış uykusundan uyandıktan sonraki ilk bir aylık süredir. Her deliğe 15 adet zehirli buğday bırakılmalıdır. Ayrıca yuvaların etrafındaki otların biçilmesi ve yuva girişlerine su bırakılması kültürel önlem olarak önerilebilir.
4) Zararlı Kuşlar
Kargalar, sığırcık ve serçeler zararlı kuşlardandır.
Tanımı ve Yaşayışı
Kuşlar genellikle şubat ayı sonunda çiftleşmeye başlar. Mart ve nisan aylarında yumurtlar.
Kargalar (Corvus spp.)
Kargalar yuvalarını yüksek ağaçlar üzerine ve kayalık yerlere yapar ve üzerini çamurla sıvar. Kargalar ortalama olarak 30-100 yıl yaşar. Gri karga, taçlı karga, ekin kargası, şehir kargası, kuzgun gibi karga çeşitleri vardır.
Sığırcıklar (Sturnus spp.)
Sığırcık yuvaları, ormanlardaki ağaçlar üzerinde veya evlerin saçakları altında bulunur. Sığırcıklar, nisan ayında 4-7 yumurta yapar. Çoğunlukla temmuz ayında ikinci defa yumurtlar. Üreme dönemlerinde dağınık hâlde bulunan sığırcıklar daha sonra büyük sürüler oluşturur. Sığırcıklar ortalama 15-20 yıl yaşar.
Serçeler (Passeridae)
Ev serçeleri çatı aralarına; bataklık serçeleri koy civarlarına ve su kaynaklarına yakın 10-35 mm yükseklikteki ağaçlar üzerine; dağ serçeleri ise çeşitli ağaçlar üzerine yuva yapar. Serçeler ortalama olarak 15-40 yıl yaşar.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Kuşlar, tüm tarım ürünlerine zarar verebilir. Özellikle hububatta süt ve sarı olum döneminde daha çok zarar oluşturur.
Ayrıca ekim zamanında ekilen tohumları yer. Zararlı kuşlar meyveleri deler, dalından düşürür, tahrip eder.
Meyveleri delmek suretiyle doğrudan; delinmiş meyvelerde bakteri ve fungus enfeksiyonlarının oluşumuna sebebiyet verdiği için dolaylı olarak zararlı olur. Buğday başaklarında ve ayçiçeği tarlalarında daneleri yere döker.
Mücadelesi
Zararlı kuşlara karşı uygulanacak kimyasal mücadele, doğal hayatı olumsuz etkileyeceğinden pek tercih edilmemektedir.
Zararlı kuşlar, yılın belirli dönemlerinde zararlı olmalarına karşın özellikle yavru büyütme dönemlerinde zararlı böcekleri yemek suretiyle faydalı da olmaktadır. Bu nedenle mücadeleleri, zararlı olmaya başladıkları zaman yapılmalıdır. Zararlı kuşlara karşı en iyi mücadele kültürel önlemlerle yapılmaktadır. Bunlar;
- Yumurtalarını toplamak ve yuvalarını bozmak,
- Kaçırmak için rüzgârdan ses yapan, güneşte parlayan (alüminyum veya polietilen) levhalar asmak,
- Kendi ölüsünü asmak,
- Münavebe ve hasadı erken yapmak,
- Tüfekle vurmaktır.
5) Salyangoz ve Sümüklü Böcekler
Başı, ehlimsi yapıda olan, üzerinde iki çift anten bulunan zararlılardır.
a) Tanımı ve Yaşayışı
Salyangozların başı, etlimsi yapıda olup üzerinde iki çift anten bulunur. Arkadaki antenlerin uçlarında bulunan koyu renkler görme organı, Öndekiler de dokunma organı görevi yapar.
Salyangozlarda vücudu örten bir kabuk bulunur, iç organların bir kısmı da bunun içinde yer alır. Kabuk üzerinde 5 adet spiral vardır. Sümüklü böceklerin vücutları çıplaktır.
Tarla sümüklü böceği, 30-60 mm boyunda, vücudunun üzeri siyah çizgili, esmer veya kiremit rengindedir. Kışı dinlenerek geçirir. Salyangozlar kışın kabuğuna çekilir. Sümüklü böcekler ise çeşitli barınaklar arasında gizlenir, ilkbaharda faaliyete geçer.
Toprakta açmış oldukları 8-10 cm derinlikteki çukurlara 60-70 yumurta bırakarak çoğalır. Genellikle başkalaşım yoktur. Yağ m urlu ve nemli havalar dışında gündüzleri aktif değildir. Geceleri faaliyet gösterir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Salyangoz ve sümüklü böcekler yazlık sebzelerde, fidanlarda, tu- runçgil ile birçok meyve ve orman ağaçlarında, buğday, arpa, tütün, patates, çilek ve süs bitkilerinde yaprak, sürgün ve meyveleri, dikenli yapıya sahip dilleri ile kemirmek suretiyle zararlı olur. Kemirdikleri yaprakların yalnızca damarları kalabilir. Zararları çoğalmalarına bağlı olarakartar. Yurdumuzda çok kurak bölgeler dışında hemen her yerde bulunur.
Mücadelesi
Salyangoz ve sümüklü böcek mücadelesinde kültürel önlemler alınır ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanır.
Kültürel önlemler
ilkbaharda sayıları az olduğu durumlarda toplanıp imha edilmelidir. Yabancı otlar salyangoz ve sümüklü böceklerin beslenme ve barınmalarında önemli rol oynadığından kültür alanlarının içindeki ve çevrelerindeki yabancı otlar temizlenmelidir.
Kimyasal mücadele
Salyangoz ve sümüklü böceklerin kimyasal mücadelesinde zehirli yemler kullanılır. Hazır yem, avuçta sıkıldığı zaman dağılmayacak kadar su ile ıslatılarak akşamüzeri salyangoz ve sümüklü böceklerin zararlı olduğu alanlara 2 metre ara ile kümeler hâlinde dağıtılır. Hazır zehirli yemler 5-6 kg/dk. dozunda kullanılmalıdır.
6) Tavşan (Leporidae)
Gergin vücudu, kısa boynu, yuvarlak başı, uzun arka bacakları, kısa ve yukarı doğru kıvrılmış kuyruğu bulunan bir zararlıdır.
Tanımı ve Yaşayışı
Bir av hayvanı olarak tanınan tavşan, gergin vücudu, kısa boynu yuvarlak başı, uzun arka bacakları, kısa ve yukarı doğru kıvrılmış kuyruğu vardır. Üst dudağında dudağını ikiye bölen derince bir yarık bulunmaktadır. Bu iki bölüm kalın olup oynak bir durumdadır.
Ada tavşanları, toprak içinde oydukları karışık galeri sistemlerindeki yuvalarında toplu hâlde yaşar. Tarla tavşanları ise toprak içinde galeri açmaz.Tarlalarda çalılık ve otluklar arasında yuvalanır. Düşmanlarından saklanarak veya kaçarak korunur. Arka ayaklarının ön ayaklarından uzun olması sayesinde bayır yukarı hızla koşar. Tavşanlar, akşamdan güneş doğana kadar beslenir. İlkbahardan sonbahara kadar çiftleşir. Gebelik süresi 30 gündür. Her defasında 2-10 yavru yapar. Yılda 2-4 defa doğum yapar.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Tarla tavşanı gıda bulmakta güçlük çektiği kış aylarında, özellikle arazinin karla örtülü olduğu devrede meyve, kavak ve söğüt fidanlarının gövdelerini kemirerek çam ve diğer ibre yapraklı fidanların yer seviyesinin üst kısmında kalan tepe sürgünlerini yiyerek kurumalarına sebep olmaktadır. Kavun, karpuz, lahana, marul ve Kavuş gibi sebzelere de önemli derecede zarar vermektedir. Tavşan tarafından kemirilen kavun ve karpuzlar genellikle çürümekte, çürümeyenlerin ise pazar değeri kalmamaktadır.
Mücadelesi
Kültürel mücadele
Bağ ve bahçelerin çevresinde hayvanın barınabilmesine yaraysak sık sınır çitleri bırakılmamalı, çevrede görülebilen tavşan yuva an bozulmalıdır. Fidanların etrafı çeşitli engellerle korunmalıdır. doğal dengeyi korumak ve tavşan popülasyonunu zararlı olmaysak düzeyde tutabilmek için doğal düşmanları olan tilki, kurt, caka’, sansar, gelincik, köpek ve yırtıcı kuşların korunması şarttır.
Kimyasal mücadele
kırla tavşanının mücadelesine, kaçırıcı bir ilaçla kemirilmesini demediğimiz ağaçlar ilaçlanır. İlaçlama zamanı yurdumuzda genellikle kasım-aralık aylarıdır. Tavşanlar tarafından kemirilen fidan ve asmaların toprak seviyesinden 1 metre yüksekliğe kadar olan kısımları ıslanıncaya kadar ilaçlanır.
TOPRAK ALTI GENEL ZARARLILARI
Toprak altı genel zararlıları kör fare ve köstebeklerdir.
1) Kör Fare
Silindirik bir vücut yapısına sahip, kuyrukları olmayan, gözleri ezdiğini kaybetmiş olan zararlılardır.
Tanımı ve Yaşayışı
Silindirik bir vücut yapısına sahiptir. Kuyrukları yoktur. Gözler özelliğini kaybetmiştir. Kulak kepçesi bulunmaz ve kulak tüyler oda kabartı durumundadır. Burunları gelişmiş ve sertleşmiştir.
Ön ayaklar kuvvetli kazıcı yapıdadır. Vücut uzunlukları 172-235 masında değişir.
Toprak içerisinde açtıkları galerilerde tek başına yaşar. Bir kör 1-15 dekarlık bir alanda faaliyet gösterebilir. Kış uykusuna yatmaz. Galeriler açarken çıkan toprağı kümeler hâlinde biriktirir.
Deliklerin ağzını hiçbir zaman açık bırakmaz. Mart ve nisan aylarında bir tek doğumda 2-4 yavru verir.
Zarar Şekli ve Ekonomik Önemi
Bitki köklerine, özellikle yumrulu bitkilere zarar verir. Toprak altında galeri açarken bitkilerin köklerini keser. Mücadele yapılmadığı takdirde yoğunluğa bağlı olarak ekonomik olarak zarar verir.
Başlıca konukçuları pancar, patates, şalgam, havuç, soğan, pırasa, yonca ve çayırlık alanlardır.
Mücadelesi
Kör farelere karşı kültürel önlemler alınabilir ve mekanikse! mücadele yöntemleri kullanılabilir. Kimyasal mücadelesi bulunmamaktadır.
Kültürel önlemler
Açtıkları galerilere su bırakılarak kör fareler öldürülebilir.
Mekaniksel mücadele
Kör fare ile mücadelede en etkili yöntem mekaniksel mücadeledir. Özel kapanlar kullanılır. En son atılmış toprak yığınının bulunduğu galerinin ağzı açılarak temizlenir ve kapan, kurulu olarak deliğin ağzına yerleştirilir. Kapanlar sık sık kontrol edilmelidir.
2) Köstebekler
Tanımı:
20-70 cm derinlikte toprak altında açtıkları tünellerde yaşarlar.Tek yöne doğru uzayan tüyleri, toprakla uyumlu boz renkleri ve kuvvetli bir kafa yapısına sahiptirler. Köstebekler, tünelleri açabilmek için toprağı burnuyla yukarı doğru sürerek küçük tepeler oluştururlar. Baş bölümünü kaplayan kıllar arasında gözleri kaybolduğundan çevresini iyi seçemezler ve bu yüzden kör köstebek diye adlandırılırlar. Ağzının kenarında bulunan ince kıllar çok duyarlıdır. Başının ön tarafı sivridir, ağzında kırkı bulan sivri dişleri vardır. Kulakları küçük olduğundan dikkatli bakılmazsa görülmezler.
Zarar şekli:
Köstebek toprak altında yaşadığı için tarım arazilerindeki bitkilere toprak altından zarar verir. Toprağı kabartarak tümsek oluşturduklarından özellikle yeni dikilen fidelerin yerlerinden oynamalarına sebep olurlar. Ayrıca kök salmış bitkilerin köklerini de yiyerek zarar verirler. Kültür bitkileri ile çayır ve meraların yeşil kısımlarını, tohum ve meyvelerini, fidanların kök boğazını kemirmek suretiyle de zarar verebilirler.
Mücadelesi: Kültürel ve kimyasal mücadele yöntemleri izlenir. Kültürel önlemlerde derin toprak işlemesi, rotasyon, tarla temizliği ve tarlayı su altında bırakmak birey sayısını düşürür.
Kimyasal mücadele yönteminde isefostoxin tabletler kullanılır. Köstebeklerin kabarttığı toprak, kürekle açılarak delikler açığa çıkarılır ve bu delikleri kapatacak büyüklükte kayalar deliklerin yanına konulur. Her deliğe 2-3 adet fostoxin tableti bırakıldıktan sonra delik ağzı kaya ile iyice kapatılır. Bu uygulama tüm deliklere yapılmalıdır.










